• BIST 104.123
  • Altın 145,739
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Diyarbakır 25 °C
  • Mardin 21 °C
  • Batman 25 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Mümin ve Müslüman olan insanlar, prensip olarak Kur-an’ın emir ve yasaklarına uyulması gerektiğinde hemfikirdirler. Bu

 

BAŞÖRTÜSÜ KADININ BAYRAĞIDIR

Mümin ve Müslüman olan insanlar, prensip olarak Kur-an’ın emir ve yasaklarına uyulması gerektiğinde hemfikirdirler. Bu konu, Müslümanlar için en önemli değerdir. Bu değere karşı gelecek her engel, Müslüman inancına sahip olan kişileri sürekli mağdur etmiştir. Geçmişten günümüze süregelen İslam’i hareketleri engelleme konusunda malzeme çoktur. Yaşadığımız zamanda en çok bayanları mağdur eden İslam’i bir engel de başörtüsü konusudur.

Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra kurulan Cumhuriyette yapılan yeni devrimlerle İslam’ı yaşanılmaz hale getirdiler. Saltanatın hemen akabinde Halifeliği de kaldırdılar. Takke yerine şapka, medrese yerine Avrupai okullar ecdadımızdan gelen İslam’i yaşam tarzımızı yaşanmaz hale getirdiler. Camilerimiz, askeri depo ve ağır haline getirildi. Dini alanda ne varsa yasaklı hale getirdiler. Kurulan istiklal mahkemeleriyle büyük alimleri dar ağaçlarda sallandılar. Çoğunun mezarı bile bilinmiyor. Namaza çağrı için okutulan ezan bile aslından farklı bir şekilde okutulmaya çalışıldı. Yıllarca ezan Türkçe okutuldu. Topluma din elemanı yetiştiren İmam hatip liseleri bir 28 Şubat post modern darbesiyle kapattılar. İmam hatip liselerinin önü kapatılarak binlerce genç kız, inançları gereği başörtüsünü başlarından atmadılar. Bayraklarını başlarında tutmak için okullarını ve geleceklerini feda ettiler. Yıllarca okuldan uzak şekilde yaşamlarını devam ettirdiler. Pes etmediler, direndiler öyle ki seslerini çoğu zaman büyük bir şekilde dile getirdiler. Öyle ki bu ses zerre kadar vicdanı olan ve ellerinde yetki bulunan kişileri harekete geçirdi. Ayrıca, inançları gereği taktıkları başörtülerinden düştükleri mağdur durumdan dolayı çıkan ses adeta inançsızların kulaklarını patlatırcasına bir etki yapıyordu. Gün geldi en şiddetli şekilde başörtüsüne karşı olanlar gördükleri tepki karşısında geri adım attılar.

Eskisine oranla bugün takılan başörtüsü ile daha rahat edilebiliyor. İmam Hatip Liseleri günümüzde çokça tercih edilir oldu. Üniversitelerin çoğunda başörtüsüyle derslere girmek serbest duruma geldi. Devlet kurumlarına ve törenlere eskiden başörtülü olanlar alınmazken şimdiki durum tam olarak düzelmese de iyi durumda olduğunu söyleye bilirim.

Ancak; Diyarbakır’da 2 yıl önce derslere türban ile girdiği için bir başka okula sürgün edilen ve Milli Eğitim Bakanlığını yasa karşısında zora sokan, ilköğretim öğrencisi Ece Nur Özel’in eğitim gördüğü okul kapanınca ‘sürgün’ edildiği okula gönderildi. Ancak, okul yönetimi türbanlı kız çocuğunun daha önce uzaklaştırma cezası verdikleri gerekçesiyle kaydını yapmadılar. Bu kız çocuğu sadece başörtüsünü taktığı için okuldan uzaklaştırılıyor. Kamuoyunda çokça ses getiren üniversiteye girişte yasak olan başörtüsü yapılan mücadeleler sonunda serbest duruma getirildi. Bazen, eski kafalı olan İslam dinine düşman rejim yandaşları olan hocalar sorun çıkarsa da artık üniversiteye girmede başörtüsü büyük sorun teşkil etmiyor. Tabi ki bazı üniversitelerde hala devam eden bir başörtüsü yasağı var. Ortaöğretimde de kız çocukları başörtüsü sorununa maruz kalıyorlar. Ece Nur Özel adlı kız öğrenci de aynı sorunun mağduru.

 

Türkiye’nin içinde bulunduğu bu eşik de inşallah en kısa zamanda atlatılmış olur. Beklemekle bu sorunların kalkacağını kimse zannetmesin. Herkes sınırları aşmadan ve şiddete meyil bırakmadan meşru sınırlar içerisin haklarını savunma hakkına sahiptir. Kız çocukları inançları nasıl yaşamak istiyorlarsa öyle yaşasınlar. Yeri geldiğinde sözde var olan özgürlüklerin havası atılır; ama mesele başörtüsüne gelince özgürlükler çok çok geri plana atılıyor ve devreye rejim tehlikesi ön plana çıkıyor.

 

Uzun yıllardır başörtüsü yasaklayanlar, Allah’ın emrini görmemezlikten geldiler. Başörtüsünün bir emir olduğu Kur-an’ı Kerinde şöyle geçiyor: “Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcı ve çok esirgeyicidir” (el-Ahzâb, 33/59). Bu kunuda Allah, diyeceğini demiş bizlere söz söylemek düşmez. Bunu herkes böyle bile…

Özetle, mümin kadınların başlarını örtmeleri Kur-an’ın bir emridir. Bunu sünnet böyle beyan etmiş ve uygulamıştır. O günden bu güne de bu anlayış, aksine hiçbir görüşle sekteye uğramadan manevi bir icma olarak kabul edilmiştir. Aksini iddia etme İslam akidesi açısından da tehlikeli bir noktada olma demektir. Çünkü İslam ne ise odur. O kendini kendi tanımlar. İnsanlar onu kendini tanımladığı gibi kabul ederler ya da etmezler. Ama değiştirme hakları olmamalıdır.

Başörtüsü, İslam’ın sembollerinden biridir. Belki de en önemli sembolüdür. Bunu değiştirmeye veya yasak hale getirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. İnançlarını yaşamak isteyenlere de karışılmamalıdır. Madem özgürlükten söz ediyoruz o halde herkes özgür olsun.

 

Bu haber toplam 518 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim