• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Diyarbakır 4 °C
  • Mardin 7 °C
  • Batman 3 °C

KESK Mücadele İçin Sokağı Seçti

KESK Mücadele İçin Sokağı Seçti
Toplu iş sözleşmesinde masada olmayan KESK, yönünü sokağa çevirdi. Toplu iş sözleşmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan KESK’e bağlı Eğitim Sen Genel Sekreteri Keskin Bayındır, “Toplu iş sözleşme dönemine girerken masa etrafında değil, sokağı ve mücadeleyi örgütleyen bir sürecin içine girdik” dedi.

Salih YEŞİL

Toplu iş sözleşme döneminin başlaması nedeniyle Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Diyarbakır Şubeler Platformu, toplu sözleşmeler ve güncel konulara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Diyarbakır Eğitim Sen 1’nolu Şube’de yapılan toplantıda açıklama yapan Eğitim Sen Genel Sekreteri Keskin Bayındır, “Ülkemiz tarihinin en büyük, en karanlık, en faşizan döneminde geçtiğini hepimiz bilmekteyiz. Toplu sözleşmeler dönemine bu karanlık dönemde giriyoruz.” dedi. Bayındır, toplu sözleşme dönemine 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’e  girildiğini hatırlatarak, “Bu ülkede yaşayan sol, sosyalist, tüm ezilen kesimlerin neredeyse nefes alamadığı bir süreç içerisinde toplu sözleşme dönemine giriyoruz” diye konuştu.

‘BU KOŞULLAR EŞİT VE DEMOKRATİK YARAR GETİRMEZ’

Toplu sözleşmenin 3 milyon emekçinin geleceğini yakından ilgilendirdiğini ifade eden Bayındır, toplu sözleşmenin Memur Sen Konfederasyonu ile yapılmasına tepki gösterdi. Sert sözlerle Memur Sen’i eleştiren Bayındır, “Bizim, sarı sendika, yandaş sendika dediğimiz bir sendika ile masaya oturulacak ve görüşme gerçekleştirilecektir” ifadelerini kullandı. OHAL ve KHK ile işten atmaların olduğu bir dönemde toplu sözleşme masasına oturmanın ciddi anlamda bir karşılığının olmadığını düşündüklerini belirten Eğitim Sen Genel Sekreteri Keskin Bayındır, “Bu koşulların kamu emekçilerine eşit ve demokratik bir yarar getireceğine inanmıyoruz” diye belirtti.

‘MASA ETRAFINDA DEĞİL SOKAKTA OLACAĞIZ’

Toplu sözleşme ile yetkili Memur Sen’inin artık emekçilerin haklarını savunan bir sendika olmaktan çok devletin kendi çalışanlarını organize ettiği bir birim haline geldiğini savunan Bayındır, “Memur Sen, Devletin ve iktidarların çıkarlarını gözeten bir organizasyon haline geline gelmiş bulunuyor. Biz kamu emekçileri olarak KESK olarak 2018-2019 toplu sözleşme dönemine girerken masa etrafında değil, sokağı ve mücadeleyi örgütleyen bir sürecin içine girdiğimizi ifade etmek istiyorum. Bu anlamda, sokağı ve mücadeleyi yükselten bir strateji içerisinde olacağız. Bu anlamda 1 Ağustos’ta Ankara’da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın önünde bir yürüyüş ve arkadaşlarımızın katılımıyla toplu görüşmelerin masasının kurulduğu yerde bir eylem gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.

Bayındır sözlerini, DTK soruşturmaları kapsamında tutuklanan eğitimci Ebru Yiğit ve Zöhre Taş’ın tutuklanmasının KESK ve Eğitim Sen’e yönelik “sistematik gözaltı ve tutuklama” olduğunu vurgulayarak sürdürdü. Bayandır, mücadelenin getirdiği bedel ne olursa olsun, mücadelelerini sürdüreceklerinin altını çizerek sözlerini sonlandırdı.

‘HÜKÜMET YANLISI TUTUM EMEKÇİLERE KAYBETİRİR’

Ardından konuşan Eğitim Sen Diyarbakır 2’nolu Şube Başkanı Recep Şimşek, toplu iş sözleşmelerinde hükümet yanlısı tutumun emekçilere kaybettirdiğini söyledi.  Şimşek, “Son toplusözleşmede enflasyon farkının hesaplamaya katılmaması nedeniyle kamu emekçileri yanlış hesaplamadan dolayı mağdur edilmiştir. Bir yıl içinde TL’de yaşanan değer kaybı %18’in üzerindedir. Bu rakamlara yıllık resmi enflasyonun yüzde 11’e dayanmasıyla satın alım gücümüzde yaşanan azalmayı da eklediğimizde, sadece ekonomik anlamda yaşadığımız kaybın büyüklüğü ortaya çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

Toplu sözleşmelerin yapıldığı dönemin sınırlılıklarını işaret eden Şimşek, ”Bütün sınırlılıklarına ve eksikliklerine rağmen, kamu emekçilerinin toplusözleşme süreci, başta ağır ekonomik sorunlarımız olmak üzere, çalışma ve yaşam koşullarımıza ilişkin kalıcı çözümler üretilmesi için somut talepler etrafında mücadele edilmesi açısından ayrı bir önem taşımaktadır” diye konuştu.

‘KAMU HİZMETLERİ ANADİLDE OLMALIDIR’

Toplu sözleşmeye dönelik taleplerinde ısrarcı olduklarını vurgulayan Şimşek, “Eğitim Sen olarak 2018-2019 yıllarını kapsayacak olan toplusözleşme sürecinde temel talebimiz toplumdaki adalet talebinin dikkate alınması, özellikle 15 Temmuz sonrasında kamuda yaşanan cadı avı niteliğindeki ihraçların geri alınması, idari ve siyasi tasarrufların değil, hukukun işletilmesi, adaletin tecelli etmesidir” dedi.

Toplu iş sözleşmelerinde KESK’in taleplerini sıralayan Şimşek, talepler arasında kamu kurumlarında “Kamu hizmetleri herkese parasız, eşit, nitelikli, ulaşılabilir ve anadilinde olmalıdır “ talebini dile getirdi.

KESK üzerindeki baskılara dikkati çeken Şimşek, baskıların son bulması ve tutuklanan arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi. 

Bu haber toplam 363 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim