• BIST 104.918
  • Altın 146,889
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1825
  • Diyarbakır 30 °C
  • Mardin 29 °C
  • Batman 30 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Çin seddinden sonra en uzun sur olması ile ünlenen ve kale bakımından dünyanın en büyük kalesi olan Diyarbakır surlarının içinde bulunduğu durum içler acısı

 

SURLARIN HALİ PERİŞANNNN

Çin seddinden sonra en uzun sur olması ile ünlenen ve kale bakımından dünyanın en büyük kalesi olan Diyarbakır surlarının içinde bulunduğu durum içler acısı. Ne zaman yapılmaya başlandığı bilinmeyen Diyarbakır surları, pislik yuvası olmuş ve gezmek için güvenli olmayan surlar, uyuşturucu kullanma ve içki içme yeri haline gelmiş.

Kalkan balığı şeklini andıran Diyarbakır surları, bakımsızlıktan ve güvensizlikten harap olmuş durumda. 5.5 km uzunluğunda ve 7-8 m yüksekliğinde olan Diyarbakır surları, 7 tane tarihi kapısı ile şehrin paha biçilmez bir hazinesi değerindedir. Yer yer yıkılan surlar, pislik yuvası haline gelmiş. Gezmenin güvenli olamadığı Diyarbakır surları, içkicilerin, balicilerin ve uyuşturucu kullanıcılarının meskeni olmuş durumda. Yıllardır görev başında bulunan ve surlardan sorumlu olan Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, maalesef bugüne kadar surlarla ilgili hiçbir çalışması bulunmuyor. Surlarda bulunan burçların içine dolan pislikler, Diyarbakır’ın imajına zarar verdikleri gibi surların tarihi havasını ve güzelliğini de zedelerken turizme de balta vurmakta.

Daha önce de “Aynı tas, aynı hamam” diye bir haber yapmıştık. Tarihi yerlerin restorasyonu ve turizm çalışmalarıyla ilgili olarak yıllarca gözle görülür bir mesafe alınmadığına dikkat çekmek için yaptığımız haberler de geçmişte kaldı. Çalışmalar için ne hareketlilik var ne de bir çaba sarf ediliyor. Diyarbakır surlarının içinde bulunduğu durum sorumluları nasıl utandırmıyorsa bizleri de o kadar üzüyor. Üzülmemizin bir anlamı yok sanırım. Üzülmeyi bir tarafa bırakalım. Sorumlulardan hesap sormaya çalışalım. Bir insan yıllarca bir kurumun koltuğunu işgal ediyorsa ve ortaya koyduğu pozitif bir değer yoksa kusura bakmasın o kişinin hakkı oturduğu koltuk değil.

Bizans İmparatoru Costantinus tarafından yenilenen surların yapılış tarihi tam olarak bilinmiyor. 16 kalesi ve 7 kapısı olan siyah bazalt surlar, kentin en ilgi çekici yerini oluşturmasına rağmen bu güzelliği gören yok. Ortaçağ askeri mimarisinin muhteşem örneğini oluşturan bu surlar yazıtlar ve kabartmalarla zenginleştirilmiş bir hazine olan Diyarbakır surlarına bakan çok; ama olan yıkıntıları ve atılan pislikleri gören yok.

Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında olan Diyarbakır, tarihi boyunca önemli medeniyetlerin yerleşim merkezi, Osmanlı döneminde ise doğuya sefer düzenleyen orduların hareket üssü ve kışlası olmuş.

Diyarbakır’ın sahip olduğu paha biçilmez hazine değerindeki surlar, içinde bulundukları pislik yüzünden değerini pislikler dibine gömmüş bulunuyor. Belediyenin surlar çevresinde yapmış oldukları peyzaj çalışmaları surları, eski durumundan daha iyi hale getirmesine rağmen yeterince cevre temizliğine dikkat edilmeği görülüyor. Temizliğin güzellik olarak bilindiği bir zamanda Diyarbakır surlarına aynı güzelliği fazla görmeleri surların tarihine büyük bir ihanettir.

Tarihi Diyarbakır surlarının Cumhurbaşkanlığı himayesine alındığını geçen kış Diyarbakır’a gelen Abdullah Gül bildirmişti. Bu himayenin yeterli olduğunu zannetmiyorum. Diyarbakır surlarının en kısa zamanda onarılmaya ve temizlenmeye ihtiyacı var. Hükümet, Diyarbakır’ı marka şehirler listesine koymalıdır. Marka şehirler listesine giren Diyarbakır, tarihi ve kültürel alanlarla beraber diğer alanlarda da çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmelidir.

Diyarbakır’ın surları gibi tarihi zenginlikleri kazanmak için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Diyarbakır surlarının onarımı için düzenli bir şekilde kaynak ayrılmalıdır ve o kaynak denetim eşliğinde kullanılmaya başlanmalıdır. Pasif olan müdürlerin görevi değiştirilmelidir. Pasif olan bu memurların yerine aktif, çalışkan ve hak, hakikati bilen kişiler surlardan sorumlu olan kurumun başına getirilmelidir.

Surlar gibi tarihi zenginliği içinde barındıran yerler, eğer başka ülkelerin elinde olmuş olsaydı. En büyük gelir kaynağı konumunda olurlardı. Elimizde olanları kullanmayı bilmediğimiz gibi olmayanlara da özenir dururuz.  Yazıktır, bu güzellikler heba edilmemelidir. Bu güzelliklerin yaşatılması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Pasiflikleri dile getiriyoruz ki önlem alınsın diye. Söylediğimiz sözde kalıyor. Eyleme dönüştürmeye çalıştığımızda da daha güzel olurdu. Ama nerde..

 

Bu haber toplam 1002 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
zülfi can
12 Ekim 2011 Çarşamba 20:47
gazetecilik bu
sevgili Volkan ;
duyarlılığın ve hepimizin adına tarihimize sahip çıkman ve sorumlularının gözlerindeki perdeyi kaldırmaya çalışman memnuniyet verici,teşekkürler kardeşim.
85.106.196.114
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim