• BIST 108.934
  • Altın 154,635
  • Dolar 3,8280
  • Euro 4,5256
  • Diyarbakır 4 °C
  • Mardin 9 °C
  • Batman 3 °C

Kim İl Başkanı Olmalı, Kim Olmamalı?

Mücahit Ceylan

Herkesin malumu AK Parti, olası bir erken seçim öncesinde Türkiye’de yeni bir strateji geliştirerek yerel yönetim ve il teşkilatlarında yenilenme hamlesi başlattı. Bu doğrultuda birçok ilde belediye başkanları ve il başkanları istifa ettirildi.

 

Diyarbakır için bu süreç biraz daha farklı işliyor. Yerel yönetimleri kayyum marifetiyle yöneten AK Parti iktidarı, il teşkilatı için kongreyi işletecek gibi görünüyor.

 

Genel merkezin, eski teşkilatla yola devam etmeyeceği kararlılığının ardından mevcut il başkanı Muhammed Dara Akar kongrede aday olmayacağını açıkladı.

 

Bu durum doğal olarak o makama talip olmak isteyenler için bir fırsat yarattı.

 

İl başkanlığı için adaylık başvurularının yapıldığı son gün olan 24 Kasım’da bir twit paylaşmıştım.

 

Henüz başkanlık için aday olanların tam listesi elimde yokken, sosyal medyaya ve haber sitelerine demeç vermiş bazı adaylar üzerinden edindiğim izlenimi aktardığım bu twit sonrasındabazieleştirileraldım.

 

Paylaştığım yazıdaki değerlendirmemin başvuru yapan herkesi kapsadığı algısı bazı adaylarda rahatsızlık oluşturmuş.

 

Elbetteki bu değerlendirmem 52 adayın tamamını kapsamıyor.

 

Ancak, teşkilatı bilen ve bu adayları tanıyan herkes bu değerlendirmemin kimleri kapsadığını çok iyi anlamıştır.

 

Ünlü filozof Eflatun’un şu sözüyle ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır;

 

‘’İktidar, iktidara düşkün olmayan ve iktidardan gelecek yararlara ihtiyacı bulunmayanlara verilmelidir.’’

 

Bu anlayışın dışında olanlaradır sözüm.

 

AK Parti 15 yıldır Türkiye’yi tek başına yönetiyor. Aldığı her karar, atadığı her yönetici, oluşturduğu her teşkilat, bu ülkede yaşayan her bireyi direct olarak ilgilendiriyor.

 

DolayısıylaTürkiye’nin en stratejik illerinden biri olan Diyarbakır’a il başkanı atanacak yahut seçilecekse, önemli bazı kıstasların olması da zaruridir.

 

Çünkü genel merkezin oluşturduğu çatı politikalar, il teşkilatlarının stunları üstüne inşa edilir.

 

Bu stunların sağlamlığı, çatı politikanın akibetini belirler.

 

İl teşkilatları bu kadar önemliyken, teşkilata başkanlık edecek kişinin hem konjöktürel hem de politik olarak donanımlı olması elzemdir.

 

Yazı başlığımda ki ‘Kim İl Başkanı Olmalı, Kim Olmamalı?’ sorusunun çok net bir cevabı var;

 

Hem Diyarbakır’ın hem de ülkenin sorunlarını görebilen, tanımlayabilen, bunlara çareler üretebilen ve o çarelerin en iyilerini uygulamaya koyma noktasında etkinliğini kanıtlayarak sonuçlarını alabilen ve bu sonuçları değerlendirebilen bir adaysanız il başkanlığı ananızın sütü kadar helaldir size.

 

Böylesi bir başkan olmak arzusunda veliyakatında iseniz, atılan twitler ve yazılan yazılardan rahatsız olmaz, bilakis kendinizi bu amaç ve doğrultusunda daha iyi ifade etmek için çabanızı arttırırsınız.

 

Beni bu konuda yanıltırsanız, kazanan Diyarbakır olur.

 

Sevgi ve saygılarımla.

Bu yazı toplam 447 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim