• BIST 108.934
  • Altın 154,635
  • Dolar 3,8280
  • Euro 4,5256
  • Diyarbakır 4 °C
  • Mardin 9 °C
  • Batman 3 °C

‘O’nun Katledilemesi Barıştan Uzaklaşılan Bir Sürecin Miladı Oldu’

‘O’nun Katledilemesi Barıştan Uzaklaşılan Bir Sürecin Miladı Oldu’
Görevi başındayken katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin ölümün ikinci yıldönümünde yapılan anma etkinliğinde konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen “Tahir Elçi’nin katledildiği 28 Kasım 2015 tarihi ise Türkiye’nin demokrasiden ve barıştan alenen uzaklaştığı bir sürecin miladı olmuştur” dedi.

Salih YEŞİL

Diyarbakır Baro Başkanı iken 28 Kasım 2015'de Dört Ayaklı Minarenin ayaklarına isabet eden kurşunlarla ilgili basın açıklaması yaptığı sırada, yaşanan çatışmanın arasında kalıp başına isabet eden kurşunla hayatını kaybeden Tahir Elçi için Diyarbakır Barosu anma etkinliği düzenledi.

 

Diyarbakır Barosu’nun düzenlediği anma etkinliğine, merhum Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi, Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, Diyarbakır eski Baro Başkanı ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP’nin avukat kökenli milletvekilleri Osman Baydemir, Meral Danış Beştaş’ın yanı sıra Diyarbakır Barosu’na bağlı çok sayıda avukat ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

 

Dört Ayaklı Minare önünde yapılan anma etkinliği Tahir Elçi’nin vurulduğu saat olan 10.30’d bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

 

Saygı duruşunun ardından konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, “Tahir Elçi’nin aramızdan alınışının ikinci yılında, aramızdan alındığı Dört Ayaklı Minare'nin altında, tüm sevenleri ve dostlarıyla bir aradayız. Yüreğimizdeki  acı, keder ve öfke katlanarak büyümektedir. Biliyoruz; ölüm, çoğu zaman bir cam kırığı gibi keskin ve kalanlar için sonsuz bir burukluktur. Ve yine biliyoruz ki; bu burukluğumuzun yarına kalan bir sesi vardır. Bu ses hukukun, vicdanın ve adaletin hiç kısılmayacak sesi, yani Tahir Elçi'nin sesidir” dedi.

 

‘TEMEL HAKLAR SINIRLANDIRILMIŞTIR’

 

Özmen, Tahir Elçi’nin çatışmaları durdurma çağrısının duyulmamasını “hukuki ve toplumsal alanda büyük tahribatlar ve kırılmalar yarattığı” kaydederek, “Tahir Elçi’nin iki yıl önce tam da buradan bütün taraflara ‘savaşa, operasyona ve çatışmaya karşı’ yükselttiği sesin duyulmamış olması; siyasi, hukuki ve toplumsal alanda büyük tahribatlar ve kırılmalar yaratmıştır. Yaşanan bu olumsuzlukların devamında ülke demokratik kazanımlardan uzaklaşarak hiç olmadığı kadar baskıcı bir rejim sürecine girmiştir. Evrensel insan hakları hukuku, demokratik ve bireysel haklar askıya alınmış, Anayasa ile güvence altına alınan basın özgürlüğü, örgütlenme ve sendikal haklar gibi demokratik siyasal rejimlerde vazgeçilemeyecek temel haklar sınırlandırılmıştır” diye konuştu.

 

‘ÇÖZÜMÜN YERİNİ ŞİDDET VE GÜVENLİKÇİ POLİTİKALAR ALMIŞ’

 

“2015 yılının Temmuz ayı Türkiye için onarılması güç sorunlarla karşı karşıya kalınan yeni bir sürecin başlangıcı olduğu” değerlendirmesinde bulunan Özmen, “Bu sürecin devamında Tahir Elçi’nin katledildiği 28 Kasım 2015 tarihi ise Türkiye’nin demokrasiden ve barıştan alenen uzaklaştığı bir sürecin miladı olmuştur. Bu tarihten itibaren siyasal iktidarın demokratik değerlere sırtını dönmesiyle başlayan yeni süreç, başta insan hakları ihlallerinde artış, sivil yerleşim alanlarında çatışmaların yaygınlaşması,  göç ve duygusal kopuşun başlangıcı da olmuştur. Çözümün, diyalogun ve müzakerenin yerini maalesef yeniden şiddet ve güvenlikçi politikalar almıştır. Geçen iki yıllık süre zarfında ebedi başkanımızın dikkat çektiği ve engellemek için de hayatını ortaya koyduğu olaylar bütün ağırlığıyla yaşanmış ve toplumda izleri silinemeyecek derin yaralar açmıştır” diye belirtti.

 

 

“Türkiye’nin demokrasiden uzaklaşması aynı zamanda Kürt meselesinin de demokratik ilkeler çerçevesinde çözüm yöntemlerini zorlaştırdığını ifade eden Diyarbakır Barosu Başkanı Özmen, “Daha önce de tecrübe edildiği üzere ülkedeki derin siyasal krizlerin baş göstermesinin temel nedeni, Türkiye devletinin demokratik teamüllerden uzaklaşması olmuştur. Demokratik teamüllerden uzaklaşmanın tezahürü devletin Kürt meselesinde güvenlikçi politikalarına geri dönüşü olmuş böylelikle toplum, çatışmaların yorgunu ve mağduru olmaya itilmiştir. Tahir Elçi'nin katledilmesi tam da bu siyasal ve demokratik zeminden geri dönüşün başlangıcı olmuştur” şeklinde konuştu.

 

‘İKTİDAR NORMALLEŞMEYE DAİR İRADE ORTAYA KOYMUYOR’

 

Yürürlükteki OHAL rejiminin kaldırılması, geçmişle yüzleşmek ve Tahir Elçi suikastının aydınlatılması bu minvalde yeniden normalleşme zeminini yaratarak sorunların şiddetten uzak demokratik zeminde tartışılmasını sağlayacağını dile getiren Özman, “Ne yazık ki siyasal iktidarın bu normalleşmenin başlayacağına dair bir iradeyi ortaya koymuyor olmasını üzülerek gözlemlemekteyiz” dedi.

 

Elçi’nin katledilmesinin üzerinde geçen 2 yıla rağmen dava dosyasında somut bir ilerlemenin kaydedilmediğini aktaran Özmen, “Tahir Elçi dosyası önemsenerek itinayla soruşturulan bir dosya olmaktan ziyade, sıradan bir soruşturma dosyası haline dönüştürülmektedir. Dönemin Başbakanı ve Adalet Bakanının  “faillerin bulunacağı” beyanı ve taahhüdüne rağmen söz verenlerin bu resmi söz ve taahhütlerine aykırı davranması tipik bir devlet refleksi örneğini oluşturmaktadır. Bu durum bizleri kaygılandırsa da bizler adaletin tecelli edeceği umudumuzu halen koruyor ve korumak zorundayız.Bu suikast aydınlatılmadığı sürece Türk Hukuk siteminin adalet terazisi ‘ail’ kalacaktır” ifadelerini kullandı.

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A ÇAĞRI

 

Özmen, Elçi cinayetinin tüm yönleriyle aydınlatılmasının güçlü ve etkin kamu idaresi ve hükümetin desteğini ortaya koymasıyla mümkün olacağının altını çizerek, “Devlet olmanın sorumluluğu gereği bu beklenti, talep ve temennimiz haklı ve meşrudur” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık görevi döneninde söylediği, “Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı koyunun mesuliyeti bizden sorulur” sözlerini hatırlatan Özmen, “Elçi bir baro başkanı, saygın bir hukukçu ve insan hakları savunucusuydu, Dicle'nin kıyısında değil Diyarbakır'ın merkezinde onlarca kameranın önünde adeta canlı yayında katledildi bugünün Cumhurbaşkanı olarak mesuliyetinizin gereğini yerine getirmenizi bekliyoruz” şeklinde konuştu.

 

Özmen, Tahir Elçi’yi bir kez daha anarak konuşmasını “Barış, demokrasi, özgürlük ve insan hakları mücadelesini sürdürmeye devam edeceğimizi belirtmek istiyoruz” diyerek noktaladı.

 

Yapılan açıklamanın ardından anma etkinliği, Elçi’nin vurulduğu Dört Ayaklı Minare’nin ayakları önünde bırakılan karanfillerle son buldu.

 

 

Bu haber toplam 165 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim