• BIST 107.202
  • Altın 145,447
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Diyarbakır 25 °C
  • Mardin 22 °C
  • Batman 22 °C

VOLKANE ESER'İN YAZISI

VOLKANE ESERİN YAZISI
Hayatta birçok bariyeri aşamayacağımızı düşünürüz. Gözümüzde büyüttüğümüz sorunlar, sorumluluk bilinci olmadan yapılmaya çalışıldığından çoğu zaman yarı yolda pes eder başarısız bir profil çizeriz.

 

 

Hayatta birçok bariyeri aşamayacağımızı düşünürüz. Gözümüzde büyüttüğümüz sorunlar, sorumluluk bilinci olmadan yapılmaya çalışıldığından çoğu zaman yarı yolda pes eder başarısız bir profil çizeriz. Başka yollara saparız, neyin ne olduğunu bile bilmeden. Böyle durumlarda insanın alacağı bilinçli bir sorumluluk, büyütülen sorunların büyütüldüğü kadar olmadığını göstererek insanda pozitif bir enerji oluşturmaya başlar. Bu enerjiyle insan motife edilmiş olur. Başarılı bir yol takip etmek için doğru istikamete istemese de yönelir.

İçinde olduğumuz yaş ve döneme, toplumsal rollerimize, içinde yaşadığımız kültüre ve zamana bağlı olarak içeriği değişen ve yeniden tanımlanabilen bir olgu olan sorumluluk, bütün hayatımızın yönünü güçlü bir şekilde belirtir. Sorumluluk, bir görevi üstlenme, bu görevin gereklerini yerine getirebilme ve bu sürecin olumlu ve olumsuz yanlarının sonuçlarını yüklenebilme anlamına geldiği gibi insanı olgunlaştırır, geliştirir ve büyük bir konuma getirir. Hangi alanda düşünürsek düşünelim sorumluluk, hayatı sıkılganlıktan kurtararak mutlu ve neşeli bir yaşam bahşeder.

Wendell Phillips, ‘sorumluluk, insanı eğitir’ diyor. Bizler, günlük yaşamda çoğu zaman bazı önemli kavramların insan hayatına ne kadar büyük bir anlam ve değer kattığını farkında olmayız. Çoğu zaman da sorumluluk almaktan çekindiğimiz içinde olgunlaşmaz ve yerimizde saymaya devam ederiz. Hayatın farklılaşmasına ve ilerlemesine ayak uydurmayız. Aldığımız teorik eğitimler de iyi bir sonuç vermez. Eğimlerimiz, eğitim aldığımız o zamanda kalır ve bir adım bile ilerlemekten acizlik gösteririz.

İnsanların en fazla korktukları şeylerin başında da sorumluluk alma gelir. İnsanlar, sorumluluk almaktan o kadar korkuyorlar ki sorumluluk barındıran işlerin uzağında kalıyorlar. Bu geri adım bizi, her zaman arkadan sürükler. Oysaki sorumluluk duygusu, hem erkek hem de kadın olarak bizleri en fazla geliştirir. Bu özellik işimize çok yaradığı için kulak ardı ediyoruz. İlerisini düşünmeyiz. Çok sonra farkına varırız sorumluluk sahibi olmak büyük olmanın bedelidir.

Hayatın kendilerine borçlu olduğunu düşündükleri için başkalarının omuzlarında taşınmak isteyen insanlar vardır. Bunlar, hayatın yükünü birlikte kaldırmamız ve birlikte çekmemiz gerektiğini anlamamış olanlardır.

Sorumluluk almaya gayret etmeliyiz. Eğer çözümün bir parçası değilsek problemin içinde oluruz. Sorumluluklarımızı bilirsek sıkıntılarımızdan da kurtuluruz. Hayatımızla ilgili sorumluluğu dış dünya ve olaylara bırakırsak, her zaman çalışma ve başarımızı engelleyecek bir sebebimiz olacaktır. Örneğin, bir gün canımız sıkıldığı için, bir gün duymayı istemediğimiz bir söz yüzünden, bir gün arkadaşlar bir yere gitmeyi önerdiği için, bir gün tartışma yaşadığımız için engeller var olmaya devam edecektir.

Buraya kadar ifade etmeye çalıştığımız sorumluluk bakış açısını günümüzden çeşitli örnekler vererek daha net anlamaya çalışalım. Bunlardan ilki geçen gün meclise gitme kararı alan BDP, sorumlu olduğu halka karşı büyük bir sorumluluk üstlendi. Her ne kadar bazı çevrelerden BDP’ye yönelik olumsuz eleştirileri olsa da savaş ortamının barışla sonuçlanması için çok güzel bir sorumluluk örneğini sergiledi. Bu sorumluluk, ölen binlerce gencin ölmesinin önüne geçen bir büyüklükteydi. Bunun sınırını belirlemek bizi aşsa da alınan sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz.

Bir genç, hayatın getirmiş olduğu zorluklara karşı ailenin bütün sorumluluğunu alabiliyor. Gencin aldığı sorumluluk, birkaç üniversiteyi bitirmeye denk düşebilir. Çünkü alınan sorumluluk boyutu, sorumluluk alan genci inanılmaz şekilde büyük bir olgunluğa çıkarır. Bunu boyutunu kısa zamanda fark etmezsek bile uzun bir sürede kazanılan sorumluluk bilinci, kendini sermeye başlar.

Aynı şekilde bir yönetici de çalışanlarına karşı büyük bir sorumluluk farkından lığı içinde olmalıdır. Yöneticinin almış olduğu sorumluluk ahlakı çalışanlara yansıyarak muazzam bir sonuç elde edilebilir. Sorumluluk bilinciyle hareket etmeyen yönetici, ne kadar kendine güvense de uzun bir süre kurum içinde varlığını devam ettirmez. Uzun bir dönem başarılı olması ise söz konusu olamaz.

Konunun anlaşılması bakımında bu verdiğimiz örneklerin yeterli olduğunu düşünüyorum. Temel anlamıyla sorumluluk bilincinin hayatımızı ne şekilde evirip çevirdiğini anlamış olduk. Ayrıca, bu tarz örnekleri vermekle sonu gelmez bir sorumluluk fotoğrafını da görmüş oluruz. Tercih bizim elimizde. Avare bir yaşam tercih edeceğimiz gibi sorumluluk taşıyan bir hayat da tercih edebiliriz. Bu tercih sonucunda insanın nasıl bir karakterde ve kimlikte olduğu anlaşılır. Sorumluluğun bilincinde olarak yaşanılmaz olan hayatı, yaşanılır kılmak bizim elimizde.

Bu haber toplam 576 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Güneydoğu Güncel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0412 228 38 20 | Faks : 0412 228 38 22 | Haber Scripti: CM Bilişim