• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Diyarbakır 18 °C
  • Mardin 15 °C
  • Batman 15 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Dünyanın dört bir yanında meydana gelen şiddet, çatışma, işsizlik, açlık, yokluk, sefalet ve umutsuzluğun temel sebebi ekonomik koşulların iyiye gitmemesi olarak gösterilebilir.

 

Dünyanın dört bir yanında meydana gelen şiddet, çatışma, işsizlik, açlık, yokluk, sefalet ve umutsuzluğun temel sebebi ekonomik koşulların iyiye gitmemesi olarak gösterilebilir. Dünyadaki bazı ülkeler dünya ekonomisinin büyük bir kısmını ellerinde bulundururken diğer bir kısım ise açlık, yokluk, sefalet ve ekonomik krizlerin yaşandığı ülkeler olması bir ülkenin yaşam sürecinde ekonominin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bölgemizde yaşanan sıkıntıların temelinde ekonomik faktörler önemli rol oynamaktadır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye sınırları içerisinde olan diğer beş bölgeye göre daha az gelişmiş olması, yaşanan siyasi ve sosyal sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu bölgelerin sınırları içerisinde bulunan illerden ekonomik olarak iyi bir konuma gelmiş il sayısının çok az olduğunu görebilmek mümkün. Diğer birçok il ise Türkiye ortalamasının altında bir ekonomik gelire sahip. Uzun yıllardır yaşanan şiddet ve çatışmanın olduğu iller, ilerleyeceklerine sürekli geri gittiler. Belirsizliğin hâkim olduğu yerlerde yatırımlar yapılmaz, krediler verilmez hatta devlet desteği bile kesilir. Öylece o şehirler kendi hallerine bırakılmış olurlar. Bölgemiz uzun dönemdir şiddet ve çatışma bahaneleriyle risk bölgesi olarak deklare edildi. Özel kuruluşların yatırımları olmadığı gibi devlet bu bölgelere yatırım yapmadı. Yatırım yapmak isteyip yapamayanlar, bölge sınırları dışına çıktılar. Yatırımlarını gittikleri illere yaptılar. Ayrıldıkları bölgeyi ise unuttular. Tabi ki devlette unuttu. Bölgede yaşayan halk, iş imkânlarının olmadığı, fakirliğin had safhada olduğu bir durumda kendi haline ve şiddetin, çatışmanın kucağına terk edildi.

Son dönemde devletin desteklemesiyle bölgemizde özellikle de Diyarbakır’ da önemli ekonomik gelişmeler oldu. Organize Sanayi Bölgesinin yetersiz kaldığı bir gelişme söz konusu iken, seracılıkta ve meracılıkta büyük gelişmeler yaşanıyor. GAP bölgeye parlak bir gelecek vaat ederken şiddet ve çatışma olaylarının yeniden ateşlenmesi bölgenin bu gidişatına darbe vurmaktadır. Bölgedeki esnaf, çiftçi ve sanatkârlara özel ve devlet bankaları tarafından kredi verilmesinde sorunlar yaşanıyor. Bankalar, bölgenin risk taşıdığını bahane ederek girişimcilere gereken desteği sağlamıyorlar. Çıkarılan sicil affıyla esnaf ve çiftçiler anadan doğma temiz bir hale geldikleri halde banka, en az 3-4 kefil istemede ısrar ediyor. Projelerini gerçekleştirmek için bankalardan kredi desteğini alamayan esnaf ve çiftçiler bölgenin ekonomik kalkınmasına olumlu açıdan katkıda bulunamıyorlar. Bankalar, bölgenin ve dolayısıyla Türkiye’nin gelişimine ve ilerlemesine darbe vuruyor böyle yaparak. Bu darbe, öncelikle de bölgede yaşayan insanlara vurulmuş oluyor. Kendi kaderine terk edilen bölge, bir kez daha da bankaların kredi desteğinde sıkıntılar yaşamasıyla kaderine terk edilmek isteniyor.

Devletin bu tür destek çalışmalarını özel bankalara bırakmaması gerekiyor. Top yekûn ülkenin kalkınması için ekonomik destekleri eksik etmemesi gerekiyor. Banka düzenleme ve denetlemelerinde çalışmalarını itina ile yapmalıdır. Getirdikleri afların denetimini yapmalıdır. Sicil aflar doğrultusunda hareket etmeyen bankalara yaptırım uygulamaları gerekmektedir. Ülkenin içinde bulunduğu durumdan kurtulması ancak ve ancak ekonomik kalkınmanın iyiye doğru gitmesiyle olur. İnsanların ekonomik yaşamlarında yapılacak olan iyileşme çalışmaları şiddet ve çatışma ortamına imkân bırakmaz. Tersine insanların ekonomik yaşamlarında oluşan kötü gidişat şiddet ve çatışmayı daha da şiddetlendirir.

Diyarbakır Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği çatısı altında birleşen esnaflara büyük görevler düşüyor. Her zaman bir taraftan destek alınmayabilir. Çok umut bağladığımız kişiler olmadık durumlarda bizi yalnız bırakabilirler. Bunlar, devlet kurumları da olabilir özel kurumlar da olabilir. Çatı altındaki esnaf, çiftçi ve sanatkârın dayanışmasıyla ekonomik imkânlar, birilerine muhtaç olmayacak şekilde ayarlanabilir. İşi yokuşa sürüklemekten ziyade yapıcı ve ısrarlı olmak en doğrusudur.

Bölgenin kalkınması, kararlı, ısrarlı ve azimli girişimcilerin ellerinden olacağı gibi, aynı şekilde bizlere olumsuz katkısı olan şiddet ve çatışma ortamı da girişimcilerin yapacakları büyük ekonomik atılımlarla çözüme kavuşacaktır. Bu düşünceye tüm kalbimle inanıyor ve esnafın bu konuda destekleneceğini umut ediyorum. 

Bu haber toplam 703 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim