• BIST 99.639
  • Altın 141,393
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Diyarbakır 23 °C
  • Mardin 23 °C
  • Batman 18 °C

Bir Kürt fotoğraf ustası

Bir Kürt fotoğraf ustası
Mehmet Masum Süer, fantastik fotoğraflarıyla gündemde…

 

Mehmet Masum Süer, fantastik fotoğraflarıyla gündemde…

Bir Kürt fotoğraf ustası

Gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Mehmet Masum Süer, son yıllarda başta Diyarbakır’da olmak üzere bölgeden çektiği fantastik fotoğraflarıyla sıkça adından söz ettiriyor.Fotoğraf sanatçısı Mehmet Masum Süer, değişik platformlarda yöre kentlerini ve Kürt kültürünü tanıtan bir gönüllü kültür elçisi olarak çalışıyor. Mehmet Masum Süer’in fotoğrafları, çeşitli gazete ve dergilerde, Diyarbakır’ı tanıtan değişik yayınlarda, kartpostallarda ve turizm fuarlarında kullanılıyor. Uluslararası bir dergiden bu yıl başında 3 ödül alan ve 100 bine yakın fotoğraf ve belge arşiviyle aynı zamanda bir Kürt kültür arşivcisi de olan Süer’le fotoğraf sanatı üzerine konuştuk.

 

Fotoğrafa merakınız ne zaman ve nasıl başladı?

Fotoğraf çekme merakım ilkokuldan sonra, bir fotoğraf makinası satın almam ile başladı. Tabii ki ilk çekimlerim aile fertlerinin fotoğrafları oldu. Kızıltepe’de yaşadığımız günlerde, 1970 yılında çektiğim ve babam, annem ve kız kardeşimi gösteren fotoğraf ilk fotoğrafım oldu. Bu fotoğrafım hala arşivimde.

Ne zamandan beri profesyonelce fotoğraf çekmeye başladığınız? Fotoğraf çekimlerinizde uzun bir süre film kullandınız mı?

1976 yılında bir Türk gazetesinde muhabirliğe başladım. Böylece fotoğraf çekmeye de başlamış oldum. Bugüne kadar onlarca makinaya sahip oldum. Profesyonelce çalışmaya 1990’lı yılların başlarında fotoğraf çekmeye başladım. Ancak hem Diyarbakır’ın hem de yöremizin o yıllarda içinde bulunduğu şiddet ortamı uzun bir süre fotoğraf çekmeme engel oldu. Uzun süre ara vermek zorunda kaldım. O yıllarda sokakta bir kişinin portresini veya ara sokaklarda bir evi, mahelleyi veya kenti çekmek sorundu ve tehlikeliydi. Bırakın serbestçe belgesel anlamda bir fotoğraf çekmeyi basın mensuplarının da bu şekilde fotoğraf çekmeleri neredeyse mümkün değil. Habere konu olan olayların çoğunun fotoğraflarını çekemiyorduk.

2005 yılından bu yana dijital tekniği de kullanarak, profesyonel makine ve araç gereçlerle, haber fotoğrafçılığının dışında belgesel anlamda fotoğraflar çekmeye başladım. 

2005 yılından önceki ortamda bu işi yapsam bile insanımızın ilgisini çekmezdi. Nasıl ki o yıllarda öykü, roman, şiir, resim, tiyatro ve sanatın diğer dalları ilgi çekmiyordu ise fotoğraf da çekmezdi. Yani sanat ürünlerinin pazarlanacağı (Pazarı, sadece alım-satım anlamında kullanmıyorum, insanların ilgisi anlamında da alıyorum) bir pazar oluşmamıştı. Tanınmak veya sanat pazarına katılmak için, İstanbul merkezli Türk medyasının herhangi bir organında yer alıp çalışmak ve üretmek gerekiyordu. Bugün mutlulakla izliyoruz ki artık Kürt sanat çevrelerinin de kendilerine göre bir pazarı oluştu ve bu pazar her geçen gün biraz daha hareketleniyor, canlanıyor. Fotoğraf sanatında Kürt kimliğimle ortaya çıktım. Bugün fotoğraflarımı ilgiyle izleyen binlerce hayranımın olduğunu görüyorum. Bu de beni sevindiriyor ve onurlandırıyor.

Dijital fotoğrafçılıktan mı yoksa daha önceleri filmle çektiğiniz fotoğraflardan mı daha çok zevk alıyorsunuz. Hangisi sizin daha fazla heyecanlandırıyor?

Doğrusunu söylemek gerekirse, eskiden filmle yaptığımız çekimler daha zevkliydi. Çünkü çektiğiniz fotoğrafın sonucunu görünce bir merakta, heyecanda kalıyordunuz. Ortaya nasıl bir fotoğrafın çıkacağını çoğu zaman bilmiyordunuz. Eksiği fazlasını banyo dediğimiz işlem sırasında tamamlayabiliyordunuz. Dijital fotoğraf öyle değil, makinanıza hakimseniz sonucu yüzde yüze yakın bir oranda çektiğiniz anda tahmin edebiliyor, hatta görebiliyorsunuz.

Çoğunlukla nelerin fotoğraflarını çekiyorsun ve neden?

Ben çoğunlukla tarihi yerlerin, yapıların; sanat ve politika çevrelerinden ünlü Kürtlerin portrelerini, tarihi ve kültürel eser ve değerleri, örneğin kadın ve erkek Kürt giyim kuşamının fotoğraflarını çekiyorum. Ayrıca Kürt çevrelerinin kültürel ve sanatsal etkinliklerini belgesel olarak çekiyorum. 1990’lı yıllarda haberciliği azalttıktan sonra tarihi ve kültürel konularda bazı araştırmalara yöneldim. Bunlar değişik gazete ve dergilerde yayınlandı. İşte bu merakım, fotoğrafta da beni bu yöne yani tarih ve kültüre götürdü..

Bugüne kadar hangi kentlerde çekimleriniz oldu ve fotoğraflarınız nerelerde yayınlandı?

Bugüne kadar başta ağırlıklı olarak Diyarbakır ayrıca Van, Adıyaman, Mardin, Tatvan, Midyat ve Hasankeyf’te çekimlerim oldu. Çalışmalarımın ağırlığını Diyarbakır ve özellikle Hasankeyf oluşturuyor. 1996 yılından bu yana birkaç yılda bir Hasankeyf’e gidiyor ve tarihi yapıların eserlerin durumlarını fotoğrafla belgeliyorum

Fotoğraflarım son iki yılda turizm rehberlerinde, takvim ve kartpostallarda, bazı gazete ve dergilerde yayınlanıyor. Başta Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin yayınları olmak üzere bazı kurumların kenti ve bölgeyi tanıtıcı yayınlarında çok sayıda fotoğrafım yer aldı. Bu yayınlar arasında "Dengbêj Antolojisi", "Doğu ve Güneydoğu'ya Farklı Bir Bakış", 3 ayrı dilde ve Kürtçe'nin 3 şivesinde bastırılan ve bugünlerde tanıtımı yapılarak dağıtımına başlanacak olan "Diyarbakır Turizm Rehberi", 21 çeşit Diyarbakır kartpostalı, GAP Belediyeler Birliği'nin 2011 yılı takvimi, Van Belediyesi'nin 2011 takvimi, Hasankeyf Girişimi'nin 2010 takvimi, 3 dilde yayımlanan, Şeyhmus Diken'in "Diyarbekir El Sallıyor" kitabı, GAP idaresinin "Antik Kent hasankeyf" çalışması gibi örnekleri sayabilirim.

Bugüne kadar kaç tane fotoğraf çektiniz? Gelecekte bu fotoğraflarla ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Bugüne kadar çektiğim fotoğrafların sayısı 100 bine yaklaştı. Doğrusu, ben şimdilik çekiyor ve arşivliyorum. Gelecek için özel bir planım yok. Çabam bu fotoğrafların bir şekilde bir yerlerde yayınlanması ve kitlelere ulaşmasıdır. Gazete, dergi, kitap, broşur vb yayınlarda. Ayrıca hem yurt içinde hem de yurt dışında açmayı düşündüğüm sergilerle de Kürt kültürünü, tarihi ve kültürüyle, fotoğraflarımla tanıtmak istiyorum.

Fotoğraf çekerken en çok hangi konuda sıkıntı yaşıyorsun? Ne tür sorunlarla karşılaşıyorsun?

Benim fotoğraf çekerken çektiğim en büyük sıkıntım, insanların neden fotoğraf çektiğimi anlamamaları. Onlara ne kadar açıklasam da, “Tamam da hangi gazete veya ajans adına çalışıyorsun? Nerede yayınlanacak?” diye soruyorlar. Doyurucu bir yanıt alamayınca bu kez şüpheleniyorlar, huzursuz oluyorlar. Çalışmama şüphe ile bakıyorlar.

Başka ülkelerde birçok ünlü isim fotoğrafçı var. Neden bu sanatta, şimdiye kadar, Kürtlerin arasından ünlü bir isim çıkmadı?

Doğrudur. Yukarıda anlattığım nedenlerden dolayı yani bölgemizde süren şiddet ortamı yüzünden maalesef yalnız fotoğraf sanatı değil, diğer sanat dalları da gelişmedi, ilerleyemedi. Bu şartlarda önemli sanatçılar da çıkmaz. 1990’lı yılların başlarında Kürt gazeteciliği başladı. Bu süreçte ünlü gazetecilerin ortaya çıktığını görüyoruz. 2000’li yılların başlarında dergi ve edebiyatın hemen her alanında kitaplar yayınlanmaya başladı. Bu süreçte de bakıyoruz ki ünlü yazarlarımız ortaya çıkıyor. Şimdi plastik sanatlarda, resim heykel, sinema ve fotoğraf hatta tiyatro sanatı öne çıkıyor.. Bu sanatlar da geliştikçe bu alanlardan da ünlü isimler ortaya çıkacaktır.

Ödül almış fotoğrafların var mı? Varsa hangi yarışmalarda ödül aldı?

Bugüne kadar yarışmalara kendim başvurmadım. Ancak yine de bu yılbaşında 3 fotoğrafım, uluslararası fotoğraf dergisi Light and Composition’da değişik zamanlarda, dünya fotoğrafçılarının eserleri arasından “Günün Fotoğrafı” ödülüyle ödüllendirildi ve derginin web sitesinde yayınlandı. 

Bunların dışında, Türkiye’nin en büyük fotoğraf paylaşım sitelerinden biri olan fotokritik.com’da değişik zamanlarda 5 kez “Günün Fotoğrafçısı” seçildim, 9 kez de fotoğraflarım “Günün Fotoğrafçısı” olarak ilan edildi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Osman Baydemir, Belediyeler Birliği ile Belediye’nin ortaklaşa yayınladığı “Doğu ve Güneydoğu’ya Farklı Bir Bakış” adlı bölge turizm rehberine fotoğraflarımla verdiğim katkıdan dolayı bir plaketle ödüllendirmişlerdi. Bence, alabileceğim en büyük ödül buydu.

Diyarbakır ve diğer Kürt illerinde iyi fotoğrafçılar var mıdır? Bu potansiyel ile acaba fotoğraf dergileri yayınlanabilir mi? Bugüne kadar neden böyle bir çaba gösterilmemiş?

Özellikle Diyarbakır, Siirt ve Urfa’da, isim vermeyeyim ama iyi fotoğrafçı arkadaşlar var. Güzel çalışmalar yapıyorlar. Bu üç merkezdeki arkadaşlar, dernek çatıları altında toplanmışlar. Hatta Urfa’da iki fotoğrafçılar derneği var. Diyarbakır’da da bir yıldan beri DİFAK (Diyarbakır Fotoğraf Amatörleri Derneği) adı altında faaliyet yürütülüyor. DİFAK, özellikle açtığı fotoğrafçılık eğitim kurslarıyla ilgi çekiyor. Ben de bu derneğin bir üyesiyim.

Bu potansiyel ile kolaylıkla dergi gibi yazı yayınlar tabiiki yapılabilir. Ancak siz de biliyorsunuz ki bu tür yayınlar için ekonomik güç ister. Toplumumuzda bu tür yayınların reklamla desteklenmesi gibi bir anlayış gelişmedi. Bu yüzden bu türden yayınlar şimdiye kadar yayınlanmadı.

Fotoğraf çekimleriniz sırasında unutamadığınız bir anınız var mı? Bizimle paylaşabilir misiniz?

Beni rahatsız eden bir anım var. Geçen yıl Kültür ve Sanat Festivalini izlemek üzere Şırnak’ın Silopi ilçesine gitmiştim. Ancak on binlerce kişinin katıldığı bir festivalde fotoğraf çekmeme izin vermediler. Ben özellikle Botan yöresinin erkek ve kadın giysilerini, etkinlikler içinde belgelemek için gitmiştim. Yukarıda da dile getirdiğim nedenlerden dolayı fotoğraf çekmeme izin vermediler. Binlerce kişinin katıldığı festivali, çok ilginçtir, sadece bir tek fotoğraf makinası ve tek bir kamera çekiyordu. Manzara karşısında şaşırmış kalmıştım. İkinci gün de çektirmeme kararı devam edince öğlen saatlerinde ilçeyi terk ettim.

Yaşadığım güzel olaylardan biri de; bir yıl önce Van’da ünlü Kürt müzisyen Egîdê Cimo ile karşılaşmamız oldu. Çocukluğumda ben Erivan radyosunun Kürtçe yayınlarını dinleyerek büyüdüm. Çok etkisinde kaldığım seslerden biri de Egîdê Cimo’nun çaldığı kavalının sesiydi. 40 yıl sonra Van’da Akdamar adasında Egîdê Cimo ile karşılaşmak, canlı olarak onun kavalını dinlemek ve iki gün birlikte kalıp sohbet etmek benim için unutulmaz güzellikte anı gibi bir olaydı. Büyük bir zevk ve heyecanla hem Egîdê Cimo’nun fotoğraflarını çektim hem de kavalını dinledim.

 

----------------------------------------------------

Ayrı kutu bilgi…

Mehmet Masum Süer kimdir?

Mehmet Masum Süer, Diyarbakır’da yaşayan bir fotoğrafçı ve serbest gazetecidir. Süer, 1957 yılında Mardin’in Savur ilçesinin Avîna (Sürgücü) köyünde doğdu. İlkokul eğitimini Mardin’in Ömerli ve Kızıltepe ilçelerinde gördü. Lise eğitimini Kayseri’nin Sarış ve Erzurum’un Şenkaya ilçelerinde tamamladı. 1980’de Diyarbakır Eğitim Enstitüsü’nden mezun oldu. Daha sonra Eskişehir Açiköğretim Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı Fakültesi’nde lisans tamamladı.

1974 yılında, daha lise yıllarında, Ankara’da yayınlanan “Başkent” adlı bir dergide yazılar yazarak gazetecilğe başladı. Aynı yıllarda “Sanat ve İnsan” adlı dergide ilk fotoğraf denemeleri yayınlandı.

1976 yılından sonra, Tercüman, Günaydın, Milliyet, Ekspres (Adana), Milliyet, Siyah-Beyaz, Akdeniz Haber Ajansı, Türk Haberler Ajansı, Ortadoğu Haber Ajansı ve Ulusal Basın Ajansı gibi gazete ve ajanslarda,  muhabir, fotoğrafçı, yazar, redaktör ve temsilci olarak görev aldı. 1982 yılında bir süre “Olay” adlı haftalık bir gazete ve daha sonra da dergiyi yayınladı. Ancak günün siyasi koşulları yüzünden bu yayınlara son vermek zorunda kaldı.

1993 yılında muhabirliği bıraktı. Bu yıllardan sonra dil, tarih ve kültürel konularda araştırmalara yoğunlaştı. Bu konularda bazı dizi yazı ve araştırmaları Ülkede Gündem, Demokrasi, Yeni Yüzyıl ve Siyah-Beyaz gibi gazetelerde yayınlandı.

Süer, 1996 yılında internet ortamında Hasankeyf’i tanıtan ilk web sitesini kurdu. Hasankeyf’in dünyaya tanıtılmasında önemli rol alan bu site http://www.hasankeyf.itgo.com adresinde yayınını sürdürüyor.

 

Bu haber toplam 3278 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Diyarbakır'da Buğday Ekili Tarla Kül Oldu24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Silvan’da Tader’den Ramazan Yardımı24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • 40 Yetim ve Öksüz Çocuk Sevindirildi24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Büyükşehir’den Bayram Tedbirleri24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • “Babalar Arası Tavla Turnuvası”24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Çevreci İmamdan Süzgeçli Vaaz24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Bağlar Belediyesi Bir Mahallenin Daha Yolunu Yaptı24 Haziran 2017 Cumartesi 06:02
  • Batman’da Umreye Gönderilecek 4 Kişi Kurayla Belirlendi24 Haziran 2017 Cumartesi 06:02
  • Mardin’de Kaçakçılık Operasyonları24 Haziran 2017 Cumartesi 06:02
  • Arazi Kavgası Kanlı Bitti: 3 Yaralı23 Haziran 2017 Cuma 06:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim