• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Diyarbakır 18 °C
  • Mardin 15 °C
  • Batman 15 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Eskiden günümüze gelen bir söyleyiş vardır. ‘Ankara’da dayım var.’ Türkiye’nin her tarafına kan pompalayan kalbinde, bir dayısı olan bu dünyadaki yaşamını cennette yaşarmış gibi bir konuma getirir.

 

ANKARA’DA DAYIM (EŞİM) VAR

Eskiden günümüze gelen bir söyleyiş vardır. ‘Ankara’da dayım var.’ Türkiye’nin her tarafına kan pompalayan kalbinde, bir dayısı olan bu dünyadaki yaşamını cennette yaşarmış gibi bir konuma getirir. Türkiye genelindeki bütün önemli kurumlarına giriş bileti var demektir. Giriş biletini her konuda kullanabilirsiniz. İş konusu en önde gelen başlıklardan birisidir. Birini bir yere yerleştirmekle beraber ihale aracılığıyla iş yapanlar ve diğer konularda Ankara bileti sorunsuz bir şekilde kullanılır.

Ankara’daki dayı biletini kullanan da kullandıranda sonrasını düşündükleri için genellikle bir sorun oluşturmaz. İki tarafta memnundur. Yaptıkları ve yapacakları için meclisi bir iş bürosu gibi kullanırlar.

Parlamentonun mevcut sayısının 550 kişi olduğunu biliyoruz. Bu 550 kişiden dörtte birini bile dört yıllık süreç içersinde görmeyiz. Meclisin genel oturumlarına katıldıklarını  bazen görüyoruz. O da zorunlu olmazsa genel kurula da katılacakları şüpheli. Kendilerini dayı olarak görenlerin işleriyle zaman öldürüyorlar ya da ihale ve özel işleriyle ilgileniyorlar. Takii milletvekilleri süreleri sona erene kadar.

Peki, nerde hizmetleri, nerde seçilmeden önce yapacaklarını düşündükleri çalışmalar ? Onlar, çok akıllı insanlardır. Gerçek yetki sahibinin halk olduğunu çok iyi biliyorlar. Ağızları da ya çok iyi laf yapıyor ya da parayla tuttukları danışmanlar onlara nasıl hareket etmeleri gerektiğini söylüyorlar. Kampanya süreçlerinde de halkı hediyelerle veya yardımlarla oyalayarak seçim zamanının geçmesini bekliyorlar. Seçim dönemi başarılı bir şekilde geçerse olurlar birilerinin Ankara’daki dayısı. Unuturlar seçimden sonra, oylarını aldıkları halkı. Halk, adeta kendi makus kaderleriyle baş başa bırakılır. Halk, sonradan seçtikleri milletvekillerin hizmet etmediğini feryadı figan ederken, dayı konumuna geçmiş kişiler de kendi işleriyle uğraşmaktan enselerini kaşıyamazlar. Saatlerce çalışırlar, ailelerinden uzak kalırlar, çocuklarıyla görüşemez olurlar ve iş yapayım derken kendileri ve ailelerinden uzaklaşırlar. En önemlisi de gerçek yetki sahibi olan halkı unuturlar.

Son birkaç gündür ortada dolaşan söylemlere baktığımızda, ‘Ankara’da dayım var’ a birde ‘Ankara’da eşim var’ söylemi eklenmiş durumda. Halk, genellikle seçilmişlerin yaptıklarını seçilmişler farkında olmasalar da biliyor. Çok yakından takip ediyorlar. Hesap sormayı seçim dönemine bırakıyorlar. Başka şekilde hesap soramazlar; çünkü Ankara’da çoğu kişinin dayısı yok.

Türkiye’de bildiğiniz gibi büyük işler ve önemli yerlere atanmalar ancak Ankara bağlantılı olması gerekiyor. Aksine işin alası da olsa adamın en beceriklisi de olsa önemli bir konuma gelmesi zordur. Bu ne demek oluyor ki halka hizmet etmek çok az milletvekilinin derdidir. Diğer milletvekilleri ya kendi derdindeler ya da yakınlarını bir yerlere yerleştirme derdindeler.

Zaman zaman önemli kurumlara atanan kişileri ve o kişilerin nasıl atandıklarına dair kamuoyuna yansıyanları görüyoruz. Bazen atananlar atandıkları yeri hak ettikleri gibi bazen atananlar atanan yeri hak ettiklerine dair hiçbir somut kanıt göremezsiniz. Bir şekilde en önemli kurumlara atanmışlar. Kamuoyuna yansıyan durumlarıyla ele aldığımızda da bu sefer mağdur rolünü ve bilerek partilerinin yıprandığını dile getirirler. Belki de arka planda başka hesaplarda başlamıştır bilinmez. Ama yapılanlar halkı zor duruma düşürecek tarzda olmasın. 

Milletvekillerin yaptığı bir hareket milletin aklında başka manalar oluşturabilir. Bu nedenle milletin aklında kalıplaşmış milletvekillerine ait olumsuz fikirler oluşmasın. Millet, işlerini istedikleri terde veya başarıları doğrultusunda bir yere atanacaklarında Ankara’da dayılarının olmasını beklemesinler. Başka bir şekilde önemli bir kuruma gelmek için yakının milletvekili olmasını beklemesinler. Güçlü olanlar, milletin verdiği güçle istediklerini istedikleri yere atama şansına sahip olmamalıdırlar. Bu durum, toplumsal tabakada farklı haksızlıklar oluşturur.

Öncelikle siyasi partiler bu durum karşısında hassas olmalıdırlar. Haksız atamaları incelemeleri gerekiyor. Büyütülmeyecek bir atama dahi olsa siyasi parti halka karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekiyor. Sorumluluk yerine getirilmedi zaman küçük sorun halkın mana aleminde devleşir. Devleşen sorunlar seçim döneminde siyasi partiyi tepe takla yapar.

Fani dünyada kulu kula kul yapanlar, mahşerde kul olduklarının farkına varacaklar; ama o zaman iş işten geçmiş olacaktır. Allah’ta başka kimseye muhtaç olmayacağımız ve Ankara’da bir dayıya ihtiyaç duymayacak bir Türkiye’de yaşamak dileğiyle…

Bu haber toplam 546 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim