Bugun...



Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Yaşananları Bakana Soruyoruz?

“Diyarbakır İl Milli Eğitimde Kokacak Tuz bile kalmadı” başlığı yaptığımız haber ve dile getirdiğimiz konular bırakın reddedilmeyi, dile getirdiğimiz iddialarımızı bir adım öteye taşıyacak yeni iddialar gelmeye başladı. Meğerse bu bir başlangıçmış. Eğitim çalışanlarının yaşanan bu olaylardan bağrı o kadar çok yanmış olmalı ki... Diyarbakır eğitiminde uzun yıllar etkisi hissedilecek ve genç nesilleri etkisi altına alan bu çürümenin farkında mısınız?” demekten kendimizi alamadık.

facebook-paylas
Tarih: 28-11-2022 00:30

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Yaşananları Bakana Soruyoruz?

Torpille MEB’de yönetici atamak sorunu, Diyarbakır eğitim bürokrasisini içinden çıkılmaz bir kangrene çevirdi ne zaman bitecek. Diyarbakır eğitiminde yaşayan Keyfi atama ve görevden almalar, mahkeme kararları ile dönmeler, mobbingle alt görevleri kabul ettirilmeler... Bu kronik sorunu kim(ler)in, ne zaman ve nasıl çözeceği asıl sorunu ihtiva etmektedir. En son yaşayan tutuklama bizim daha önce yaptığımız haberi doğruluğunu ortaya koydu.

MEB’in en başat ilkesi liyakat ve ahlak olmalıdır. Ne diyordu Çinli filozof Konfüçyüs; “Ahlâk ve üçkağıtçılık, terazinin iki ayrı kefesinde yer alır; biri çıkarsa biri iner.” Göreve başlayan her il müdürünün keyfi kadrolaşma gayretleri, Diyarbakır eğitimini kördüğüme çevirmiş durumda. Koltuğa oturma ve koltuktan kalkmalar artık kara mizah konusu...

Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü Arpalık mı görülüyor?

Adeta bu kara mizahın oynanan son perdesinde İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, göreve başladığı andan itibaren uzun yollarda kendisine şofürlük yapanları, okul arkadaşlarını, ya iller arası görevlendirmeler ya da 76. Madde atamaları ile Diyarbakır’da etkili görevlere getirerek ödüllendirdiği doğru mu?

 Bu ödüllendirmelerden en ilginç olanı da şuan oturduğu sitede ikamet eden, kendisini çay ve pasta ile evinde ağırlayan, bir okulda müdür yardımcısı olan komşusu  76. maddeden Diyarbakır İl Milli Eğitim müdürlüğüne şube müdürü olarak atadığı iddiası doğru mu?

Diyarbakır eğitiminde tecrübe, bilgi, birikim ve kurumsal hafızası ile neden bu kadar oynanır?   Hak, hukuk, adalet, liyakat neden ayaklar altında? Atamada tek kriter, işin püf noktası il müdürlerine kanka, yakın olmak mı?

İddia edilen konular o kadar vahim ve ciddi geldi ki biz okurken küçük dilimizi yutacaktık... Fazla merakta bırakmadan iddiaları kamuoyun takdirine sunuyoruz:

 İl Milli Eğitim Müdürlüğünde İnşaattan Sorumlu Şube Müdürünün gelen onarım ödeneklerini keyfine göre kullandırdığı, İhtiyaç sahibi okulların defalarca resmi yazı ve telefon görüşmelerine rağmen okul onarımları veya ihtiyaçlarının giderilmediği iddiası doğru mu?

Özellikle İnşaattan Sorumlu Şube Müdürünün kendine yakın idareciler ile aynı ilçeden olan hemşerilerinin okul ihtiyaçlarını gidermede çok aceleci olduğu, hatta 10.000 okul kapsamında okullara gönderilen onarım ödeneklerini, 10.000 okul kapsamında olmayan okullara aktardığı iddiası doğru mu? Doğru ise bu yetkiyi nerden, kim(ler)den alıyor?

Temel Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından okulların ihtiyaçları için gönderilen ödeneklerin gönderilen okullara değil de keyfi davranılarak eş/dostun idareci olduğu okullara kullandırıldığı doğru mu? Bu ödeneklerin (keyfi olarak) şube müdürünün emri ile ödenek gönderilmeyen diğer okullara harcandığı MEB tarafından yapılacak bir soruşturmada sübuta ereceği iddiası yabana atılmamalı, 5018, 4734 , 4735, vb sayılı kanunlar yürüklükteyken belirli bir kuruma, belirli bir kalemde gönderilen ödeneklerin birilerinin keyfi istek ve şahsi arzusuna göre mevzuat dışına çıkılarak kullandırıldığı iddiasının doğruluğunu kamuoyu merak ediyor.

 Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğünde İnşaattan Sorumlu Şube Müdürünün gelecek adına büyük oynadığı, ilçe müdürü veya İl müdür yardımcısı olmak için onarımı devletimiz tarafından gönderilen ödeneklerin kullanılmasıyla tamamlanan okulların idarecilerine whatsapp üzerinden gönderdiği hazır şablon teşekkür mesajının sosyal medyada özellikle Twitter'da İl müdürü, il valisi ve MEB’i etiketleyerek kendi şahsı ile ilgili tweet atılmasını neden ister?

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin, her gün birkaç kez bazı şube müdürlerinden ilde görev yapan eğitim çalışanları hakkında bilgi aldığı, soruşturmalara bakan Şube Müdürü  tarafından dillendirildiği doğru mu?

 Öyle ki kendisinin il müdürüne çok yakın olduğunu, Diyarbakır'daki idareci ve öğretmenlerle ilgili il müdürünün kendisine danıştığı, kendisinin de il müdürünü istihbari olarak bilgilendirdiğini söylemekte bir beis görmeyen Şube müdürü soruşturma açılan okul müdürlerinin açığa alınmasında kendisinin verdiği bilgilerin etkili olduğunu iddia edecek kadar il müdürüne yakın olduğu doğru mu?

Aynı şube müdürü, (soruşturma biriminde baktığı için) kendisine yönlendirilen Cimer ve Mebim şikayetleri ile ilgili okul müdürlerini arayarak, sizinle ilgili kayıt parası, seviye sınıfı vb. şikayetler vardı. Ben olmasam İl Milli Eğitim Müdürü sizin kellenizi alacaktı, haberiniz olsun, dediği gerçek mi? İl müdürü üzerinden onun adına cümleler kuran bu şube müdüründen İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin haberinin olmaması mümkün mü?

Şube Müdürü İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin talimatı ile Diyarbakır’da eğitim çalışanları ve idarecilerden müteşekkil 100 kişilik bir soruşturma listesi oluşturulduğu iddiası gerçek mi? İddia doğruysa İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin Diyarbakır eğitim camiasında korku iklimi oluşturmakla neyi hedeflediği izaha muhtaçtır.

 İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin prenslerinden olduğunu iddia eden Şube Müdürü, il müdüründen aldığı güçle bu yıl yapılan yeniden idareci görevlendirme değerlendirmesinde merkez ilçelerin birinde görev yapan eşi yeniden yönetici değerlendirmesini kendisinin yaptığı, eşine usulsüz puan verdiği ve diğer taraftan eşine rakip olabilecek kimselerin ise aynı belgelerden puanlarını kırdığı iddiası doğru mu?

 Çünkü milli eğitim kaynaklarından edindiğimiz bilgiye göre kişinin kendi birinci derecen yakınlarını değerlendirmesi mevzuaten suç ve yasak. Diyarbakır’da uçan kuştan haberi olduğunu her yerde konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin bu durumdan haberdar olmaması sizce mümkün mü? Yaşandığı iddia edilen bu olay, hangi akıl ve vicdanla izah edilir?

İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali’nin, MEB tarafından hazırlanıp İllere gönderilen yardımcı kaynakların, ihalede ücret karşılığında dağıtımını alan müteahhit firma tarafından okul ve ilçelere ulaştırılması gerekirken il ve ilçe milli eğitim müdürlüğü araç ve personellerini müteahhit firma emrinde görevlendirdiği iddiası doğru mu?

Şayet doğru ise ücreti ihale yoluyla müteahhite ödenen yardımcı kaynak dağıtımı; devlet araç ve personelleri görevlendirilerek ne karşılığında kamu zararı oluşmasına göz yumuldu? Bu araçların yakıt ve diğer masrafları ile görevlendirilen personel (işçi statüsündeki personele) mesai verildiği iddiası doğru mu? Alındığı iddia edilen bir onay var mı? Varsa bu resmi onay neye göre alındı?

İl Milli Eğitim Müdürlüğünde kurulan komisyon marifetiyle “Etüt Diyarbakır Projesi” altında yayınevi ve kaynak kitap adı verilerek  17 ilçe müdürlüklerine yazılar gönderdiği nasıl okunmalı ?

Milli Eğitim Bakanlığı Ders Kitapları ve Eğitim Araçları Yönetmeliği "Öğrencilere Aldırılmayacak Kitaplar" başlığı altında yer alan 37.maddesinde; "Bakanlık tarafından belirlenmeyen ders kitapları ile okutulacak diğer eğitim araçları öğrencilere aldırılamaz." Emrinden haberdar olamaması mümkün mü?

Bu açık emre rağmen; Diyarbakır Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, ilimizde okuyan 10 binlerce öğrencinin bu kaynakları almaları yönünde yönlendirme yapmış, MEB’in bu konudaki kesin ve kati emri açıkça ayaklar altına alınmıştır, diğer taraftan hangi yayınevi ve kişilerin haksız kazanç sağlamasının önünü açıldı? Ayrıca bu yolla elde edilen bir rant olup olmadığı, kaynak kitap konusunda herkese soruşturma açan ve görevden alan İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali ve bu işte imzası olan müdürlük bürokratlarına bakanlık tarafından herhangi bir soruşturma açılacak da ayrı bir merak konusu...

Devletin malı deniz..." dedirtecek olay; il Milli Eğitim Müdürlüğünde İnşaattan Sorumlu Şube Müdürü ailece görüştüğü ve kankası olan şube müdürü  Kayapınar ilçesinde görev yapan eşinin görev yaptığı okulun tabandan/tavana (bu onarımda bazı kalemlerde ihtiyaç olmamasına ve fuzuli olmasına rağmen) tüm eksiklerini gidermesi devlet bütçesinin keyfe göre kullanıldığının somut ispatı değil mi?

“Kitap Diyarbakır Projesi” kapsamında hayırseverlerden, kırsaldaki anasınıf öğrencileri için yapılan etkinliklerde dağıtımı için yapılan nakdi bağışların yönlendirildiği bir banka hesabı var mı?

Bu hesaplar, il milli eğitim müdürlüğüne bağlı resmi banka bağış hesapları mı ya da proje yürütücülerine ait şahsi banka hesapları mı?

Okul müdürlerinin bu projeye maddi destek için İl Milli Eğitim Müdürlüğünden aratıldıkları doğru mu? Okul Müdürlerinin talep edilen bu desteğin hangi kalemden, neye göre, nasıl ödendiğini kamuoyuna açıklamalı.

Diyarbakır’da yaşanan ve sıradanlaşan keyfiliklerle ilgi MEB tarafından ne zaman soruşturma açılacağı merak konusu ?

Yetkililerin yaptıracağı tarafsız bir soruşturmayla bilgi-belge ve ispatlara ulaşılacağı, yönetimdeki keyfilik ve kamu zararının üzerinden zaman geçmeden tespit edilebilmesi için daha ne kadar beklenilecek?

Kamuoyu ve eğitim camiasının bunları öğrenmesi en tabii haklarıdır...




Bu haber 28342 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI