• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Diyarbakır 19 °C
  • Mardin 24 °C
  • Batman 17 °C

Barışın Bağları Henüz Çözülmemişken

Recep YILMAZ

Bence bizim en büyük eksiğimiz “diplomasi” bilmememizdir.

Diplomasi nedir?

Sözlüklere sarılarak tanımlayayım.

Diplomasi:

Dış politikada sorunların barışçıl yöntemlerle ve müzakereler yoluyla çözülmesini ifade etmektedir.

Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatıdır.

Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve becerikliliktir.

Bakın bu üç özellik de ne yazık ki bugünkü politikacılarımızda yoktur.

Bu nedenle gün geçtikçe dış dünyada itibar erozyonuna uğruyoruz.

Bu birincisi.

Ayrıca; bizim politikacılarımız arasında, iç politikanın yeri, söylemi ve işlevi farklı; diş politikanın yeri söylemi ve işlevinin farklı olduğunu bilenler yok denecek kadar azdır, ya da bilmesine rağmen imama uymayı yeğleyenler çoğunluktadır.

Dışarıda söylememiz gerekeni, dışarıda ve de dışarıdakilere, içeride söylememiz gerekenleri de içeride ve de içerdekilere söylemeliyiz.

Bunun yerini zamanını şaşırırsak kantarın topuzunu kaçırmış oluruz. O zaman da birini sevindirirken birini üzer birini ise kahretmiş oluruz ki bu da birlik ve dayanışmanın kılıcı olur.

Bu da ikincisi.

Üçüncüsü ise Türkiyemizin farklı etnik yapıdan, farklı dinden, farklı mezheplerden, farklı inançlardan oluşan bir ülke olduğunun halâ farkında olmamaları ya da güç bende ben ne zaman ve ne dersem doğru odur, yanlışları içinde olmalarıdır.

Bu üç yanlış da ülkenin ve ülke insanının en hassas olduğu bu günlerde yapılmaya devan ediyor.

Bu yanlışlarda ısrar etmek; o ülkedeki duygu birliğine darbe vurmak, o ülkenin toplumsal bütünlüğüne zarar vermek olduğunun farkına varmamak; tehlikeli, ayrımcı, reddedici bir anlayış olduğunu görmemektir.

Esasında bu yapılan yanlışların, milliyetçilik değil düpedüz ırkçılık olduğunu görmemek demektir.

Mesela; Irak’taki, Suriye’deki Türkmenlerin dilleri tehdit altında, eşit vatandaşlık hakları gasp ediliyor” deyip sonra da Türkiye’deki Kürtlerin dil hassasiyetlerini, eşit vatandaşlık taleplerini bölücülük saymak en basit tanımı ile safdillilik değil midir?

Halbu ki hepimiz için öncelik, kendi ülkemiz, kendi ülke vatandaşlarımız olmalıdır. Yani kendi ülkemizde yaşayan her ırktan her dilden her dinden yurttaşlarımız olmalıdır.

Mesut Barzani öncülüğünde gerçekleşen Irak Kürdistan’ı referandumuna biz müdahil olarak düşman kazanacağımıza bırakalım kendi sorunlarını öncelikle kendileri çözsünler derim. Çünkü yarın BOP’un paşa babalarının ne zaman ne yapacakları belli değil. Belli etseler bile güvenilir değiller.

Halbu ki Kuzeyde Kürdistan kurulsa Kürtler, kurulmasa da Irak hükümeti dolayısı ile yine Irak Kürtleri ile komşu olacağız. Aşağı tükürsek sakal yukarı tükürsek bıyık…

Kanımca Türkiye’nin iyi geçinmesi gereken yine Irak Kürtleridir.

Birçok yönden biri birleri ile sıkı bağları olan iki ulus. Bunları birbirine düşman etmek iki tarafa da bir kazanç sağlamayacağı inancındayım.

Biz Balkanların parçalanması olayında Yunanistan’ın politikasını uygulamalıyız.

Ne demişti Yunanistan başbakanı;” Ben evet bir Nato ülkesiyim ama kazanan taraf kim olursa olsun yarın benim komşum olacak. Bu nedenle ben taraf olmam.”

Bence bu gün biz de buna benzer bir politika sürdürerek hem dış barışa katkı verebiliriz hem de içte bir kısım insanlarımızın yüreklerinde burukluk yaratmamış olur, iç barışı da bir yol daha güçlendirmiş oluruz.

Hükümet akılcı ve sağduyulu bir diploması geliştirmelidir. 

Çünkü bugün Ortadoğu’da uygulanan bu çirkin oyun iki ucu bilenmiş bir bıçak gibidir ne zaman ve kime batacağını kestirmek şimdilerde çok güçtür.

Dostça kalın…

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.”

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE EVLER, ASLINA UYGU VE DİYARBEKİR EVLERİNE YAKIŞIR BİR BİÇİMDE YAPILSIN.    

Bu yazı toplam 169 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim