• BIST 115.978
  • Altın 164,065
  • Dolar 3,8194
  • Euro 4,6678
  • Diyarbakır 5 °C
  • Mardin 7 °C
  • Batman 9 °C

‘2017’de Yaygın İnsan Hakları İhlalleri Meydana Geldi’

‘2017’de Yaygın İnsan Hakları İhlalleri Meydana Geldi’
İnsan hakları kuruluşları, “Türkiye'de 2017 yılında da yaşam hakkı ve işkence yasağı başta olmak üzere kategorik başlıklar altında sistematik ve yaygın insan hakları ihlalleri meydana geldiğini” açıkladı.

Salih YEŞİL

DİYARBAKIR - İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Barosu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilciliği, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Hak İnisiyatifi, Birleşmiş Milletler (BM)’in İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni 10 Aralık 1948 tarihinde kabul etmesinin yıldönümü nedeniyle basın toplantısı düzenledi.

 

İHD binasında kurum temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Bildirge’nin kabul edilmesi iki yıl sonra 10-17 Aralık tarihinin İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası ilan edildiğine işaret etti.

 

Görevi başındayken Sur’daki çatışmalardan zarar gören Dört Ayaklı Minare önünde açıklama yaparken katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’yi anarak konuşmasına devam eden Bilici, Elçi, cinayetinin aydınlatılmasını istedi. Bilici, “Bu cinayetin karanlıkta bırakılmaya çalışılmasını asla kabul etmiyoruz” dedi.

 

‘SON İKİ YILDA ÇATIŞMALARDA 3 BİN İNSAN YAŞAMINI YİTİRDİ’

 

Çatışmalı sürecin hak ihlallerindeki etkisine işaret eden Bilici, 2013-2015 yılları arasından yaşanan “çözüm süreci” deneyimine değinerek, bu sürecin toplumda pozitif etki yarattığına yakından tanıklık ettiklerini kaydetti. Yeniden başlayan çatışma sürecinin barış umudunu yerle bir ettiğini söyleyen Bilici, 2015’te başlayan çatışmalı sürecin, asker, sivil ve örgüt üyesi olmak üzere 3 binin üzerinde insanın yaşamını yitirmesine neden olduğunu aktardı.

 

Yaşanan darbe girişinin ardından ilan edilen ve 17’nci ayını geride bırakan Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasını insan haklarının korunmasına yönelik olumsuz etkisine işaret eden Bilici, OHAL’in muhaliflere karşı otoriter baskı aracına dönüştüğünü söyledi. Bilici, OHAL’in, meydana getirdiği hak hakları ihlalleri ile ülke demokrasisi ve insan hakları karnesine düştüğü notların utanç verici olduğunu ifade etmek isteriz” dedi.

 

OHAL döneminde yaşanan ihlallerine özetleyen Bilici, OHAL döneminde çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK)’larla 100 binin üzerinde kamu personelinin kamudan ihraç edildiğini, 160 basın yayın organının kapatılıp mallarına el konulduğunu, 166 gazetecinin tutuklandığını söyledi. Kaymakam ve valilere OHAL’in verdiği yetkiler nedeniyle basın açıklaması, yürüyüşlerin yasaklandığını, yasaklamalarla düşünce ve ifade özgürlüğü baskılandığını kaydetti.

 

‘SEÇMEN İRADESİ HİÇE SAYILMAKTADIR’

 

OHAL uygulamalarının siyasi yaşama etkisine işaret eden Bilici, OHAL döneminde 94’ü DBP’li belediyeler olmak üzere 101 belediyeye kayyum atandığını, DBP’li belediye eş başkanı kayyum atamaları sonrası tutuklandığını, 68’inin hala tutuklu olarak bulunduğunu söyledi. Bilici, HDP Eş Genel Başkanları dahil, 15 milletvekilinin tutuklandığını, bugün itibariyle 9’u HDP’li ve biri CHP’li olmak üzere toplam 10 milletvekili hala tutuklu olarak bulunduğunu hatırlattı. Bilici,5 HDP’li vekilin vekilliği düşürüldüğünü anımsatarak, “Kimi vekillere çeşitli hapis cezaları verildi. Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olan demokrasinin vazgeçilmezi serbest seçimler ve seçmen iradesi adeta hiçe sayılmaktadır” diye belirtti.

 

‘OHAL DERHAL KALDIRILMALI, MAĞDURUİYETLE GİDERİLMELİ’

 

OHAL’in demokratik, hukuki ve insan haklarına dayalı yönetim biçimde bir değeri olmadığını söyleyen Bilici, “Dolayısıyla olağanüstü hali, ilanına konu olan darbe teşebbüsü ve olası güvenlik önlemleriyle izah etmenin hiçbir mantıklı ve tutarlı tarafı yoktur. Buna karşın siyasal iktidarın çıkarlarına hizmet etmek amacıyla sürdürülen ve onbinlerce vatandaşın haklarını ihlal eden mağduriyetler tablosu vardır. Bu nedenle olağanüstü hali sürdürmenin anlamsızlığını bir kez daha vurguluyor, derhal kaldırılmasını ve oluşan tüm mağduriyetlerin ivedi olarak giderilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’nin 2017 yılındaki karnesi hakkında olumsuz bir tablo çizen İHD Diyarbakır Şube Başkanı Bilici, “Türkiye'de 2017 yılında da yaşam hakkı ve işkence yasağı başta olmak üzere kategorik başlıklar altında sıralayabileceğimiz, sistematik ve yaygın insan hakları ihlalleri meydana gelmeye devam etmiştir. Toplanma ve gösteri hakkına yönelik müdahaleler, haksız gözaltı ve tutuklamalar, askeri operasyonlar nedeniyle meydana gelen ihlaller, düşünce ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, kadına ve çocuklara yönelik şiddet, ekonomik ve sosyal haklardaki kayıplar mevcut durumda artış göstererek devam eden hak ihlalleridir” ifadelerini kullandı.

 

‘GÖZALTI VE CEZAEVİLERİNDE İHLALLER VAR’

 

Yargının siyasal söylemlerin etkisinde kaldığını vurgu yapan Bilici, sosyal medya paylaşımları nedeniyle insanların “örgüt üyesi olma”, “örgüt propagandası yapma” suçlarından gözaltına alınıp tutuklanmasını kişi güvenliği ve özgürlüğünün açık ihlali olduğunu söyledi.

 

Gözaltında veya gözaltı yerleri dışında işkence ve kötü muamele vakalarında artış olduğunu aktaran Bilici, Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalar ve Anayasa’da işkencenin mutlak olarak yasaklandığını belirterek, “Bu insanlık dışı yöntemlere derhal son verilmeli, bu yöntemlere başvuranlar görevlerinden alınmalı ve yargı karşısına çıkarılarak cezalandırılmalıdır” dedi.

 

Cezaevlerinde sistematik hak ihlallerinin yaşandığını kaydeden Bilici, cezaevlerindeki ihlallerin OHAL ilanına ve uygulamasına paralellik gösterdiğine işaret etti. Bilici, cezaevlerinde yaşanan ihlalleri sürgünler, sağlık hakkı, işkence ve kötü muamele, disiplin soruşturmaları, tecrit etme, haberleşme, iletişim, aile görüşü haklarının kısıtlanması, anadili kullanma özgürlüğü, sevkler sırasında çıplak arama ve fiziki işkence, tek kişilik hücrelerde tecrit etme, kelepçeli tedavi, hastane ve revire çıkarılmama şeklinde sıraladı.

 

Hak ihlallerinin yaşandığı diğer bir alanın özel güvenlik bölgeleri ve sokağa çıkma yasaklarının ilanın yapıldığı alanlarda yaşandığını belirten Bilici, yasağın ilan edildiği yerlerde yurttaşların doğal ve rutin hayat akışlarını sürdüremediklerini vurguladı. Bilici, “Kırsal araziler ve ormanlık bölgelerde çıkan yangınlarda, maddi kayıplar meydana gelmiştir. Sağlık ve eğitime erişim sorunları ortaya çıkmıştır. Askeri operasyonlar sırasında güvenlik güçleri tarafından yerleşim alanlarına yapılan baskınlarda ise, sivil yurttaşlara işkence ve kötü muamelede bulunulmuş, haksız gözaltı işlemleri gerçekleşmiştir” ifadelerini kulandı.

 

‘ZIRHLI ARAÇ ÇARPLAMALARINDA 19 KİŞİ ÖLDÜ’

 

Yaşan diğer bir hak ihlali alanını zırhlı araçların çarpması sonucu yaşanan ölüm ve yaralanma vakaları olduğunu dile getiren Bilici, 2017’de zırhlı araç çarpmalarına bağlı 7’si çocuk 19 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Bilici, zırhlı araç kazalarına karışan personel hakkında adli ve idari etkin soruşturmaların yapılmaması bu tür olayların devam etmesinin bir nedeni olarak değerlendirdi.

 

Kadına yönelik şiddettin 2017 yılında devam ettiğini kaydeden Bilici, bu konuda rakam vermezken, karar verici mekanizmaların kadına yönelik şiddette duyarsız kalması, iktidar partisi mensuplarının kadın haklarını tehdit eden ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerinin sorunun derinleşmesine katkı sunduğunu ifade etti.

 

Çocuğa yönelik hak ihlallerinde cinsel istismardaki artışta dikkati çeken Bilici, “Yine çatışmalı ortamların varlık gösterdiği bölgelerde sahipsiz bırakılan patlayıcılar sonucu da, çocukların yaralanmalarına ve yaşamlarını yitirişine hala tanıklık ediyoruz” dedi.

 

Bilici, hak ihlallerinin yaşandığı alanlara ilişkin bilgi verdikten sonra, “İhlaller yaygın ve sistematik bir hal almış durumdadır ve önlemeye yönelik siyasi bir irade görülmemektedir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Bilici, hak ihlallerinin oluşmasına yol açtığı gerekçesiyle OHAL’in kaldırılmasını, Kürt meselesinde yeniden müzakere dilinin kullanılmasını talebinde bulunduklarını duyurdu.

 

Bilici, sözlerini, BM’nin Evrensel Beyannamesine taraf ülkelerin, yükümlülüklerini yerine getirmeye davet ederek noktaladı. 

Bu haber toplam 242 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 21 | Haber Scripti: CM Bilişim