• BIST 99.639
  • Altın 141,393
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Diyarbakır 23 °C
  • Mardin 23 °C
  • Batman 18 °C

VAN KADIN DERNEĞİ BAŞKANI

VAN KADIN DERNEĞİ BAŞKANI
Van Kadın Derneği Başkanı Zozan Özgökçe, vicdani reddini açıkladı.

 

İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi'nde bir basın toplantısı düzenleyen Zozan Özgökçe, militarizmin; askeri değerlerin ve savaşın yüceltilmesinin yanı sıra erkekliğe atfedilen değerlerin meşruluğuna ve üstünlüğüne dayandığını belirtti. Feminist ve anti-militarist bir kadın olarak her türlü otoriteyi, savaşı, hiyerarşiyi ve cinsiyetçi politikayı reddettiğini belirten Özgökçe, vicdan ve politik kanaatlerine dayanarak vicdani reddini açıkladığını söyledi. Özgökçe, "Militarizmin cinsiyetlendirilmiş güvenlik politikası, erkeklerin savaşçı robotlar, kadınların da pasif, sadık, hatta sorgusuz itaat eden destekçileri rolünü oynadığı vatandaş tipini oluşturmaktadır. Cynthia Enloe'nin dediği gibi, 'Militarist siyasette kadınlara düşen rol, asker eşi, oğlunu askerliğe yüreklendiren anne, yaralı askeri iyileştiren hastabakıcı, askerleri eğlendiren fahişe ve cephe gerisi hizmetlerine koşturan görevli kadın olmaktır.' Bunu sağlamanın yolu da milliyetçi ve dini ideolojiler aracılığıyla hayali 'biz' (ulus) kimliğini oluşturmaktan geçmektedir. Askerlik süresince disipline edilen, 'adam olma' rüştünü ispatlamış olarak topluma dönen erkek, kazandığı ayrıcalıklı konum sayesinde devletin sunduğu imkanlara ulaşmanın avantajlarını kullandığı gibi ailesine ve çevresine de bir çeşit 'devlet' olarak dönmektedir. Militarizmin istediği 'erkeklik', vatanı ve kadını korumak gibi 'kutsal' davalar adına şiddet kullanmak için bir icazet anlamına geliyor. Baba, koca veya ağabey sıfatlarıyla ailenin de askeri olmaya soyunan erkek; kadını korumak, kollamak, cinsel kimliğini denetlemek gibi pratikleri doğal vazifesi olarak görmektedir. Toplumdaki eşitsiz cinsiyet ilişkileri militarizme eklemlenerek kadınları, zayıf, güçsüz ve yönetilmeye muhtaç gören bakış açılarını pekiştirmektedir" dedi.

 

Özgökçe; vatanın, uğrunda savaşılacak ve ölünecek bir kadın bedeni olarak kurgulanmasının, kadını erkeğin korumasına tabi kılan zihniyeti güçlendirmek olduğunu belirterek, "Erkeğin aile içinde namus, şeref, ahlak gibi değerler adına kullandığı şiddet, devletin başka milletlere yönelik kışkırttığı savaşların da dayandığı ilkelere dönüşmektedir. Ceberut devlet geleneğinin güçlü olduğu Türkiye'de, 'Her Türk asker doğar' veya 'Türklüğün bağrından çıkmış silahlı kuvvetler' gibi söylemlerle askerlik adeta bir milli özellik haline getirilerek sorgulanamaz kılınmıştır. Devletin Kürt halkına karşı yıllardır yürüttüğü savaş, militarist siyasetin gücüne tapmanın bir sonucu olarak süregelmektedir. Şiddeti, hiyerarşiyi, otoriteyi, güçlü olmayı ve ölümü kutsayan militarist ideoloji, gündelik hayatın deposunda biriken eril şiddetin de kaynağıdır. Ulusal savaşlarda veya etnik soykırımlarda birer ölüm makinesine dönüşen modern orduların değişmeyen kurbanları ve savaş ganimetleri yine kadınlardır. Militarist şiddetin, fethedilmesi gereken bir düşman olarak gördüğü kadın bedeni, her savaşta tecavüz, zorla hamile kalmak, işkence ve her türlü aşağılanmaya maruz kalmaktan fazlasıyla nasibini almaktadır. Eril tahakküm, hiyerarşiyi, tabi kılmayı ve bütün bunlar için de doğal olarak zor kullanımı gerekli kılmaktadır" şeklinde konuştu.

Militarizmin, aynı zamanda toplumsal kaynakların canavarca sömürülmesi demek olduğunu belirten Özgökçe, "Savaş ekonomisi için harcanan bütçeler, insanlığın sosyal ve ekonomik refahından çalınmaktadır. ABD'nin orduya ayırdığı 1.3 trilyon dolarlık bütçe, toplam dünya ülkelerinin ayırdığı bütçeye eşittir. Türkiye'de otuz yıldır sürdürülen iç savaşa ve Savunma Bakanlığı'na ayrılan bütçelerle tüm sosyal ve ekonomik sorunları çözebilirdik. Sözün özü, feminist ve anti-militarist bir kadın olarak, her türlü otoriteyi, savaşı, hiyerarşiyi ve cinsiyetçi politikayı reddettiğimi belirterek vicdanıma ve politik kanaatlerime dayanarak vicdani reddimi açıklıyorum. Bir kadın olarak askere gitmiyorum, ancak yukarıda bahsettiğim nedenlerle militarizmin kadınların gündelik hayatlarına olan olumsuz etkileri açısından vicdani reddimi sadece Türkiye'de devam eden bu savaştan dolayı değil tüm iktidarların savaşlarına karşı olduğum için açıklıyorum. Hepimizi kapsayacak bir özgürlük; otoritenin, mülkiyetin, cinsiyetçiliğin ve iddetin lağvedildiği bir dünyada ancak mümkündür" ifadelerini kullandı.

Bu haber toplam 1310 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Diyarbakır'da Buğday Ekili Tarla Kül Oldu24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Silvan’da Tader’den Ramazan Yardımı24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • 40 Yetim ve Öksüz Çocuk Sevindirildi24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Büyükşehir’den Bayram Tedbirleri24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • “Babalar Arası Tavla Turnuvası”24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Çevreci İmamdan Süzgeçli Vaaz24 Haziran 2017 Cumartesi 06:03
  • Bağlar Belediyesi Bir Mahallenin Daha Yolunu Yaptı24 Haziran 2017 Cumartesi 06:02
  • Batman’da Umreye Gönderilecek 4 Kişi Kurayla Belirlendi24 Haziran 2017 Cumartesi 06:02
  • Mardin’de Kaçakçılık Operasyonları24 Haziran 2017 Cumartesi 06:02
  • Arazi Kavgası Kanlı Bitti: 3 Yaralı23 Haziran 2017 Cuma 06:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim