• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Diyarbakır 23 °C
  • Mardin 20 °C
  • Batman 21 °C

Tutukluluk süresi üzerinden çözüm aramak yanlış

Tutukluluk süresi üzerinden çözüm aramak yanlış
Yargıtay Başkanı Kaynak, adli yılın açılışında isim vermeden Ergenekon davasında dile getirilen tutukluluk süresiyle ilgili eleştirileri cevapladı.

 

Yargıtay Başkanı Kaynak, adli yılın açılışında isim vermeden Ergenekon davasında dile getirilen tutukluluk süresiyle ilgili eleştirileri cevapladı. Bunun davaların makul sürede bitirilememesinden kaynaklandığını belirtirken şu uyarıda bulundu: "Gerekmediği halde koruma tedbirlerine (tutukluluk) başvurmak ne kadar yanlış ise gerektiği halde uygulamamak da yanlıştır. Yargılamanın selameti açısından sakıncalı sonuçlar doğurur."

Yeni adli yıl dün başladı. Açılış töreninde dikkatler Yargıtay Başkanı'na çevrilirken, Nazım Kaynak konuşmasında terörden tutukluluk süresine, yargının iş yükünden yeni anayasaya kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. 'Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda özel yetkili mahkemelerin gereksiz yere tutuklama kararı aldığı' eleştirilerine üstü kapalı cevap verdi. Türkiye'deki tutuklu sayısının başka ülkelerle kıyaslandığında hükümlü sayısına göre daha fazla olduğunu kabul eden Yargıtay Başkanı, ancak bunun tutuklama müessesesinin hatalı uygulanmasından çok, davaların makul sürede bitirilememesinden kaynaklandığını söyledi. "Bunları göz ardı ederek, salt tutuklama sürelerinden yola çıkılarak çözüm aramak, sakıncalı başka sonuçlara yol açar." uyarısında bulunan Kaynak, isim vermeden Hizbullah sanıklarının tahliyesini hatırlattı. "Nitekim kanundaki süre sınırlaması sebebiyle bazı ceza dairelerimizce gerçekleştirilen tahliyeler nedeniyle Yargıtay'a yöneltilen haksız eleştiriler hafızalardadır." dedi. Tutukluluğun yargılamada ağır bir tedbir olduğunu ifade eden Kaynak, ancak burada konunun iki boyutu bulunduğunu anlattı. Ardından şu tespiti yaptı: "Soruşturma ve kovuşturma sırasında gerekmediği halde koruma tedbirlerine başvurmak ne kadar yanlış ise gerektiği halde bu tedbirleri uygulamamak da o kadar yanlıştır. Bu, yargılamanın selameti açısından sakıncalı sonuçlar doğurur." Yargıtay Başkanı'nın konuşmasında meslektaşlarına da önemli tavsiyeler yer aldı: "Hakimlerin siyasallaşması, siyasallaştırılmak istenmesi ve siyasete konu yapılması yanlıştır. Hakimin dürüst olması yeterli değildir. Hakim aynı zamanda dürüst görüntü vermek zorundadır."

 

Adli Yıl'ın açılışı dolayısıyla Ankara Ticaret Odası Kongre Salonu'nda tören düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay, Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ile Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay üyeleri, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.

Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, yeni adli yıl açılış konuşmasında terörden tutukluluk süresine, yargının iş yükünden yeni anayasa yapımı konularında önemli mesajlar verdi. Tutuklu sayısının fazlalığının 'tutuklama müessesesinin hatalı uygulamasından çok, iş yoğunluğu ve benzeri sebeplerle davaların makul sürede bitirilememesinden' kaynaklandığını ifade etti. İş yükü sorunu dikkate alınmadan tutukluluk süresinin kısaltılmasının sakıncalarına dikkat çeken Kaynak, "Nitekim kanundaki süre sınırlaması sebebiyle bazı Ceza Dairelerimizce gerçekleştirilen tahliyeler nedeniyle Yargıtay'a yöneltilen haksız eleştiriler hafızalardadır." diyerek ismini anmadan Hizbullah sanıklarının tahliyesini hatırlattı. Kaynak'ın diğer mesajları özetle şöyle:

Yargının sorunlarının en acili, davaların makul sürede bitirilememesi: Makul sürede yargılanma hakkı, acil yargılanma hakkının en önemli gereklerinden birisidir. Hızlı ve adil karar verilmesi, yargılamanın temel amaçları arasındadır. Hak arama özgürlüğünün hayata geçirilmesi, aranılan hakka makul sürelerde ulaşılabilmesi ve bu anlamda yargılamanın hızlandırılması, tek başına yargının başarabileceği bir iş değildir. Bu konuda başta yargının doğrudan yardımcısı olan kurumlar olmak üzere ülkemizin bütün kurumlarına büyük görevler düşmektedir.

İş yoğunluğu örtülebilir olmaktan uzak: Yargıtay'daki iş yükünün altından kalkılamaz ölçüde artmış olması, kesinlikle Yargıtay mensuplarının çalışma yoğunluğuyla ilgili değildir. Özellikle tetkik hakimlerinin işyerinde çalışmakla yetinmeyip dosyaları evlerine götürdükleri, malumdur. Buna rağmen iş sayısı azalmamakta, aksine sürekli artış göstermektedir. Yargıtay'da bir yılda bakılan iş miktarı, Almanya Yüksek Mahkemesi'nde bakılan iş miktarının 173 katıdır. Görüldüğü gibi durum hiç de iç açıcı değildir. Örtülebilir, saklanabilir olmaktan uzaktır. Bu sorunun sonuçları tüm ülkede yaşanmaktadır.

Hakimlerin siyasallaştırılmak istenmesi yanlış: Toplumda güven ve huzur ile sosyal barışın sağlanması, ancak bağımsız yargının varlığıyla mümkün. Hakimler, siyasal düşüncelerinin etkisiyle karar veremezler ve siyasal düşüncelerini kararlarına yansıtamazlar. Hakimlerin siyasallaşması, siyasallaştırılmak istenmesi ve siyasete konu yapılması yanlıştır. Hakimin dürüst olması yeterli değildir. Hakim aynı zamanda dürüst görüntü vermek zorundadır.

 

Yeni anayasa çoğulcu ve uzlaştırıcı olmalı: Yapılacak yeni anayasa, toplumun beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayan, demokratik standartlara uygun, temel hak ve özgürlükleri koruyan, çoğulcu, uzlaştırıcı, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkesini önde tutan bir anlayışla hazırlanmalı. Yeni anayasa yapılırken evrensel hukuk ve evrensel demokrasi ilkeleri de göz ardı edilmemeli. Yargıyı ilgilendiren değişiklikler yapılırken, yüksek mahkemelerin, ilk derece mahkemelerinin, HSYK'nın, barolarla üniversitelerin görüşlerine de başvurulmalı.

Esas olan erklerin uyumlu çalışmasıdır: Gücün tek elde toplanması yerine birbirini denetlemesi ve birlikte çalışması kuvvetler ayrılığı ilkesini oluşturur. Kuvvetler ayrılığı erkler arasında bir üstünlük sıralaması olmadığı gibi erklerin çatışma halinde bulunmalarına da elverişli değildir. Esas olan erklerin uyumlu çalışmasıdır. Devlet yetkilerinin kullanılmasında medeni bir iş bölümü amaçlanmış olup, yargı kuvveti de yerine göre diğer kuvvetlerin gereği gibi çalışmasını kolaylaştıracak bir denge ve istikrar unsuru olarak görülmüştür.

Bireysel başvuru yolu, yeni bir ihlal nedeni haline getirilmemeli: AİHM kararları sebebiyle geçen yıl 25 milyon Euro tazminat ödedik. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı tanınmasının sebebi, Türkiye aleyhine AİHM'ye yapılan başvuruları azaltmak. Bu bağlamda, 23 Eylül 2012 tarihinde uygulamaya başlandığında, ilk anda ve yılda ne kadar başvuru olabileceğini tahmin etmek zor olmakla birlikte, bu sayının yüz binleri bulması durumunda böyle bir iş yüküyle nasıl baş edilebileceği, üzerinde durulması gereken çok önemli bir husustur. Özellikle yaşanabilecek olası gecikmeler, bireysel başvuru yolunu AİHM'de ileri sürülebilecek ayrı bir ihlal nedeni haline getirmemelidir.

 

Hâkimler, tutuklama konusunda son derece duyarlı davranmalı

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Vedat Ahsen Coşar, soruşturmalarda tutuklama sürelerinin uzunluğunu eleştirdi. Hâkimlerden tutuklama konusunda son derece duyarlı davranmalarını isteyen Coşar, tutukluluğa alternatif adli tedbirlerin daha fazla uygulanması gerektiğini belirtti. Coşar, "TBB olarak talebimiz ve dileğimiz, hâkimlerimizin hiç de hak etmediğimiz 'tutuklama ayıbından' ülkemizi bir an önce kurtarmalarıdır." dedi.

Adli yıl açılış töreninde konuşan TBB Başkanı, Türkiye'de iyi gitmeyen işlerden birisinin de adaletin geç tecelli etmesi olduğunu kaydetti. Coşar, "Yargılama için makul görülen süreler, ne zaman sonuçlanacağı belli olmayan Ergenekon davasında olsun, KCK davasında olsun daha şimdiden aşılmıştır." ifadelerini kullandı. Coşar, Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarının görevden alınmasını da eleştirdi. Savcıların görevden alınmasının siyasilerin yargıya müdahalesi anlamını taşıdığını iddia etti. Öte yandan Kılıçdaroğlu, Coşar'ın konuşmasını beğendiğini söyledi.

Bu haber toplam 579 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim