• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Diyarbakır 2 °C
  • Mardin 6 °C
  • Batman 3 °C

Halkı baskıyla yönetme devri bitti

Halkı baskıyla yönetme devri bitti
Cumhurbaşkanı Gül, Yaroslavl'daki Küresel Politika Forumu'nda yaptığı konuşmada 'modern devlet'i anlattı.

 

Cumhurbaşkanı Gül, Yaroslavl'daki Küresel Politika Forumu'nda yaptığı konuşmada 'modern devlet'i anlattı. Gül, korku ve baskı ile halkları yönetme devrinin bittiğini belirtti. Devletin hesap soran değil hesap veren, halkın tüm kesimlerini kucaklayan, eşitlikçi ve demokratik olması gerektiğini vurguladı.

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Med-vedev'in daveti üzerine bu ülkeye giden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yaroslavl kentinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Küresel Politika Forumu'na katıldı. Konuşmasında 'modern devlet'i anlatan Cumhurbaşkanı, korku ve baskı ile halkları yönetme devrinin bittiğine dikkat çekti. Devletin hesap soran değil hesap veren, halkın tüm kesimlerini kucaklayan, eşitlikçi ve demokratik olması gerektiğini vurguladı. Gül, "Devlete ait toplum veya milletten, toplum veya millete ait devlet anlayışına doğru bir geçiş olmuştur. Devletin yegâne varlık sebebinin, halkının meşru arzu, talep ve beklentilerini karşılamak olarak tanımlandığı bir anlayış ortaya çıkmıştır." dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Rusya'nın Yaroslavl kentinde bu yıl üçüncüsü düzenlenen Küresel Politika Forumu'na katıldı. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in daveti üzerine Yaroslavl kentine gelen Gül, Rusya lideri ile birlikte, "Toplumsal Çeşitlilik Çağında Modern Devlet" temasının ele alındığı kapanış oturumunda bir konuşma yaptı. Devletin toplumun önünden değil de arkasından giden bir yapıya dönüşmesi gerektiğine vurgu yapan Gül, çeşitliliğin zenginlik oluşturduğuna değindi. Konuşmasında çok kültürlülüğün yönetilmesinin önemine de vurgu yapan Gül, kültürel, etnik ve dinî farklılıkların bir ülke için zafiyet değil, o ülkeyi zenginleştiren bir faktör olarak kabul edilmesinin zorunluluklar arasında olduğunu belirtti ve bunu uygulayacak liderlere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Gül, modern devleti, "hukukun üstünlüğünü düstur edinen, temel insan hakları ve özgürlüklerden taviz vermeden güvenlik ve istikrarı sağlayan, ekonomik büyümeyi sağlarken, hakça bölüşümü ihmal etmeyen, milli çıkarların peşinde koşarken, insanlığa karşı sorumluluğunu unutmayan, hesap soran değil hesap veren, halkın tüm kesimlerini kucaklayan ve farklılıkları da zenginlik olarak gören, müşfik ve hoşgörülü" olarak tanımladı. Modern devletin karşılaştığı en önemli hususlardan birinin çeşitlilik ve farklılıkları yönetebilme kabiliyeti olduğuna işaret eden Gül şu tespitlerde bulundu: "Devletin tüm vatandaşlarına dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin eşit anayasal hak ve güvenceler sağlaması, gelir dağılımı ve fırsat eşitliğinde adil bir sistem kurması önem taşımaktadır."

DEVLET GÜVENLİĞİ TOPLUM HUZURUNA BAĞLI

Tarih boyunca uygarlıkların beşiği olmuş ve yüzyıllar boyunca çok dinli, çok etnikli ve çok kültürlü imparatorluklara ev sahipliği yapmış Türkiye'nin, toplumsal çeşitlilik konusunda engin bir tecrübeye sahip olduğuna değinen Cumhurbaşkanı, "Esasen Türk insanının yaklaşık iki yüzyıl önce başlayan çoğulculuk ve demokrasi temelli modernleşme çabaları, ülkemizde son on yılda siyasi ve ekonomik alanlarda gerçekleştirilen köklü reformlarla daha da ivme ve etkinlik kazanmıştır. Yaptığımız reformların temel amacı halkın yaşam standartlarını yükseltmeye ve sosyal uyumu teşvik etmeye yönelik olmuştur. Yapılan çalışmalarla bir anlamda 'temsil eden devlet' ile 'temsil edilen halk' arasındaki kamusal diyalog kanalları genişletilmiş, devlet kendi güvenliğini toplumun huzur ve refahına bağlı olarak pekiştirmiştir." tespitinde bulundu. Türkiye'nin dünyanın 16. ve Avrupa'nın 6. büyük ekonomisi konumuna yükseldiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, "Ekonomik reformlarla artan maddi imkânlarımız sayesinde Türkiye, demokratikleşme ve modern devlet olma yolunda daha özgüvenli şekilde hareket etmeye ve önemli bölgesel ve küresel sorumluluklar üstlenmeye başlamıştır. Bu meyanda, ülkemiz yılda 2 milyar dolara yaklaşan, hiçbir karşılık beklemeden insanlık adına yapılan kalkınma yardımlarıyla yükselen bir donör ülke konumuna terfi etmiştir. Öte yandan, demokrasimizin kapsamını genişletmek, standardını yükseltmek, yetkin ve olgun bir aşamaya taşımak, ayrıca demokratik katılımı artırmak için hâlâ atmamız gereken adımların var olduğunun farkındayız." şeklinde konuştu.

halkların meşru talebi desteklenmeli

"Demokrasi, bir ülkeyi muktedir kılan en önemli güç vektörüdür. Gücünü halktan alan bir devletin, hem bekası hem de uluslararası itibarı teminat altındadır." ifadelerini kullanan Gül, "Bu yılın başında Kuzey Afrika'da başlayan ve hızla diğer Ortadoğu ülkelerine yayılan değişim ve demokratik dönüşüm hareketlerini, 1848 ve 1989 devrimlerine eşdeğer olaylar olarak görüyoruz. Bölgenin demokratik, modern devlet modeline geçiş yönünde tarihî bir dönemecin eşiğinde olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu anlayışla bölge halklarının meşru reform taleplerini desteklemekte, küresel ölçekte etkileri olacak bu tarihî dönüşümün, barış, istikrar, huzur ve refaha tahvil edilmesi için çaba sarf etmektedir." ifadelerine yer verdi.

ZAMAN

Bu haber toplam 602 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 21 | Haber Scripti: CM Bilişim