• BIST 104.295
  • Altın 163,036
  • Dolar 3,9567
  • Euro 4,6398
  • Diyarbakır 13 °C
  • Mardin 16 °C
  • Batman 16 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Milletvekilliği görevi çok kutsal bir görevdir. Milletin vekili olan bir kişi kesinlikle ayrımcılık, kayırmacılık ve adaletsizlik yapmamalıdır. Her insanı eşit görmelidir.

 

 

Milletvekilliği görevi çok kutsal bir görevdir. Milletin vekili olan bir kişi kesinlikle ayrımcılık, kayırmacılık ve adaletsizlik yapmamalıdır. Her insanı eşit görmelidir. Sorununa çözüm talep eden bir insana asla ‘kimsin, kimdensin hangi partiye oy verdin’ gibi sorular yöneltmemelidir. Halktan önce birinci derecede yakınlarına hangi alanda olursa olsun öncelik, ayrım ve torpil yapmamalıdır.  Eşini, dostunu ve akrabasını asla halktan üstün görmemelidir.  Herkese eşit ve adaletli yönetim gütmelidir. Çünkü milletin vekilidir.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mine Lök Beyaz, iddialara göre Sağlık Bakanlığında İnşaat Mühendis’i olarak görev yapan eşi Necat Beyaz’ı Türkiye’nin en önemli ekonomi kurumlarından biri olan Başbakanlık kurumuna bağlı Türkiye İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı’nda önemli bir göreve gelmesini sağlamış. Bu önemli iddiayı hemen araştırmaya başladım.

Mine Hanım’ın eşi Necat Beyaz’ın Sağlık Bakanlığında İnşaat Mühendis’i olarak görev yapmış. Kısa bir süre önce iddia edilen TİKA’ ya atanmış ve buradaki görevine başlamış. Yani iddia doğru! 

Dün Milletvekili Mine Lök Beyaz’ı telefonla arayarak konu hakkında bilgi aldım. Kendisi aracılığıyla eşine torpil yapıldığını şiddetli bir şekilde ret etti. Eşinin kariyer hayatında gösterdiği başarıdan dolayı TİKA’ya atandığını belirtti. Ortaya atılan iddiaların ise tamamen asılsız olduğunu söyledi. Partisine ve kendisine yönelik ortaya atılan bu asılsız iddiaların kendisini yıpratmaya yönelik olduğunu dile getirdi.

Eşinin TİKA’ya atandığına dair ortaya atılan söylentiler doğruydu. Mine Hanım ile konuştuktan sonra olayın farklı bir boyuta çekildiğini gördüm. Siyasi yaşamların, her zaman hareketli ve asılsız iddialarla dolu dolu geçtiğini biliyoruz. Bu iddiayı duyduğumuzda araştırılması gereken bir konu olduğunu düşündüm. Biz, gazeteciler böyle konulara karşı duyarlı olmalıyız. Bizler, kamuoyunu bilgilendirme konusunda büyük bir sorumluluğumuz var. Her zaman ve her yerde milletin haklarını tarafsız bir şekilde iyi- kötü, doğru- yanlış ne olursa olsun dile getirmemiz gerekiyor. Bazen bu sorumlulukla hareket ettiğimiz için biz de asılsız iddialara kurban oluyoruz. Bilmem kimleri savunurken, kimleri de eleştiriyormuşuz.. Her zaman açık olduk ve ortaya attığımız haberler konusunda dikkatli davrandık. Bu Milletvekilinin eşine torpil yaptığını söyleyenler gibi. Olayı araştırmadan iddiayı, olduğu gibi dile getirmedik, getirmeyiz de.

Siyasi partilerde ne yaparsak yapalım oluşan kadrolaşmanın önüne geçemeyiz. Bu geçmişten günümüze nasıl gelmişse, günümüzden de geleceğe öyle gidecek gibi görünüyor. Her kurulan siyasi parti, daha rahat çalışmak için kendisine yakın gördüğü ve rahat çalışabileceği kişilerle çalışmalarını yürütürler. Bu çalışma sitili her zaman muhalefet partileri tarafından kullanılır. İktidarı yıpratmaya yönelik olarak bazen bu çalışmalarını sıklaştırırlar. Hatta bazen o kadar ileriye gider ki nereye varacağını kimse tahmin edemez. Bazen Milletvekilleri söylenenlere kurban olurlar bazen de milletvekillerin mensubu oldukları parti zarar görür ve hızlı bir şekilde yıpranır.

Sosyolojik olarak bu olayı ele aldığımızda kadrolaşmanın kaçınılmaz olduğunu görüyoruz. Ama bir parti içerisinde de kişi her istediğini yapamaz. İstediğini bireyi istediği yere atayamaz. Bu kim olursa olsun. Bir yere atanacak kişi gerçekten başarılı ve atandığı yerin hakkını verecek biriyse söyleyecek bir lafımız olmaz. Ortaya atılan iddiaların bile bile bir yere zarar vermesine de müsaade edilmemelidir.  Mine Hanım üç dönemdir iktidarda olan bir partiden milletvekili seçildi. Milletvekilli seçildikten sonra da bu tür iddiaları beraberinde getirmesi hem kendisi için hem de partisi için hoş olmayan bir durumdur. Kurum içerisinden herkes kendisinden sorumlu değildir. Hele bir de o kurum siyasi parti gibi bir bütünse etkilenecek kişilerin sayısı daha da çok olur.

Bu iddianın başka bir muhatabı da iktidar partisidir. Bünyesi altında bulunan her kim olursa olsun kendisinin etkilenmemesi çok zordur. Hiçbir Milletvekili’nin hakkı yoktur, böyle iddialarla partisine zarar vermeye. Herkesin gözü bu dönemde iktidar partisinin üzerindeyken bu parti mensubu olan herkesin çok dikkatli olması gerekiyor. Hizmette; ‘durmak yok, yola devam’ sloganını başka anlama gelmemesi için hem parti, hem de Milletvekilleri çok dikkatli olmalıdır. Normal hayatta yapılanlar daha büyük haksızlıklar içerirken siyasi hayatta yapılan en küçük hata bile dev bir hataymış gibi lanse edilebilir. Bana göre herkesin dikkatli hareket etmesi gerekiyor. Hiç kimse ne bir partiye ne de halka kazık atmayı kendine ilke edinmemelidir. Ebedi bir hayatı yaşamıyoruz. Dünya fani olduğu gibi yaptıklarımız da fanidir. Bu böyle biline..

 

 

 

Bu haber toplam 609 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim