• BIST 99.552
  • Altın 141,429
  • Dolar 3,5186
  • Euro 3,9277
  • Diyarbakır 30 °C
  • Mardin 30 °C
  • Batman 30 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Yıllardır çözmeye çalışıyoruz. Değişik yollar ve yöntemler deniyoruz. Başkasını devreye koyuyoruz. Ara sıra kendi çocuklarımız da olaylardan nasibini alıyor.

 

BARO BAŞKANI 

Yıllardır çözmeye çalışıyoruz. Değişik yollar ve yöntemler deniyoruz. Başkasını devreye koyuyoruz. Ara sıra kendi çocuklarımız da olaylardan nasibini alıyor. Halk, belirsizlik içerisinde endişeli ve korkarak yaşamaya devam ediyor. Bazen de sabrımız kalmaz; hükümetin değişmesini bile umut ediyoruz veya değiştiriyoruz. Ne yapmadık ki?

Niçin? Kürt sorununu, barışla sonuçlandırmak için. Bu mümkün mü? Değil herhalde baksanıza bugüne kadar çözülmediğine göre çözülmesi de mümkün görülmüyor. Bazı zamanlarda ve dönemlerde barış için umutlansak da 30 yılı aşkın süredir henüz bir sonuç alamadık. Sonuç alamamış olmamız da bugüne kadar yaptıklarımızın eksik kalmış olmasından dolayı olamaz mı? Pekala olabilir.

Kürt ve Türk halkı arasında barış olsun. Gençlerimizin akan kanı dursun ve insanlar boş yere ölmesin. Dünyayı, savaş yeri olarak değil de barış yeri olarak hatırlayalım. Bölgemiz, saklı olan güzellikleriyle artık anılsın. Diyarbakırlıyız dediğimiz zaman terörist damgasını yememem için, hangi neden olursa olsun bu meseleyi çözmek için her şey yapılıyor. Yıllardır çok şey yapıldı; ama ne yazık ki bir sonuca varamadık.

Kürt sorunu nasıl öyle büyüdü, niye bir kör düğüm haline girdi bilmeyen yok galiba. Ayrıntılarda çözüm aranmaya başladık. Bizimkiler ayrıntıya girdikçe sorun çıkılmaz bir hal aldı. Velhasıl yapmak istediğimiz ne varsa aldık yüzümüze ve elimize bulaştırdık. Sorunu çözmeye muktedir olamadık. Aciz kaldık var olan sorunun karşısında. Sorunu çözmede etkisi olacağını düşündüğümüz kişiler de aciz ve zayıf kaldılar. Kim bunlar? Hükümet, Muhalefet, BDP, Kanaat Önderleri, Akademisyenler, Aydınlar, gazeteciler ve Uluslararası çalışan Think Tank kuruluşları. Kürt sorunun çözümü için bugüne kadar ne söylendiyse havaya söylenmiş gibi oldu. Kimsenin söylediği tam olara dikkate alınmadı. Meselenin çözülmesi için çalışma yapanlar Kürt kesimde olduğu gibi Türk kesiminde de vardı. Meselenin karmaşıklığı tek taraflı değildi. Çok yönlüydü ki çözülmesi zordu. Hala da çözülemiyorsa, demek ki daha yapılmamış çalışmalar var demektir.

Bu çetrefilli durum toplumda da kendini göstermeye başladı. Gazete olarak gündemdeki konular üzerinde toplumda ileri gelenlerin görüşlerini alamaya çalışırız. Dün muhabir arkadaşım Ramazan Devrim’e Baro Başkanı M. Emin Aktar’ı arayarak son saldırılar hakkında görüş almasını istedim. Muhabirimiz, Baro Başkanını aradı. Baro Başkanı, muhabirimiz Ramazan Devrim’e demeç vermeyeceğini söyleyerek şöyle devam etmiş: “Bugüne kadar defalarca demeç verdim ve konuyla alakalı yazılı açıklama yaptım. Ama bir sonuca varmıyoruz. Söylediklerim havada kalıyor. Kürt sorunuyla alakalı artık demeç vermeyeceğim. Belki yazılı açıklama yaparım.” Baro Başkanı çok haklıdır. Bugüne kadar yapılanlar bizi nasıl bir sonuca götürdü ki. Belirsiz bir sonuç var ve her geçen gün var olan sorundan dolayı üzülmeye devam ediyoruz. Baro Başkanı, bu zaman kadar duyarlı bir şekilde davrandı. Elinden gelen ne ise yapmaya çalıştı. Sık sık medyada sesini duyuyorduk. Olayların ardı arkası kesilmeyince ve söyledikleri tekrarlanmaya başlanınca ne yapsın. Baro Başkanı da patladı. Demeç vermeyeceğim demesindeki yön, bu Kürt sorunu çıkılmaz bir noktaya girildiğinin göstergesidir.

Baro başkanı gibi birçok STK ve kanaat önderi de aynı durumdan muzdarip. Soruna kim el atıyorsa elinde kalıyor. İlerleme kaydetmediğini görerek vazgeçebiliyor. Peki! Kürt sorununda ilerleme hiç olmadı mı? Tabi ki oldu. Son on yılda aklımızın alamayacağı gelişmeler oldu. En basitinden yasaklanan bir Kürtçe serbest duruma geldi. Kürtçe televizyonlar açıldı devlet eliyle. Bunlarla beraber daha ilerisi için politikalar üretmeye çalışıyoruz. Anlattıklarım örnek olsun babında bunları izah etmeye çalıştım. İzah ettiklerim eksik olabilir; ancak olayı aydınlatması babında önemli olduğunu düşünüyorum.

Velhasıl, Kürt sorunu yapılan saldırılarla beraber bir çıkmaza girmiş durumda. Sorunu çözmek isteyenler yorulmuş durumda. Ne olursa olsun meselenin çözülmesi konusunda kararlı ve vefakar olmalıyız. Akışına bırakmak bir sonuç getirmez. Soruna, bir müzakere masasında ılıman şekilde çözüm aranmalıdır. Aksine çözüm zor olur.

 

 

Bu haber toplam 455 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim