• BIST 108.934
  • Altın 154,635
  • Dolar 3,8280
  • Euro 4,5256
  • Diyarbakır 4 °C
  • Mardin 9 °C
  • Batman 3 °C

Sinoğlu Camii

Fatih Yokuş

Ülkemiz ve de özellikle bölgemiz her yönüyle güzeldir. 

     Hele Amid yani Diyarıberk, Diyarbakır’ımız bir başka güzeldir.

      Bir süredir ara verdiğim Diyarbakır’ı tanıtıcı yazılarıma tarihi Sin Camisi ile devam edeyim.

     Bizler tarihi bilgileri öğrenme bakımından fakiriz. Ne kendimiz merak eder öğreniriz ne de yeterli bilgiyi öğrenecek bir yer vardır.

    Diyarbakır’ı bilirsek sever, sevdikçe de öğrenmeye çalışır buda kişiye tarifi mükemmel bir haz verir.

   Tarihi camileri gezerken, bir bayanın Antalya’dan gelip şehrimizin tarihi mekânlarını gezmesi ve “Takdire şayan, Açık hava müzesi, inanç turizmi bakımından eşsiz, Kültür hazinesi, Osmanlının nadide eserlerinin bulunduğu bir yer, tarihin en eski ve kadim şehri…” gibi anlatımı beni gerçekten duygulandırdı.

     Birçoğumuzun bu şehirde yaşıyor, civar illerde olmamıza veya Diyarbakır’a herhangi bir sebepten dolayı geldiğimiz halde, tarihi değere sahip ve inanç bakımından önem arz eden yerleri merak etmememiz, gezip görmememiz bir eksikliktir.

    Eskiden şehirler gelişirken İbadethaneler merkez kabul edilir, ticaret yerleri buna göre düzenlenirdir.

    Diyarbakır’da Dıramar (Ulu cami) merkezli olarak gelişmiştir.

    Müslümanların fetih etmesiyle Ulu Cami adını alan burası şehrin can damarı olmuştur.

Sonradan Çarşiya Şevuti denilen, bakırcılar çarşısı Yüz yıllarca Diyarbakır’ın ekonomisini sırtlamıştır.

     Bu çarşının Kuzey sınırını Ulu Camı ile başlar, Güney sınırına da fark edilmeyen İbn-i Sin Camisidir.

    Bu cami; Melik Ahmet Paşa Cadesi üzerinde kazancılar Çarşısı’nın yanında yer almaktadır. Kitabesi olmayan yapının XVI yy da 1518-1540 tarihleri arasında yapılmış olduğu düşünülmektedir. (Beysanoğlu 1996, s. 586)

    Yapı 1863 tarihine kadar cami olarak , daha sonra on yıl Subyan mektebi (ilk okul) olarak kullanıldığı (Halifeoğlu 2009, s.327) Daha sonra tekrar cami haline getirilmiştir.

    1944 yılında vakıflar bölge müdürlüğünce satılmış; satın alan kişi Camiyi tamir ettirmiş, kemerlerin sutunlara olan kısmına tavan yapmış üstü cami altını da ticaret hane olarak kullanmış ve kullanmaya devam etmektedir.

    Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu Caminin Şemsi EFENDİ adında bir zat tarafında yapıldığını belirtmete ve yapılış hikâyesi:

“ Cami yaptıran Şemsi EFENDİ ana rahminde iken babası “İlahi bu ehlimin karnındaki evladımı sana emanet ederim” der ve gazaya gider. Sefer dönüşünde hanımının öldüğünü öğrenir ve mahalleliden kabrini sorar, hanımının kabrini gördüğünde selam verir ve kabirde “Ve aleykümesellam ya din uğruna cihat eden babam” der. Orada bulunanlar bu olaya şaşarlar ve kabri açarlar çocuğu annesinin sağ tarafında ve sağ memesi ile beslenmiş görürler. Sonra babası sine (göğüs) gerip evladını çıkarır ve kabri örter. Çok güzel olduğu için ona Şemsi adını verirler kabirde çıktığı içinde Sinoğlu (Sin=kabir) diye meşhur olur. Mübarek bir zat olan Şemsi efendi parasıyla bu camiyi yaptırır.

     Ruhaniyetli latif ve nurlu bir camidir. Caminin batıya bakan cephesinin bulunduğu sokağa “BİSMİLLAH KÜÇESİ” denir. (Evliya çelebi seyahatname)

     Kabrin nerede olduğu bilinmemektedir.

    Mimarisi;

     Cami enine dik dörtgen, planlı ve üç sahınlı harım mekanı, avlu ve abdest alma yerinden dan oluşur.

     Doğu-bati yönünde enine dikdörtgen planlı ve düz damla örtülmüştür.

    Güney cephesi, Melik Ahmed Paşa Caddesine bakan mescidin avlusuna doğu ve kuzeydeki kapıda gidilir.

    Avludan daha yüksek yer alan harim, doğu-bati yönünde ve enine dikdörtgen planlı olup, avludan doğudaki düz lentolu bir kapı açıldığında girilmektedir.

     İç mekan, kıble duvarına paralel olarak uzanan uç sahindan oluşmaktadır.

   Çini pek kullanılmamış, siyah kesme taştan yapılmıştır.

   Bismillah denilerek girilen bu semt ve cami görülme değerdir.

    Dua ve selamlarla.

Bu yazı toplam 135 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim