• BIST 104.123
  • Altın 145,676
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Diyarbakır 25 °C
  • Mardin 21 °C
  • Batman 25 °C

BDP: ÖCALAN SERBEST BIRAKILSIN

BDP: ÖCALAN SERBEST BIRAKILSIN
Barış ve Demokrasi Partisi Grup Başkanı Selahattin Demirtaş,Kürt sorununun çözümü için İmralı'da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını istedi.

 

 

Demirtaş, "Şu saatten sonra artık İmralı'ya heyet gitsin görüşsün demiyoruz. Görüşecekseniz serbest bırakın, dışarıda görüşün. Biz artık Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü istiyoruz. Kürt sorununu çözme konusunda samimiyseniz yol yöntem budur. Çözüme inanıyorsanız yaparsınız. Başka yol bilmiyoruz. " dedi.

DİYARBAKIR- BDP grup toplantısını Diyarbakır merkez Kayapınar ilçesi Tesisler semtinde bulunan Cegerxwin Kültür Merkezi'nde gerçekleştirdi. Toplantıya bazı grup milletvekillerinin yanında çok sayıda vatandaşta katıldı. BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan BDP Eş Genel Başkanı Selehattin Demirtaş, Şemdinli'de yaşanan olayın sıradan bir olay olmadığını söyledi. Şemdinli'de yaşananların ortaya çıkarılması için özellikle gazetecileri, aydınları, heyetleri olayın olduğu yere çağıran Demirtaş, eskiden yine böyle olayların yaşandığını sivillerin katledildiğini, Kaymakamların Valilerin, 'Teröristler gelip bu kadar kişiyi katletti' demelerinin ardından olayın üstünün kapandığını kaydetti. Ankara ve İstanbul'daki gazetecilerin de bu olayların üstünün örtülmesine katkıda bulunduğunu aktaran Demirtaş, "Şimdi Şemdinli'de aynı şeyler yaşanıyor. Biri çocuk üç sivil insan yaşamını yitiriyor. Daha çatışmaların yaşandığı saatlerde üç sivilin PKK tarafından öldürüldüğü yazılıyor. Ne adli tahkikat var ne balistik inceleme var devlet bürokrasi ve medyanın işbirliği ile bu kirli savaş böyle yürütülüyor. Hükümet Şemdinli'ye bir baksın 90'lı yıllara dönme budur işte. O nedenle Şemdinli'de ne yaşandıysa ortaya çıksın. Oradaki resmi yetkililerin bunu ortaya çıkarmayacağı anlaşılmıştır. Ama insan hakları örgütleri medya Şemdinli'ye gidip gerçeği ortaya çıkarsın. Çünkü bu gerçek ortaya çıkarılırsa birçok şey açığa çıkar. Bizim dönemimizde faili meçhul cinayetler yaşanmadı diyen hükümet Tansu Çiller ve Süleyman Demirel hükümetinin şimdiki versiyonu olduğu ortaya çıkmıştır. Biz bu topraklarda 1924'ten bu yana hukuk ve adalet görmedik. Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) iktidarı dönemsinde de görmedik geçmişte de görmedik. Bu nedenle Şemdinli'deki olayların üzerine gidilmeli. Katliam girişimlerinin ortaya çıkması için takipçi olacağız" dedi.

 

"SES KAYITLARI HÜKÜMETE ÇOK CİDDİ MESAJ VERİYOR"

Önceki gün MİT-PKK görüşmelerinin ses kaydının internette yayımlanmasına da değinen Demirtaş, o ses kayıtlarının muhatapları tarafından sahiplenirse saygı duyacaklarını söyledi. Ses kayıtlarının bu haliyle bile kamuoyunda tartışma biçimi kendilerince hükümete çok ciddi mesajlar verdiğini ifade eden Demirtaş, kamuoyunda kıyametlerin kopmadığını, insanların diyalogun, müzakerenin yapılması gereken akılcı yollar olarak gördüğünü belirtti. İstenirse PKK ile de Abdullah Öcalan'la da müzakerelerin açık bir şekilde yürütülebilineceğini aktaran Demirtaş şöyle devam etti:

"Türkiye toplumu müzakereye, diyaloga hazırdır. Kürt'ün de Türk'ün de diyaloga karşı bir tepkisi yoktur. Hükümet öyle teröristle görüşülmez lafları bir kenara bırakmalıdır. Kiminle savaşıyorsan onunla barışırsın. Bir grup ırkçı dışında hiç kimse diyaloga karşı çıkamaz. Hiç kimse Ak Parti'yi diyalog yaptı diye yıpratmaz, bundan güç alır. O nedenle ortaya çıkan ses kayıtları ile ilgili gelişen atmosfer doğru değerlendirilirse tam da açık müzakerelerin yapılması gereken bir noktadır. Bir yandan kara harekatı

hazırlıkları yapılacak, diğer ülkelerden bunun için yardım istenecek, bir yandan da herkese kazandıracak müzakereden iktidar kaçacak. Hükümet bundan kaçamaz. Kaçıyorsa, savaştaki ısrarının gün yüzüne çıkması demektir. Biz BDP olarak bütün samimiyetimizle hükümeti bütün muhataplarla açık müzakereye davet ediyoruz. Hükümet binlerce askeri kandile göndermekten vazgeçmeli. Kandil'e gönderecekse bir müzakere heyeti göndermeli birini de İmralı'ya göndermeli. Bunu da halkın bilgisi ve hakemliği dahilinde yapmalı. Gencecik çocukları dağa taşa sürüklerken işin kcn örtülmesine kaolayına kaçarken rahatsınız, ama iş müzakereye gelince kamuoyu ne der telaşıyla tek yol tek seçenek olarak savaşa sarılacaksınız. Bunu doğru bulmuyoruz. Türk halkı da bunu bilmelidir ki bizim önerdiğimiz yöntem kimsenin burnunun kanamayacağı bir yöntemdir. Biz hükümetten Türkiye'yi bölmesini istemiyoruz. Müzakere yapmasını istiyoruz. Bu ortaya çıkan ses kayıtları işte böyle bir fırsat çairiyor. Daha çatışmaların yaşandığı saıkarıyor. Hiç kimse bunu istismar etmemeli. Yeter ki çözüm niyeti barış niyeti olsun. Herkese bu yöntemi tavsiye ediyoruz. Son seçenek olarak savaşı dayatanlara karşı alternatifimiz vardır diyoruz o da doğru müzakeredir doğru diyalogdur. Biz parti olarak blok olarak son bir savaş yaşansın diyenlerden olmayacağız. Son bir savaş yaşanmadan da bu sorun çözülebilir. Savaş tek seçeneğimiz değildir. Siyaset de bu noktada kabiliyetini göstermelidir. Eğer savaşı önleyecek bir siyaset muhalefet iktidar tarafından ortayla konulmuyorsa siyasetin hiçbir önemi yoktur. Çözüm arayışında kim samimidir kim değildir bu anlayış ortaya koyuyor. Bir taraftan kara harekatı bir an önce yapılmalı diyenler var. Buyurun ordunun önüne geçin bir yürüyün. Gariban Anadolu çocuklarını öne sürmek kolay. Bunlar barışı destekleyenler, bizler ise savaşın destekçisi oluyoruz. Biz operasyonlar dursun barış için çırpınırken biz savaş isteyen oluyoruz."

 

"BİZ PKK'YI KOLLAMAK İÇİN CANLI KALKAN OLMADIK”

Canlı kalkan olmalarını PKK'yı kollamak için yapmadıklarını belirten Demirtaş, canlı kalkan olmalarının sebebini iki tarafın da ölmemesi için yaptıklarını söyledi. En çok askerlerin canlı kalkanları desteklediğini ifade eden Demirtaş, kendilerinin bir savaş yaşanmasın diye çaba sarf ederken çocukların ölmemesi için diye bunları yaptıklarını kaydetti. Birini ezme, diz çöktürme üzerinden Kürt sorununun çözülemeyeceğini aktaran Demirtaş, "Böyle hiçbir sorun çözülmez. Kandil'de kökünü kazıyacağız dediğiniz

kişiler uzaydan gelmedi. Beş bin kişiyi kandilde katledeceğiz derken, on milyon Kürt'ü de katletmeyi göze almış demeksiniz. Çünkü onlar bu halkın evlatlarıdır" diye konuştu.

PKK'nın ateşkes ilan edip silahsızlanma dahil bütün konuları görüşebileceklerini ilan ederken hükümetin amacının ortaya koymadığını belirten Demirtaş şunları dedi:

"Bakın İran köklü bir devlettir. PJAK ateşkes ilan ediyor İran resmi olarak tartışıyor cevap veriyor. Burada ne oluyor. Ateşkes ilan edilsin diye aydınlar, STK'lar anneler çaba sarf ediyor. Hükümet yetkilileri ucuz kahramanlar gibi ortaya çıkıp biz bunu tanımayız, askeri operasyonları devam edeceğiz diyor. Bu nedenle hükümetin adım atması konusunda demokratik basıncın hükümete yöneltilmesi doğaldır. Anayasa. yetki hükümettedir. Meclis çoğunluğu hükümettedir. Hükümete seslenmeyeceğiz de kime sesleneceğiz.

BDP bu konuda hiçbir çaba sarf etmedi diyenler, Kürt halkına da bize de insafsızca davranıyorlar. Eğer bizi doğru anlasalar, çağrılarımızı doğru anlasalar, bugün bu noktaya gelinmezdi. Bugün ortaya çıkan ses kayıtları on yıl önce gerçekleşmiş olsaydı böyle bir durumla karşılaşmayacaktık, bugün bunları yaşamazdık. Dünyada dostlar arasında barış olur mu. Düşmanlar arasında kcn örtülmesine kaçatışanlar arasında olmuştur. Zaten barış birbirine karşı çatışanlar savaşanlar arasında olur. Bu nedenle BDP'nin

hükümete yaptığı çağrı son derecede önemlidir, anlamlıdır. Özellikle Kuzey Afrika ve Suriye'deki gelişmeleri göz önünde bulundurarak savaşta karara vermişse, bu durumda bize düşen şey onurumuzla direnmektir. Biz de buna hazırız."

 

"H saALK OLARAK HER AN HER ŞEYE HAZIRLIKLI OLACAĞIZ"

Kendi halklarına bir kez daha çağrıda bulunduklarını ifade eden Demirtaş, "Halk olarak her an her şeye hazırlıklı olacağız. Mahallelerimizde toplantılarımızı yapacağız. Bizi bekleyen süreç eğer bir tasfiye katliam süreciyse direnmek için her an hazır olacağız" dedi.

Operasyonların hiç durmadığını giderek büyüyeceğini savunan Demirtaş şöyle devam etti:

"Bütün halkımız gece gündüz meydanlarda olacak şekilde hazır olmalıdır. Her dakikada kitleyi meydana dökecek kararlıkta hazırlıkta olmalıdır. Halkımız bunu tartışmalı gerçekleştirmelidir. Zaten bu konuda deneyimli bir halktır, yapıdır. Biz halkımıza güvenerek hazır olduğumuzu belirtiyoruz. Her türlü saldırganlığa karşı direnme pozisyonu göreceğimizi biliyoruz. Her ne olursa olsun sonuçta halkımızın özgürlüğü kazanacak. Direnmekten tek bir geri adım atan namert olsun. Böylesi bir siyasal atmosfer içerisinde belki de en önemli tıkanma noktasına buradan bir kez daha vurgu yapmak istiyoruz. Öcalan'la yapılan görüşmeler ve tıkanmış olması. Süreç nerede tıkanmışsa oradan açılır. Kilit nerede tıkanmışsa oradan açılır. Elli gündür dünyanın üçüncü büyük ordusuna sahip, İsrail'e kafa tutan bir devlet, elli gündür kendi adasına, 'Şiddetli rüzgar var, koster bozuk' yalanıyla adaya gidemiyor. Hükümet kendini küçük düşürmek isteyebilir. Rahatlıkla yalan konuşabilir. Fakat bu yalanı bu uydurma gerekçeleri hiç kimsenin yutmadığını herkes biliyor herhalde. Her şeyden önce ayıptır."

 

"İMRALI'YA, VEKİLLERE, ÇOCUKLARA KARŞI HUKUKU TANIMIYOR"

Demirtaş, Öcalan'ın tecrit edildiğini vurgulayarak, ''Koskoca devletsiniz, hükümetsiniz. Çıkıp açıkça deyin ki biz siyasi şantaj yapıyoruz, siyasetten cezalandırıyoruz deyin daha haysiyetli bir tutumdur'' diye konuştu.

Sürecin Çok farklı bir noktaya gittiğini vurgulayan Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir halkın önderini on metrelik bir çukurda tutup böyle yapmasını kabul etmeyiz. Bu hukuksuzluk bu siyasi rehine muamelesi, şantaj meselesi bitmediği müddetçe, devletin kafasında Kürt sorununun çözümüne dair pir pencere açıldığına inanmayız. İmralı'nın kendisi infaz kanununa usul kanununa, anayasaya, AİHM'e, CPT' ye, hepsine aykırı. Ama devlet 'ben orada hukuku tanımam' diyebiliyor. Eğer hukuku tanımamanın istisnaları varsa burada sınır yoktur. Bugün İmralı'ya, vekillere, çocuklara karşı hukuku tanımıyor. Hukuku tanımayan bir hükümetin hukukunu kim tanıyacak? Sen hukukunu kabul etmiyorsan, birileri de çıkıp biz de senin hukukunu tanımıyoruz derse, bunu kabul etmeli. Adalet bakanı çıkıp tecridin gerekçesini açıklamalı tecridin gerekçesini ortaya koymalı. Şu saatten sonra artık İmralı'ya heyet gitsin görüşsün demiyoruz. Görüşecekseniz serbest bırakın, dışarıda görüşa kcn örtülmesine kaün. Biz artık Öcalan'ın özgürlüğünü istiyoruz. Kürt sorununu çözme konusunda samimi iseniz yol yöntem budur. Çözüme inanıyorsanız yaparsınız. Başka yol bilmiyoruz. Doğru bildiğini doğru yöntemi göstereceğiz. Yasal düzeyde atılacak bütün adımları başta blok olmak üzere demokrasi güçleriyle çözeceksiniz. Kıvırmaya gerek yok. K"Hyriyor. Daha çatışmaların yaşandığı saürt halkının muhataplarını muhatap almadan sorun çözülmez. Kürt sorunu bitmiştir çözülmüştür deme yetkisi sadece Kürt halkına aittir. Onun dışında hiç kimsenin Kürt halkı adına senin sorunun bitmiştir deme yetkisi yoktur. Eğer bir halk kendi

sorununu çözmek istiyorsa ona saygılı olmalıdır.''

 

"BU SİYASİ OPERASYONLAR AK PARTİ'Yİ BİTİRECEK"

Demirtaş, burada bulunan bütün siyasetçi arkadaşlarının bir komplo ile gözaltına alınmayla karşı karşıya olduğunu kaydetti. KCK operasyonunun onları tatmin etmemiş olacak ki, bir halkı top yekün cezaevlerine koymaya çalıştıklarını öne süren Demirtaş, şunları söyledi:

"Bunu yapabilirler peki bu operasyona karşı meşruiyetleri var mı yoktur. Onu hiçbir zaman sağlayamayacaklardır. Bu siyasi operasyonlar AK Parti'yi bitirecek. Biz tutuklandıkça çoğalacağız; bizi tasfiye etmeye çalıştıkça büyüyeceğiz, hodri meydan diyoruz. Daha geçen hafta seçilen parti meclisi üyelerimizden iki tanesi Adana ve Mersin'de gözaltına alındı, tutuklandı. Devam etmeyecek mi? mutlaka edecektir. Bu konuda hükümet parça parça bu halkın siyasi iradesini tasfiye etmeye çalışacaktır. Bütün genç arkadaşlar bir kişi tutuklandıkça on kişi onların yerine geçmeye hazır olduğunu açıklamalı. Kimi alırsa onun yerine on arkadaş göreve başlamalıdır. Gençlik ve kadın özellikle bu rolünü oynamalıdır. Aksi halde bu operasyonların durmayacağını bilmeliyiz. Bu yüzden bütün arkadaşlar tek bir alandan geri adım atmadan bu tehdit ortamına papuç bırakmadan çalışmalarını sürdürmelidir. Ne yapacaklarsa zulümleri nereye kadarsa ellerinden geleceğini lütfen esirgemesinler. Tarihte görmedikleri direnmişi de karşılarında göreceklerini bilsinler.''

 

 

Bu haber toplam 708 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim