• BIST 104.918
  • Altın 146,889
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1825
  • Diyarbakır 34 °C
  • Mardin 35 °C
  • Batman 34 °C

ASIL SEN HADDİNİ BİL

ASIL SEN HADDİNİ BİL
Van’da meydana gelen depremden dolayı ATV’de program yapan Müge Anlı ve Habertürk haber spikeri Duygu Candaş’ın ırkçı dolu sözlerine Diyarbakır’da bulunan Sivil Toplum Örgütü (STK) temsilcileri sert tepki gösterdi.

 

Ramazan DEVRİM

Pazar günü Van’da meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremin ardından bazı TV programlarında Doğu-Batı ayrımı yapması tepkilere neden oldu.  

Deprem sonrası Türkiye’de adeta bir yardım seferberliği başlatılırken, özellikle ATV’de sabah programı yapan Müge Anlı ve Habertürk haber spikeri Duygu Candaş’ın ve sanal alemde yaşanan depremin Kürtlere yapılan ilahi bir ceza olduğunu dile getirilmesine tepkiler gün geçtikçe büyüyor. Diyarbakır’da bulunan STK temsilcileri ­yapılanların insanlığa yakışmayan bir davranış olduğunu ve barbarlıktan hiçbir farkının olmadığını söylediler. STK’lar, daha deprem acısı dinmemiş iken sanal âlemde böyle bir ırkçı çalışma başlatılmasının düşündürücü olduğu dile getirdiler.

 

SÖYLENENLER BİZİ DAHA KÖTÜ VURDU

İnsan hakları Derneği Başkanı Raci Bilici, bu bölgeye barışın yıllardır gelmemesinin nedeninin bakış açılarda ki farklılıktan kaynaklandığını ifade etti. Bilici, “Deprem, bizleri vurmuş iken birde bu söylenen ve yazılan bu akıl almaz ifadeler bizleri vurdu. Bu söylenen ve yazılanlar resmi ağızlardan bağımsız değil. Siyasetçilerin ifade ettikleri halka yansıyor. Bazıları da bunları bilinçsizce ve nerde kullandığına bakmaksızın ifade ederler. Siyasetçiler, söylediklerine ve yaptıklarına dikkat ederek halka güzel örnek olsunlar. Sunuculuk yapanlar, ırkçı ve faşizan düşüncelerini böyle paylaştılar. Sanki buradaki halk yıllardır düşmanlık yapıyor. Yıllardır sanki başka yerlerde yaşamış. Bir sunucu, eğer bunları yapıyorsa, o medya kuruşu da bu söylenenleri paylaşıyor demektir. O bayan bir piyondur. O sunucuya bir program yüklemişler. Ne söylenmesi isteniliyorsa onu söylüyor. Gülcük depremi oldu buradaki insanlar yardımlarını esirgemediler. Aynı zamanda yaşanan deprem nerde olursa olsun aynı acıyı paylaşmak ve gereken yardımların yapılması bir insanlık borcudur” dedi.

 

DEVLET, SORUNU BİRAN ÖNCE ÇÖZSÜN

Mazlum-Der Diyarbakır Şube Başkanı Başkanı Abdurrahim Ay, söylenenlerin ve yazılanların çok üzücü olduğunu dile getirdi. Ay, “Devlet, yaşanan sorunları çözmemiş olması toplumda böyle söylemlere yol açıyor. Devletin çok dikkatli adımlar atması gerekiyor. Toplumda meydana gelecek bu tür ayrılıkların çözümü körleştiriyor. Millet olarak duygusal bir ayrım aşamasında bulunuyoruz. Bu tür kötü ve ayrılıkçı söylemler toplumda kutuplaşama neden olur. Devlet sosyal medyada ter alan bu söylemlere karşı da çok ciddi önlemler almalıdır” dedi.

 

CİDDİYE ALMAMAK GEREKİYOR

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Remzi Cam, yapılanların ahlaklı olmadığını belirterek, “Depremin olmasına ve ölen insanlara sevinmek barbarlıktır. Yaşanan deprem başka yerde de olabilirdi. Yine de aynı şekilde yardımlarımızı eksik etmezdik. Yaşanan acıyı paylaşmak ve açılan yaraları kapatmak için yardım yapmak insani bir sorumluluktur. Bu tür provakatif söylemleri ciddiye alamamak gerekiyor” dedi.

 

YAPILANLAR BARBARLIKTIR

Diyanet- Sen Diyarbakır Şube Başkanı Ömer Evsen, acıları paylaşmak gerektiğini ifade ederek şunları söyledi. “Van’da yaşanan deprem Türkiye’nin herhangi bir yerinde de olabilirdi. Yaşanan acı bütün İslam aleminin ve bütün Türkiye’nin acısıdır. Bu acıya sevinmek barbarlıktır. Batıda bir yerde Allah göstermese deprem olsaydı buradakiler sevinecekler miydi? Hayır, daha önce olduğu gibi aynı duyarlılığı göstereceklerinden eminim. Hiç kimsenin böyle bir acıya sevinme hakkı yoktur” dedi.

 

ESNAFLAR DA TEPKİLİ

Dağkapı semtinde taksicilik yapan Şaban Gündüz, söylenen lafların ve  söylenen sözlerin  hiçte doğru bir hareket olmadığını söyledi. Gündüz, “Yaşanan deprem acısı bütün Türkiye’nin acısıdır. Kimse yaşanan depremi Kürtlere yapılan bir ceza olarak gösterme yetkisini kendisinde bulmasın. Yıllardır aynı ülkede beraber yaşadık. Haklarımızı istediğimiz için bizi düşmen olarak görmelerine bir anlam veremiyorum. Bugün bana yarın sanadır. Allah, kimseye deprem acısını göstermesin. Diyarbakır’ı her gün geziyorum. Son günlerde adeta Diyarbakır yasta gibi bir sessizliğe hakimdir. Yazıktır. Yaşanları farklı yerlere çekmemek lazım” dedi.

 

İSLAM VE İNSANLIK AHLAKINA UYMUYOR

Hasan Paşa hanında Esnaflık yapan Abdulkadir Güneş ise, konuşulanları birebir izlemediğini, başka kişilerden duyarak üzüldüğünü söyledi. Güneş, “Böyle bir deprem acısının yaşandığı bir zamanda böyle akıl almaz ifadelerin kullanılması doğru değil. İnsanlığa ve İslamiyet’e uymuyor. Böyle konuşmalar ve yazılar fitnelere sebep oluyor. Bunlara çok dikkat etmek gerekiyor. Aynı zamanda ifade edilen sözler hakaret anlamını da içeriyor. Karşı tarafta tepki oluşturarak Türkiye’nin huzurunu bozuyor. Bu kişilere yönelik adli işlem yapılmalıdır. Çevremde bulunanlar da aynı tepkiyi gösterdiler. Bu duyarsızlığı gerçekleştiren birkaç kişiyi geçmez. Diğer Türk vatandaşları acıyı paylaşmak için yardım seferberliğinde bulundular. Bunları görmemezlikten gelemeyiz” dedi. 

Bu haber toplam 733 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim