• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Diyarbakır 27 °C
  • Mardin 28 °C
  • Batman 24 °C

VOLKAN ESER'İN YAZISI

VOLKAN ESERİN YAZISI
Hakkari’nin Çukurca İlçesinde yaşanan saldırıda 24 askerin şehit olması Türkiye’nin barışa doğru giden sürecine balyoz gibi indi.

 

 Hakkari’nin Çukurca İlçesinde yaşanan saldırıda  24 askerin şehit olması  Türkiye’nin barışa doğru giden sürecine balyoz gibi indi. Bu şehit haberlerini ilk duyduğumuzda eminim ki herkes, benim gibi donup kalmıştır. Neler oluyor? Diye kendi kendine sorular sormaya başlamıştır. Kolay bir şey değil sabah kalktığında meydana gelen çatışmada onlarca insanın yaşamını yitirdiğini duyuyorsunuz. Güne başlamak böyle mi olmalıydı? İnsan ölümlerini duyarak yeni bir güne başlamak ve yaşadığımız günün saatlerini geçirmek ne kadar mutlu geçer. Bugün 74 milyon insan huzursuz ve endişeli bir şekilde güne başladı. Ve yine yaşanan bugün yüzünden, 74 milyon kişinin yaşayışı yaşanan çatışmadan dolayı zehir oldu.

 Ülkemiz, yaşanan çatışma sonucu şehit olan askerler için bir kez daha derin bir acıyla sarsıldı. Çatışma sonucu yaralananlar da ölümün kıyısında bulunuyorlar. Yazık değil mi bu gencecik fidanlara. Hayatlarının baharında, bir dağ başında çözülmek istenmeyen bir soruna kurban edildiler ve ediliyorlar.

Ülkenin dört bir yanındaki ocaklara düşen bu ateş, hepimizin yüreğini yakmış, her birimizi derinden sarsmıştır. Acıların ve sızıların kelimelerle ifade edilemediği bu günler, bir hiç uğruna bizleri perişan ediyor. Bu savaşa da, ölümlere de “artık yeter” diyoruz. Ne siviller, ne güvenlik güçleri ne de PKK’lılar ölmemelidir. Hepsi bu ülkenin insanlarıdır. Bu savaşın 30 yılı aşan bir süredir devam ettiği yetmiyor mu? Daha ne kadar devam edecek? Halktan yetki alan siyasetçiler neyi bekliyorlar? Çözüm olmadan bir adım ilerlemeyeceğimizi hala da görmemiş olmamalarına şaşırıyorum doğrusu. İnsan hayatı, bu kadar ucuz olmamalı ve bizlere ait olan hayatın, ne şekilde ilerleyeceğine de yetkililerin tekkelinde olmaması gerekiyor. Askere giden gençlerimiz, hayatlarının baharındayken siyasetçilerin çözemediği bir soruna feda edilmemelidirler.

Çatışmaların yeniden başladığı son aylarda defalarca sivil toplum örgütlerinin, aydınların, demokrasi güçlerinin yaptığı silahların susması, diyalogun başlaması çağrısı ve önerilerine ne olur artık bir karşılık verilsin.  “Terörle mücadelede yeni dönem başladı” diyerek, savaş politikalarında ısrar etmemiz bu millete bir kazanç sağlamadığı gibi gençlerimiz de yaşamını yitiriyor.

Bugün yaşanan bu acılı tablo bir kez daha gösterdi ki, Türkiye’nin ekmek,su ve hava kadar barışa da ihtiyacı var. Türkiye’nin barıştan başka hiç bir seçeneği de yoktur. 30 yılı aşan şiddet ve çatışma olayları çözümden başka bir seçeneğin olmadığını gösteriyor zaten.  Bu nedenle Türkiye’deki bu çatışmanın durması ve bir barış sürecinin başlatılması herkesin temel amacı olmalıdır.

Hükümetin ve PKK’nın barış için, aklıselim hareket etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde hem kendileri zarar görecek hem de halk zarar görecektir. Herkes kendince barışa katkı sunmalıdır. Toplumun hiçbir kesimi yaşanan hadiseler sonucu meydana gelen acıları hak etmiyor. Devlet, hükümet, parlamento, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, bu çatışmaların, akan kanın durdurulması ve Türkiye’nin istenen bir barış sürecine girmesi için ne gerekiyorsa yapmaları lazım. Yaşanan çatışmalar sonucu oluşan acıları, durdurmanın tek yolu sorunları diyalogla, uzlaşıyla çözüme kavuşturmaktır. Hükümet ve Mecliste bulunan diğer siyasi partiler el ele vererek 30 yıldır çözülmeyen sorunu temenni çözmek için çalışmaları zaruridir.

Yaşanan çatışma sonucunda da herkes kendine ve söylediklerine hakim olmalıdır. Ortam, yeterince kızışmış durumda bulunuyor. Bir de milliyetçi duyguları kabartacak ve halkı galeyana getirecek açıklamalardan uzak durulmalıdır. Bugüne kadar izlenen şiddet politikaları bizlere sürekli zarar verdi. Bundan sonra da sürecin bizim aleyhimize gelişeceği bir durum arz etmemelidir. Siyasetçiler, medya ve halk yaşananlar karşısında soğukkanlılıklarını her zaman korumaları gerekiyor. Yaşananlara duygusal bir yola karşılık mantıklı bir yol, her zaman tercihimiz olmalıdır. Yaşananı tasvip ettiğimizden değildir söylediklerim. Söylediklerim, yaşananların daha da büyümemesi ve sonlanması içindir. Yaşananlar bizlere revamıdır diyerek “Edi Bes e” (Yeter Artık) diyorum.

 

Bu haber toplam 552 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim