• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Diyarbakır 31 °C
  • Mardin 33 °C
  • Batman 31 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Koşulların, teknolojinin ve iş hayatının çarpıklaştığı bu günlerde içimiz bulanıyor. Temel manevi değerlerimizden verdiğimiz tavizlerden dolayı neyin hak neyin hak olmadığından bihaberiz.

 

TORPİLİN YOKSA İŞSİZ KALIRSIN

Koşulların, teknolojinin ve iş hayatının çarpıklaştığı bu günlerde içimiz bulanıyor. Temel manevi değerlerimizden verdiğimiz tavizlerden dolayı neyin hak neyin hak olmadığından bihaberiz. Bazen terazinin iki kolu arasında kalırız. Hangisinin ağır geleceğini göz önünde bulundurmadan terazinin bir koluna bütün gücümüzle yüklenmeye başlarız. Terazinin bir koluna yüklendiğimiz zaman farkında olmasak da çoğu zaman yanlış yapmada bizden üstünü yok.

Yaşadığımız yerlerde hak ve hakikati hiçbir zaman elden bırakmamak gerekiyor. Evimizde, işimizde ve çevremizde nasıl davranıyorsak öyle muamele görürüz. Bunun diğer adı: “ettiğini bulmaktır.” Kâinatın her alanında aklımızın alamayacağı muazzam bir denge var. Bu dengenin parçaları olarak var olan dengeden bile haberdar olmayız. Bu vurdumduymazlık toplum olarak bize çok şey kaybettirdiği gibi kişisel olarak da çok şey kaybediyoruz.

Bizi insan yapan davranışları sergilemede hiçbir zaman tereddüt etmemeliyiz. Bizi rezil yapan davranışlardan da elimizden geldiğince uzak durmaya çalışarak kâinat dengesine ayak uydurmalıyız. Dengenin hakkını tam olarak vermezsek zor anlar yaşarız. Bunu tabiî ki kendimize yakıştırmayız. İnsanlığımızdan zerre kadar taviz vermeden yaşanan kainat dengesine katkı sunmalıyız. Yoksa kainat dengesine yaptığımız ihanetten dolayı Rahmani bir tokat yeriz.

Yazının başında belirttiğim gibi yaşanan kainatın her alanında çarpık bir yapılaşma var. Özel sektörün geliştiği ülkemizde herhangi bir işe girmek gerçekten zorlaşmış durumdadır. Referansın veya torpilin yoksa bir lokma ekmek için elalemin ağız kokusunu çekmeye maruz kalırlar şehrin fakir kesimi. Bunu öyle uygun görenler nasıl hesap verecekler bilemiyorum. İyi niyetime dayanarak Allah yardımcıları olsun. Yoksa kul hakkı nasıl ödenir. Girilen kul hakkı çıkmazı insanları ağır bir sorgudan geçirecek.

Devlet dairelerinde de aynı durum söz konusudur. İşe almalarda kurumun ve devletin belirlemiş oldukları kurarlar dışında işe almalar olur. İşe alınan kişilerin işe alma koşulları uygun olmasa da torpil sayesinde olmaz olan olur hale geliyor. Torpili olan kişi ne kadar başarısız, kabiliyetsiz ve tecrübesiz olursa olsun işe girmesi ya bir telefona ya da bir mesajla işe girilebilir.  Torpili olmayan ise günlerce kapı kapı dolaştıkları halde asgari ücrete bile iş bulamazlar.

İşe alımlarda uygulanmaya çalışılan kura yöntemi ve sınav şekline de çoğu zaman birilerinin uzun eli, işi perde arkasından farklı şekillerde haledilebiliyorlar. Ya da bir şekilde işi kuralına uyduruyorlar. Bazen yeni okulunu bitirmiş bir öğrenci dahi staj için bir yere başvurduklarında güçlü bir referans isteniyor. Staj da bile referans ve torpil isteniyorsa, iş alımlarında bu referans ve torpil işi olmazsa olmazdır.

İnsanlar kurarlara uyacağına kurarları kedilerine uyduruyorlar. Bu durum işi çığırından çıkarıyor. Oysaki herkes kurarlar hizasında hareket ederse hiçbir sorun çıkmayacağı gibi kainatın dengesine katkı sunmuş olacaklar.

Ne olursak olalım, yaptıklarımızın hesabını verebileceğimiz kadar dengesizlikler yapalım. Hesabını vermeyeceğimiz dengesizlikten uzak durmamız bizim hem bu dünyada hem de öbür dünyada rahat etmemizi sağlar.

Bir kurumun başına geliniyorsa gelindiği noktanın geçici olduğunu da bilmelidir. İlim öğrenerek değişik mekteplerden geçerek bir noktaya gelinir.  Gelinen noktaların başı ve sonu arasında var olan kopuklukları birleştirmemiz gerekiyor. Ne kadar ilim ehli olursak olalım insanlıktan nasibimizi alamamışsak aldığımız ilim bize yarardan çok zarar verir. Aldığımız ilimle kendimizi bileceğiz. Kendimizi ne kadar iyi bilirsek o kadar yükseğe çıkarız. Yunus Emre şunu şu sözleriyle çok açık bir şekilde ifade ediyor. “İlim ilim bilmektir. İlim, kendini bilmektir. Sen, kendini bilmezse ya nice okumaktır.” İnsan, katlanabileceği kadar günah işleneli ve hak yemelidir. Fazlası, insanın zayıf fıtratını zorlar.

Bu haber toplam 573 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim