|
Tweet | Tarih: 31-05-2026 10:50 |
Mehmet Zeki Özer
Sendika tarafından yapılan açıklamada, hastane yönetiminin Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım ve Nöroloji Yoğun Bakım ünitelerinde görev yapan hekimlerden aktif nöbet yerine icap nöbeti tutmalarını talep ettiği iddia edildi. Hekimsen, yoğun bakım hizmetlerinin niteliği gereği 24 saat kesintisiz ve anlık müdahale gerektirdiğini belirterek uygulamanın mevzuata aykırı olabileceğini savundu.
Açıklamada, “Yataklı Sağlık Tesislerinde Yoğun Bakım Hizmetlerinin Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”in 20’nci maddesine dikkat çekilerek, “Yoğun bakım servislerinde hizmetler 24 saat kesintisiz olarak sunulur” hükmünün yer aldığı hatırlatıldı.
Hekimsen, yoğun bakım ünitelerinin etkin şekilde hizmet verememesi halinde acil servise başvuran ve yoğun bakım ihtiyacı bulunan hastaların başka sağlık kuruluşlarına sevk edilmek zorunda kalabileceğini belirtti. Açıklamada, özellikle yoğunluk yaşandığı ifade edilen Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne ek yük oluşturulmasının sağlık planlaması açısından sorgulanması gerektiği kaydedildi.
Bakanlığa Üç Soru
Hekimsen, Sağlık Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:
İlgili hastane yönetiminin uygulamaları denetleniyor mu?
Yoğun bakım hizmetlerinin mevzuata uygun şekilde sunulup sunulmadığı inceleniyor mu?
Hasta sevklerinin sağlık hizmetlerinin etkinliği ve kamu yararı açısından değerlendirmesi yapıldı mı?
“30 Gün Kesintisiz İcap Nöbeti Kabul Edilemez”
Açıklamada ayrıca, bazı branşlarda tek hekim bulunması nedeniyle hekimlere ay boyunca kesintisiz icap nöbeti yüklenmesinin çalışma barışını bozduğu, tükenmişliği artırdığı ve mobbing boyutuna ulaşabilecek sonuçlar doğurabileceği ifade edildi.
Sağlık hizmetlerinde tasarruf politikalarının bilimsel esasların önüne geçmemesi gerektiğini savunan Hekimsen, sağlık kurumlarının etkin ve mevzuata uygun şekilde yönetilmesi çağrısında bulundu.
“Sürecin Takipçisi Olacağız”
Hekimsen Diyarbakır İl Temsilciliği, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği, hasta güvenliği ve hekimlerin çalışma haklarının korunması gerektiğini belirterek, söz konusu iddiaların araştırılması ve gerekli düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu. Sendika, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ve hem hekimlerin haklarını hem de kamu yararını savunmaya devam edeceklerini açıkladı.
