finans haberleri
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bursa escort escort bursa
izmit escort escort bayan anadolu yakası escort bayan
Bugun...



‘’HDP’nin Kürtler ve Türkiye ile ilgili bir düşüncesi ve tasavvuru yoktur.’’ -1-

İnancını her şeyin önünde tutan, muhafazakâr bir siyaset adamı olarak Allah’ın ayet olarak değerlendirdiği bir ırkı, bir milleti eleştirmem mümkün değildir. Ayrıca bu milletin bir mensubuyum ve hemen hemen 24 saatimin tamamı onlarla geçmektedir.

facebook-paylas
Tarih: 11-01-2022 00:35

 ‘’HDP’nin Kürtler ve Türkiye ile ilgili bir düşüncesi ve tasavvuru yoktur.’’ -1-

Bu nedenle bırakın Kürtleri eleştirmeyi, Allah’ın ayet olarak nitelediği hiçbir milleti, inancımız gereği eleştiremeyiz, onlara olumsuz bakamayız. Ancak bir milletin ya da ırkın adına ortaya çıkıp söylem ve fiillerde bulunan bazı mensuplarının yaptığı hatalar eleştirilebilir. Bunu yine de o millete veya ırka mal etmeyiz, edemeyiz. Burada HDP’yi eleştirirken de bakış açımız aynıdır. HDP’yi eleştirirken aslında kendini Kürtlerin temsilcisi olarak sunan ve türlü hatalar yapan, yıllardır milletin sorunlarını çözümsüz bırakan bir yapıyı eleştiriyoruz. Nasıl başka bir partiyi eleştirmek Türkleri, Arapları, Lazları ve Kürtleri eleştirmek değilse HDP eleştirisi de Kürt eleştirisi olarak değerlendirilemez. Salt HDP’ye ekseriyetle Kürtler oy veriyor diye böyle bir mana çıkmaz. Bırakınız Kürtleri eleştirmeyi HDP’ye oy veren ve oransal olarak Kürtlerin tamamını oluşturmayan HDP’li Kürt seçmene bile yapılamaz. Çünkü demokratik bir hak olan oyunu herkes dilediği yönde kullanabilir. Tekrar belirtmek isterim ki biz HDP’nin yapmış olduğu siyasi yanlışları, Kürt seçmenin önemli bir bölümünün ona verdiği oyların sonucunda aldığı yetkiyi, Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Zazaların kısaca Türkiye’de yaşayan herkesin sorunlarının çözümü için kullanmamasını eleştiriyoruz. HDP üzerinden Kürt seçmenlerin önemli bir bölümüne çözümde rol alma hak ve yetkisi verildiği halde HDP bir siyasi partiden farklı davranarak, sorunların çözülmesine bir bakıma engel olmaktadır. Dolayısıyla HDP’yi eleştirmek ırki veya bireysel olarak orada siyaset yapanlara karşı şahsi bir karşıtlık değil, çoğu bugün artık Kürt de olmayan parti üst yönetiminin yanlış politika ve davranışlarının eleştirisidir.

HDP’YE YÖNELTİLEN ELEŞTİRİLERİN MUHATABI KÜRT SEÇMEN DEĞİLDİR

HDP’ye yöneltilen eleştirilerin temelinde ona tanınan temsilcilik görevini bölge ve ülke yararına kullanmamasından kaynaklanmaktadır. HDP sahip olduğu oy oranı ve vekil sayısı ile ülke siyasetinde, var olan temel sorunların çözümünde pozitif bir rol alabilecekken, sürekli negatif bir tutum takınarak, söylem ve eylemleri ile siyasal, toplumsal gerginliği arttırmaktadır. İnanıyorum ki ona oy veren Kürt seçmenlerin önemli bir kısmı da bu tutumundan rahatsızdır. Bu nedenle HDP’ye yöneltilen eleştirilerin muhatabı Kürt seçmen değildir. Ama Kürt seçmenin oylarıyla veya diğer demokratik yollarla, HDP yöneticilerinin ne Kürtlere ne de Türkiye’ye faydası olmayan politika, eylem ve söylemlerine dair bir uyarı yapmasını da bekleriz doğrusu. Bu da bir Kürt seçmen eleştirisi değil tarihin hiçbir döneminde yanlışın yanında durmayan milletimizden samimi bir beklentimizdir. Çünkü HDP bir takım söz ve davranışları ile adeta zorla kendini Kürtlere temsilci olarak dayatmaktadır. İradelerine türlü yollarla ipotek koymaktadır. Daha önce de belirttiğim gibi HDP’ye oy veren Kürt seçmenin çok büyük kısmı da HDP’nin parti politikalarından, meseleler karşısında aldığı pozisyondan kısacası tutum ve davranışlarından şikâyetçidir. Sadece HDP’nin kendini düzeltmesi için ona zaman tanıyor, oyunu bir süre daha orada tutuyor.

HDP KÜRTLERİN TEMSİLCİSİ DEĞİLDİR. KÜRTLERDEN OY ALMAK TEMSİLİYET GÖREVİNİ VERMEZ

Çünkü gerek tek parti döneminde gerekse çok partili siyasal yaşama geçildikten sonra Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerin TBMM’de temsilcileri olmuştur. Özellikle çok partili siyasal yaşam döneminde Kürtler pek çok partide siyasal faaliyette bulunmuş, parti üst organlarında görev almış, belediye başkanı, milletvekili, başbakan ve cumhurbaşkanı olmuşlardır. (Turgut Özal, Hikmet Çetin, Yusuf Azizoğlu gibi). Yine son yirmi yıldır Ak Parti’nin içinde Kürt siyasetçi ve vekillerin sayısı oransal olarak HDP’den daha fazladır. Bugün Türkiye’de genel olarak Türkiye’nin özel olarak Kürtlerin temsilcisi olarak temsilcilik ilanı olacaksa herkesten en fazla oy aldığı için bu Ak Parti olmalıdır. Ak Parti Kürt seçmenden HDP’nin aldığı oydan daha fazla oy almaktadır. O halde bu yaklaşıma göre Ak Parti Kürtlerin temsilcisidir. Evet biz bu ülkede Kürtlerin, Türklerin, Arapların, Zazaların ve bütün ırk ve milletlerin temsilcisi ve hizmetkarıyız. Biz kendimizi bu ülkenin her bir ferdi olarak hissediyor onları da biz gibi hissediyoruz, görüyoruz.

HDP KÜRTLERİN OYUNU ALIP, KÜRTLERE RAĞMEN ULUSLARARASI GÜÇLER ADINA “VEKALET SİYASETİNİ” UYGULAMAYA ÇALIŞMAKTADIR.

Her seçimde bölgemizde ve ülkenin batısında HDP, Kürtlerden ve diğer vatandaşlarımızdan hatırı sayılır oylar almaktadır. Önceki sorulara verdiğimiz cevaplarda da belirttiğimiz gibi HDP’li siyasetçiler mecliste grup ötesinde bir sayıya ulaşmaktadır. Yine yerel düzeyde pek çok belediye başkanlığı kazanmaktadır. Bütün bu oylar halka hizmetin bir aracı, mecliste sorunların çözülmesi, buna hizmet edecek uygun yasal düzenlemelerin yapılması için kullanılabilecekken, ne yazık HDP bu şekilde davranmıyor. Halkın emaneti olan oylarının oluşturduğu yetkinin gücünü Türkiye’nin ve burada yaşayan milletlerin hizmetinde hakkıyla kullanmıyor. Yine söylemleri ve eylemleriyle Kürtlerin, Türklerin kısacası Türkiye’nin yanında değil, küresel güçlerin, emperyalizmin yanında yer almaktadır. Mesela ABD Başkanı Biden’ın Sözde Ermeni Soykırımı söylemini desteklemiş, TBMM’nin Biden’i kınadığı ortak metne imza atmamıştır. Sadece bu olay bile HDP’nin, temsilcisi olduğunu iddia ettiği Kürtlerin tarihinden de habersiz olduğunu göstermektedir. 1915 ve sonrası Anadolu coğrafyasında yaşanan olaylara bakıldığında Ermeni çetelerinin yalnızca Türk ahaliyi değil Müslüman Kürt ahaliyi de katliamdan geçirdiğini tarihi kayıtlardan kolaylıkla görebiliyoruz. Ayrıca hepimizin ailesinde dedelerimizin, ninelerimizin de Ermeni çetelerinin hunharca işledikleri katliamlara, zalimce yaptıkları eylemlere dair anlatıları çoktur. Ancak bu tarihi gerçekliği görmeyen HDP, vekaletini üstlendiği uluslararası güçlerin sözcüsü olmayı tercih etmiş, her 24 Nisan’da önlerine konulan metni okumayı yeğlemişlerdir. Sason’da veya Zeve’de Ermeni çeteleri tarafından katledilen binlerce Kürt ahaliyi görmemiş, 1895 yılında Ermeni çeteleri tarafından çıkarılan ayaklanmada ve yangında ölen Diyarbakırlının acısını hissetmemiştir. Tıpkı 12 Mayıs 2016 yılında, Dürümlü Mezrası’nda PKK tarafından öldürülen ve patlamanın şiddetinden cesetlerine dahi ulaşılamayan Kürtlerin acısını hissetmedikleri gibi. Özetle, maalesef HDP Kürt seçmenden de Türk seçmenden de uzaklaşan, küresel güçlerin emperyal menfaatleri ile uyumlu bir söylem dilini geliştirmiştir ve bu dil parti üst yönetimi içindeki küçük bir azınlık ile marjinal bazı gruplar dışında hiçbir Kürt seçmeni memnun etmemektedir, aksine onları üzmektedir. Çünkü Kürtler, İslam ile tanıştıkları günden beri daima Müslümanların, ümmetin yanında yer almış, düşmanların karşısında olmuştur. Bugün de millet olarak tutumları böyledir.

-Devam edecek-

 




Bu haber 1240 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI