• BIST 109.666
  • Altın 156,625
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • Diyarbakır 4 °C
  • Mardin 7 °C
  • Batman 3 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Yoksulluktan dolayı yaşam mücadelesine yenik düşmeyi günümüz dünyasında çok az kişinin anlayabileceği bir durum olsa gerek.

 

Yoksulluktan dolayı yaşam mücadelesine yenik düşmeyi günümüz dünyasında çok az kişinin anlayabileceği bir durum olsa gerek. Yoksul insan, bu dünyada karşılaşmış olduğu sıkıntıları aşmak için ne yapabilir ki? Elinde yapabilecek hiçbir somut veri bulunmuyor. Yoksulu, sadece umutları ayakta tutuyor bu fani ve acımasız dünyada. Ama ne yazık ki canlı tutulmaya çalışılan umutlar da yaşamın zorlukları ve yaşanan hastalıklar karşısında yenik düşebiliyor.

Sosyal devlet, sosyal adaleti sağlamak için belirli makamlara yetkililer tayin etmiş. Ülke sınırları içinde bulunan yoksul insanlara yardım etmekle sorumluluk alan kişiler, yaşanan dramlar karşısında ne kadar aciz oldukları anlaşılıyor. Gazetemiz, toplumdaki sorunları yansıtmak için baştan beridir bir hizmetkar gibi davranıyor. Haksızlık yapanın karşısında, mazlum ve fakir olanın da yanında olan gazetemiz, 29 Eylül de manşetten verdiği “ Biri Öldü Diğeri Ölmesin” haberi yüreklerimizi alt üst etmişti. Fakirlikten dolayı genetik bir hastalık taşıyan Moray ailesinin kızlarının tek tek yaşamı son buluyordu. Haberi vermemize rağmen aileye pozitif bir katkıda bulunulmadı. Ailenin yarasına merhem sürülmeye bile tenezzül edilmedi. Sosyal devlet, adaletsiz devlet durumuna düştü. Toplumda tanınan birisinin başına aynı hadise gelmiş olsaydı bütün imkanlar seferber edilmiş alacaktı. Ama iş fakir ve kendini ifade etmeye bile haya eden kişilere gelince unutma senaryosu devreye giriyor.

Diyarbakır Sur İlçesi’nde ikamet eden Moray ailesinin hastalık dramı yıllar öncesine dayanıyor. Aile, kimsesiz olduğu için kızlarının yakalanmış olduğu hastalık için yaklaşık olarak 8 yıl bir çare bulunamadı. Moray Ailesinin hasta olan iki kızından biri olan Yıldız Moray daha 4 ay önce beyninde genetik olarak bulunan tümörden dolayı yaşamını yitirmişti. Geçtiğimiz ayda da manşetten verdiğimiz “Biri Öldü Diğeri Ölmesin” haberimizin ardından Moray ailesindeki diğer bir hasta olan Leyla Uran da hayatını dört gün önce kaybetti. Gazete olarak nasıl ki insanlık görevimizi yaptık ve yaşanan dramı kamuoyuna yansıttık. Çare bulunsun ve yardım edilsin diye. Keşke bizim duyarlılığımızın birazını elinde yetki bulunduran şehrin en yetkili kişileri de aynı duyarlılığı gösterseydiler. Yaşamını yitiren kızın annesi, “Yaptığınız haber sonrası birkaç sorumlu kişi evimize gelerek yaşanan duruma şahitlik ettiler. Durumu gördükten sonra gittiler. Gidiş o gidiş” diyor. Sonuçta fakir fakirliği içinde yaşama gözlerini yumarak elveda diyor.

 

Ölen kişinin, yaşları 10-15 arasında değişen üç çocuğu öksüz durumda kaldı. Devletin duyarsızlığı çocukları annesiz bıraktı. Peki! Bu çocukların geleceği ne olacak? Yaşanan süreç boşluğa düşmek için en ideal ortam durumunda. Bu çocuklara sahip çıkılmadığı takdirde çocukların geleceği hiç de olumlu gözükmüyor. Annelerine bakamayan devlet, çocuklarına bakar mı? Bilmiyorum. Çocukların annelerinin ölümüne göz yuman bir devlet çocukları da kendi hallerinde bırakacaktır. Öyle gözüküyor. Umuyoruz ki bunun tersi yaşansın, aileye yardım eli uzatılsın.

 

Sonra da yaşanan olumsuzluklara çeşitli sebepler sıralamaya kendilerinden üstünü yok. Geride kalan üç öksüz çocuktan en küçüğü olan Özgür Uran, “Devlet, annemin tedavisini karşılayabilirdi. Ama annemin tedavi masraflarını karşılamada duyarsız kaldılar. Annem öldü ve ben, öksüz kaldım. Bunun ne demek olduğunu ve ne kadar insana acı verdiğini en iyi ben anlarım. Ben şimdi annesiz ne yapacağım” demiş.

 

Acıyı yaşamayan kişiler olarak kızını yitiren annenin feryadını ve annesi ölen çocuğun acısını da tam olarak iyi anlamamış olmayabiliriz. ‘Biri daha öldü’ diye başlık atarız. Yazar, çizeriz. Söylenenler, söylemekle kalır ve ölen kaderine teslim olur. Bu fani dünyanın fakire reva gördüğü mutlu bir yaşamın değerini galiba tam olarak iyi anlamamış bulunuyoruz. Toplumun her kesimi olarak yaşanan sıkıntılara ve sorunlara duyarsızlaşmış bir toplum olarak yaşananlara tanıklık etmeye devam ediyoruz. Sonumuzun, sarayda mı, sıcak bir yatakta mı yoksa avare bir sokak köşesinde olup olamayacağını da bilmeyiz. İster zengin, ister fakir olalım, kaderin bize tayin etmiş olduğu ölümü iyisiyle kötüsüyle bir gün yaşamış olacağız.

Umut ediyoruz ki Moray ailesinde aynı hastalığı olan Hediye Moray’a yardım edilsin. Ailenin acısına az da olsa eşlik edilmiş olur. Bu hastalığın tedavisi var. Ancak aile masrafları karşılayacak ekonomik duruma sahip. Bunun için fakire bakmakla sorumlu olan devleti sorumluluk alamaya çağırıyoruz. Moray ailesinin hasta olan diğer kızı için yardımın şart olduğunu düşünüyorum. Yoksa insanlığa dair sorumluluğumuz ayaklar altında ezilmiş olacak. Buna yol açanlar utansın. Tabiî ki utanma duyguları kalmışsa…

Moray ailesine başsağlığı, merhumeye de Allah’tan rahmet diliyorum.

Bu haber toplam 572 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim