Bugun...



İlim ve irşad ehli: Molla Hasan T‘Avikî

Zeki ÖZER’in Özel Röportajı Bu haftaki Pazartesi sohbetlerinde Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi, Arap Dili ve Belagatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Tekin ile Molla Hasan T’avikî’nin hayatını değerlendirdik.

facebook-paylas
Tarih: 25-01-2021 02:32

İlim ve irşad ehli: Molla Hasan T‘Avikî

Doğu ve Güneydoğu medreselerindeki ilim ve irfan hizmetleri yokluk, baskı ve diğer birçok zorluğa rağmen devam etmiş ve birçok münevverin yetişmesine katkı sunduğunu, bu medreselerde yetişen ender şahsiyetlerden biri de Molla Hasan Ta‘vikî olduğunu ifaden eden Doç. Dr. Tekin, “Molla Hasan, Seydalarından aldığı ilim mirasını devam ettirmiş ve birçok âlimi yetiştirmiştir. Nitekim onun talebe yelpazesine baktığımızda kiminin sonradan müftülük, kiminin vaizlik, kiminin de önemli irşad hizmetlerini yürüttüğünü görmekteyiz” dedi.

Doç. Dr. Tekin, Saygınlığı, vakarı ve ilim adamına yakışan heybetiyle bölgesinde tedrisat hizmetini yürüten Molla Hasan’ın Diyanet İşleri Başkanlığının da dikkatlerini üzerine çekmiş ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Derik ilçe müftülüğüne tayin edildiğini belirterek, “Bununla beraber o, bölge halkının dini ve dünyevi sorunlarıyla alakadar olmuştur. Nitekim o, müftülük, müderrislik ve cami hizmetleriyle beraber halkı irşad etmeyi ihmal etmemiştir. Bu bakımdan o, vaizlik görevini de yürütüyordu. Vaazlarıyla halkın üzerinde büyük bir etki bırakıyordu. Kendisinin, görev yaptığı yerlerin muhafazakâr yapısında ciddi etkisi olan manevi dinamiklerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla halen de içinde yaşadığı toplumun üzerinde onun izleri görülmektedir. Nitekim onunla hemhal olmuş kişiler halen onun öğütlerini dile getirmektedirler” dedi.

Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi, Arap Dili ve Belagatı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Tekin ile yapılan sohbetin detayı şöyle:

1888 YILINDA MARDİN’İN MAZIDAĞI İLÇESİNDE DOĞDU

Molla Hasan Ta‘vikî, 1888 senesinde Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Kışlak (eski adıyla Şıvıstan) köyünde doğdu. Molla Hasan, bölgede ilim ve faziletle tanınan ve "Molla" olarak tanımlanan soylu bir ailedendir. Nitekim onun babası Molla Ahmed Şıvıstanî, Mardin’deki tarihi Kasimiyye medresesinin müderrislerinden olup Molla Ali Dêrizbînî’nin torunlarındandır. Molla Ahmed Şıvıstanî, icazetini Molla Nureddin Birifkânî’den almıştır. Molla Hasan’ın ataları aslen Hakkâri’nin Çukurca ilçesine bağlı Hanî köyünden olup Şeyh Ahmed Hanî’nın akrabalarındandır. Bu köyün yaklaşık olarak 1630’lu yıllarda boşaltılmasından dolayı, Molla Hasan’ın dedelerinden olan Molla Abbas, Hakkâri’nin batısına düşen bölgeye oradan da Mardin yöresine, diğer akrabaları da Hakkâri, Van ve Doğu Beyazıt taraflarına göçmüşlerdir. Molla Hasan, ilim tahsiline babasının yanında başlamış daha sonra da bölgemizdeki birçok hocadan eğitim almıştır. Ancak o, medrese tahsilinin büyük çoğunluğunu Çınar’ın Altınakar (eski adıyla Altûqer) köyünde bulunan Şeyh Kasım’ın oğlu Şeyh Neytullah’tan aldığı için icazetini de ondan almıştır.

ADI NİSBESİ VE LAKABI

 

Nisbesiyle birlikte onun adı Molla Hasan Ta‘vikî’dir. O, askerlik bedelinde imamlık yaparken kısa süreliğine Ta‘vik köyünde kalmıştır. O, aslen Ta‘vik’li olmamasına rağmen hayatının parlak dönemini bu köye bağlı Alik harabesinde geçirmiş, ilim ve irşat faaliyetlerini burada yürütmüştür. Dolayısıyla kendisi “Molla Hasan Ta‘vikî” olarak tanınmış ve bu nisbeyle şöhret bulmuştur. Molla Hasan için Köse lakabı da kullanılmıştır. Bu lakap onun gerçekten de sakalı bıyığı çıkmadığı ya da pek seyrek olduğu için değildir. Nitekim fotoğrafında da görüldüğü gibi kendisi gür bir sakala sahipti. Anlatıldığına göre Molla Hasan, iyi bir medrese tahsili almış ve genç yaşlarda eğitimini tamamlamıştır. Kısa sürede parmakla gösterilecek kadar ünlenen Molla Hasan’ın etrafındaki zatlar, onu Hasan ismindeki diğer mollalardan ayırt etmek için ona köse lakabını vermişlerdir.

TA‘VİK YILLARI

Molla Hasan, yaklaşık olarak 1910 yılında icazetini aldıktan sonra o dönemde askerlik yerine imamlık yapılabildiği için o da asker imam olarak askerliğini yapmıştır. O, bu sırada ilk olarak Ta‘vik köyüne gelmiş ve orada belli bir süre kaldıktan sonra Göktaş (eski adıyla Kewırşin), Şenyuva (eski adıyla Şewaşî) ve Şerefli (Şerif Baba) köylerinde de asker imam olarak görevini sürdürmüştür. Molla Hasan, daha sonra Şeyh Muhammed Neytullah’ın kardeşleri olan ve Ta‘vik köyünde irşat hizmetleriyle meşgul olan Şeyh Muhammed Nezir ve Şeyh Abdulhamid’in yakınında bulunan Alik harabesine gelmiştir. O, aynı zamanda duvar ustası da olduğu için burada kendi imkânlarıyla iki katlı bir ev yapmıştır. O, bu harabeyi kısa bir sürede ilim ve irfanıyla ihya etmiştir. Nitekim kendisi burayı çok sevmiş ve Alik harabesini satın almıştır. Molla Hasan, uzun yıllar ikamet ettiği burada birçok talebe yetiştirmiştir. Ancak 1938’de baş gösteren kıtlık nedeniyle o, burada 1941 yılına kadar dayanabilmiş ve ardından da Diyarbakır’a taşınmıştır.

DİYARBAKIR YILLARI

Diyarbakır Mardin Kapı semtine taşınan Molla Hasan, burada kendine taştan bir ev yapmış ve ufak bir bakkaliye açmıştır. Burada üç yıl kaldıktan sonra Nakib-i Eşref ailesiyle tanışıp onlardan Diyarbakır Çınar ilçesine bağlı Ballıbaba Köyünün (eski adıyla Lıgus) bir hissesini satın almış ve 1944 senesinde oraya taşınmıştır. Molla Hasan, 1950’ye kadar bu köyde kalmış ve daha sonra Mardin’in Derik ilçesine taşınmıştır.

DERİK YILLARI 

Molla Hasan, Derik’e taşındıktan sonra burada da tedrisat işlerini aksatmadan devam ettirmiştir. O, burada bir-iki yıl kaldıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Derik ilçe müftülüğüne atanmıştır. O, müftülük göreviyle birlikte daha önce de yürüttüğü iki medresenin idaresini devam ettirmiş. Bunlardan birine medresa jor (yukarı mederse) diğerine de medresa jêr (aşağı medrese) deniyordu. Siracettin Öztoprak, Molla Hasan’la bir anısını şöyle paylaşmaktadır: Babam Molla Sadreddin, medrese eğitimini epey ilerletmişti. Ancak bu onu tatmin etmiyordu. O, Derik müftüsü olan Molla Hasan T‘avikî’nin yanında daha önce de okumuş ve eğitimini onun yanında tamamlayıp ondan icazet almayı çok arzulamıştı. Bu münasebetle Derik’e gitmeye karar verdi ve ben daha 7 yaşlarında iken babamdan Nehcu’l-Enâm, Gâyetu’l-İhtisâr ve N‘imetu’l-İslâm adlı eserleri okuyordum. Bundan dolayı babam, beni de beraberinde götürdü. Biz Molla Hasan’ın yanına gittik babam durumunu ona anlattı o da babamın medresa jêr (aşağı medrese) müderrisliğini üstlenmesi şartıyla onu talebeliğe kabul edeceğini söyleyince babam da bu teklifi kabul edip onun talebesi oldu. Molla Sadreddin Öztoprak ise bu hususu şöyle açıklamaktadır: Muhteseru’l-Me‘ânî isimli eseri okumak ve icazetimi almak için daha önce rahle-i tedrislerinden geçtiğim hocalarımdan hayatta olanları gözden geçirdim. O dönemde hocalarım arasında hayatta kalanlar Silvan müftüsü Molla Yakup ile Derik müftüsü olan Molla Hasan arasında tercihte epey zorlandım fakat en sonunda Molla Hasan’da karar kıldım ve oğlum Siracettin’i de alıp onun yanına gittim.

“EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ ETRAFINDAKİLERE YÜK OLMAMASI”

Molla Hasan’ın en önemli özelliği etrafındakilere yük olmamaya dikkat etmesiydi. Zira yeri geldiğinde o, bir çoban olmuş hayvanlarını otlatmış, yeri geldiğinde terzi olup elbiselerini dikmiş ve yeri geldiğinde de duvar ustası olup ikametgâhını kendi imkânlarıyla yapmıştır. O, talebelerinden de hep müstağni bir tavır takınmaları ve insanlara yük olmamaları yönünde telkinlerde bulunurdu. Güçlü bir hafıza ve keskin bir zekâya sahip olan Molla Hasan, en zor ibareleri bile bir çırpıda çözerdi. Rivayete göre o, bir gün Ulu Camide Cuma namazı için bulunurken imamın birkaç yerde i‘râb hatası yaptığını fark etmiştir. Molla Hasan, namazdan sonra imamla tek başına kalmış ve nazik bir üslupla imama okuma hatalarını bildirmiştir. İmam da gayet hoş bir şekilde karşılamış ve onun kimliği hakkında bilgi sahibi olmak istemiştir. Fakat o, kendini tanıtmak istememişse de imam ona “Olsa olsa siz Molla Hasan Ta‘vikî’siniz. Zira bu hatalarımı ancak o fark edebilir” demiştir. Molla Hasan’ın bilgisi sadece Arap grameriyle sınırlı değildi. Nitekim o, bunun yanında Kelam ve İslam felsefesine de hâkimdi. Önemli talebelerinden biri olan Molla Sadrettin, bu hususta şöyle demektedir: Molla Hasan, emsaline hiç rastlamadığım ölçüde çok yönlü bir âlimdi. Kelam ve İslam felsefesi ilimlerinde mütebahhir, sair ilimlerde de namdar ve mümtaz bir deha idi. Kadı Beydâvî tefsirine bir haşiye telif etmiştir. Onun bu çalışması buram buram zekâ kokuyordu. Molla Hasan hocam, ayrıca terzi şoför ve iyi bir duvar ustası idi. Nitekim o, Derik’teki bir minarenin ve kısmen bir caminin de mimarı idi

ESERLERİ

Cami‘atu’l-Fevâid Hâşiyetu Helli’l-Me‘akid: Arapça grameriyle ilgili bu eseri daha önce birçok yayınevi tarafından basılmış olup son baskısı Seyda Yayınları tarafından yapılmıştır. O, bu eserinin mukaddimesinde hamdele ve salveleden sonra telif sebebine değinmektedir. Müellif, Hellu’l-Me‘akid adlı çalışmanın ilimle iştigal eden hoca ve talebeler arasında ciddi bir rağbet gördüğünü, şahit olarak birçok ayet ve Arap şiiri barındırdığını, ancak buna rağmen bunların yeterince açıklanmadığını belirtmektedir. Molla Hasan, amacının eserde yer alan şahitleri mana ve i‘râb açısından açıklamak ve okuyucunun işini kolaylaştırmak adına bunların kaynağını belirtmek olduğunu söylemektedir. Bunun dışında o, okuyucunun kendisine ait bir hata ile karşılaşması durumunda bu hatasını hoş görüp düzeltmesini istemektedir. Müellif, bu çalışmasının hayırlı bir şekilde neticelenmesi şeklindeki temennisiyle dibacesini bitirmektedir. Molla Hasan, eserinin sonuç kısmında ise hamdele ve salveleden sonra eserinin bitiş tarihine 13 Nisan 1950 şeklinde yer vermekte ve bu çalışmasının ilim talebeleri açısından faydalı olmasını Yüce Allah’tan dilemektedir. Molla Hasan, bu eserinde son derece akıcı ve sade bir Arapça kullanmıştır. O, hedef kitlenin seviyesini aşmamaya özen göstermiş ve onların asıl kaynaklara başvurup ufuklarını daha da açmak adına her alıntıdan sonra genellikle kaynağını belirtmiştir.

Söz konusu kaynaklara baktığımızda bu eserin geniş bir kaynak yelpazesinden yararlanılarak hazırlandığını görmekteyiz. Nitekim bu çalışmada başta gramer kitapları olmak üzere tefsir, hadis ile tabakat/biyografi eserlerinden azami ölçüde yararlanılmıştır. Molla Hasan’ın bu eserinde sıklıkla başvurduğu kaynakları şunlardır: el-Fevâ’idu’d-Diyâ’iyye, (Câmî, Nûruddîn, Abdurrahmân b. Nizâmiddîn Ahmed). Haşiyetu ‘İsâm ‘ala’l-Fevâ’idi’d-Diyâ’iyye (‘İsâmuddîn el-İsferâyinî). Muğni’l-Lebîb (İbn Hişâm Ebû Muhammed Cemâluddîn Abdullâh, el-Ensârî).   Haşiyetu’l-Emîr ‘ala’l-Muğnî (Muhammed Emîr el-Ezherî).  Haşiyetu Demâminî ‘ala’l-Muğnî (Muhammed b. Ebî Bekr ed-Demâminî). Haşiyetu Şumnî ‘ala’l-Muğnî (Takiyyüddîn Ahmed b. Muhammed eş-Şumnî). el-Kâmûsu’l-Muhît, (el-Fîyrûzâbâdî, Mecduddîn Muhammed b. Ya‘kub). Şerhu İbn ‘Akîl ‘ala Elfiyyeti İbn Mâlik (Ebû Muhammed Bahâüddîn Abdullah b. Abdirrahmân b. Abdillâh b. ‘Akîl el-Hemedânî). Celâleyn (Celâluddîn el-Mehellî ve Celâluddîn es-Suyûtî). el-Futûhâtu’l-İlâhiyye bi Tevdîhi Tefsiri Celâleyn (Sulayman el-Cemel).  Envâru’t-Tenzîl ve Esrâru’t-Te’vîl (Nasiruddin Abdullah b. Ömer el-Kadî el-Beydâvî). Haşiyetu Muhyiddin Şeyh Zade ‘ala Tefsîri’l-Kadî el-Beydâvî (Muhyiddin Muhammed el-Kocevî Şeyh Zade).

Bunun dışında Molla Hasan’ın Suyûtî’nin el-Behcetu’l-Merdiyye isimli eseri için de bir haşiye yazdığı söylenmektedir. Ancak onun bu çalışması da tıpkı el-Beydâvî tefsiri için hazırladığı diğer bir çalışması gibi ilim ehlinin eline geçmemiş ve vefatından sonra ailesi tarafından bütün kütüphanesiyle birlikte satılmıştır. Nitekim uzun süre ona eşlik etmiş olan ve aynı zamanda icazetini de ondan alan emekli Müftü Kamil Yalçın, Molla Hasan’ı söz konusu kayıp iki eseri telif ederken gördüğünü belirtmiştir. Kamil Yalçın, onun okuduğu birçok kitap için talikler de yazdığını ve bunlar arsında en önemlisinin de Tuhfetu’l-Muhtâc adlı eser için yazdığı talikler olduğunu söylemiştir. Bunun dışında Molla Sadrettin de hocası Molla Hasan’ın Kadı Beydâvî tefsirine bir haşiye telif ettiğini söylemiştir.

TALEBELERİ

Alik harabesinde evinin yanında siyah taşlarla ördüğü bir medrese de inşa eden Molla Hasan’ın birçok talebesi olmuştur. O, talebelerine karşı son derece şefkatliydi ve onlarla birlikte kendilerinden biri gibi davranıyordu. Molla Hasan, talebelerine ders verirken takrir, soru-cevap, tedriç ve tekrar ve uygulamalı eğitim metodunu kullanırdı. Bununla birlikte o, ders esnasında acele etmez ve talebelerinin farklı kaynaklardan da istifade etmesini sağlardı. Talebesinin derse adaptasyonunu sağlamak için beden dilini iyi kullanırdı. Molla Hasan, ders verirken bazen ibareyi o okur, talebeye tercüme ettirirdi. Bazen de talebeye okutur kendisi tercüme ederdi. Molla Hasan’ın medresedeki öğretim dili Arapça, Türkçe ve Kürtçe idi. O, her öğrencisine kendi anadilinde ders vermeyi tercih ederdi. Talebesi Kamil Yalçın, hocasının meşhur talebelerini şöyle saymaktadır: Molla Mehmûdê Qızılê, Molla Abdullah’ê Hazro, Molla Vehid’ê Dêrıkî, Şeyh Veysi Ekinci, Şeyh Muhammed Sait Ekinci, Şeyh Necat Ekinci, emekli Ankara merkez vaizi Mehmet Selim Yılmaz, Molla Muhammed Emin’ê Türk ve Molla Sadrettin Öztoprak.   

Talebelerinin iaşesinin büyük kısmı T‘avik’teki Şeyh Kasım oğullarının dergâhından karşılanırdı. Ancak köylülerin de feqiler için ratıp verdikleri bilinmektedir. Nitekim Molla Hasan’ın ünlü öğrencilerinden olan Muhammed Emin Er, onunla ilgili bir anısını şöyle paylaşmaktadır: Ben  Suriye’den gelecek bir grupla oraya gitmeyi beklerken, Siirt Tillo’dan iki sünnetçi geldi. Ben onlara ilim talebesi olmak için Suriye’ye gitmek istediğimi söyleyince bana dediler ki: Metina aşireti içerisinde bulunan Ta‘hvik Köyünde Molla Hasan isimli büyük bir âlim var. Talebeleri de var. Arapça ders veriyor, oraya git. Ben de misafir kaldığım evden izin alarak o köye gittim. Akşam ile yatsı arası, köye vardım. Hocayı buldum. Hoca kılık kıyafetime bakınca beni bir memur zannedip atın nerede söyle çocuklar bağlasınlar dedi. Ben de atım yok, okumaya geldim, deyince beni baştan aşağı süzdükten sonra ilim yolu meşakkat, zorluk, çile yoludur, dedi. Olsun, dedim. O da Hanefi misin? Şafii misin? Diye sorunca Hanefi’yim dedim. Şafii olan hoca konuşmasına devamla; Yanımda Multeka diye bir Hanefi kitabı var getireyim, dedi. Ardından kitaptan bazı şeyler okuyup bana sorular sordu. Verdiğim cevapları beğendi ve okuyacağına inanıyorum dedi. Ben orada birkaç kitap okuduktan sonra hocam Ta‘hvik köyüne bağlı Alik harabesinden Diyarbakır’a taşındı. Hocamın gittiği yerde de bu işi devam ettirecek ortam olmadığı için ben de hocasız kaldım.

“DÜRÜST, CESUR VE ELİNİN EMEĞİYLE GEÇİNMEYİ ŞİAR EDİNDİ”

Dürüst, cesur ve elinin emeğiyle geçinmeyi şiar edinen Molla Hasan, tedrisat, müftülük ve cami işleriyle uğraştığından fazla dışarı çıkıp halkın arasına karışmazdı. Evinin alışverişi için dışarı çıktığında ise çarşıda pek durmamayı tercih eder ve satın aldığı eşyaları kendisi taşırdı. İnsanlara karşı gayet mütevazı ve şefkatli olan Molla Hasan’a dinî bir soru sorulduğunda dinler ve karşı taraf sözünü bitirmeden o cevap vermezdi. Verdiği cevaplar da gayet ikna ediciydi. O, muhatabının seviyesini belirler ve ona göre konuşurdu. Nitekim Göktaş (eski adıyla Kewırşin) köyünden 1920 doğumlu olan Abdulletîf Arca, bir gün ona “hocam sizin gayet muazzam bir kütüphaneniz var. Bütün bu kitaplar bizden ne istiyor” şeklinde bir soru sorduğunu, onun da “bu kitapların hepsi Allah’a iyi bir kul olmamızı istiyor” diye cevap verdiğini aktarmaktadır. Molla Hasan’ın öğrencilerinden olan Mehmet Selim Yılmaz da hocasının alçak gönüllülüğü hakkında şöyle demektedir: Hocam Lıgus Köyünde iken onun yanında ‘İzzî adlı eseri okuyordum. Bir gün hocamla bostanını kontrol etmeye gidecektik. Hocam atına binip benim de arkasına binmemi emretti. Hocamın bu teklifini nazikçe ret edince o, bana imtisalu’l-emri hayrun minel-edeb (Emri yerine getirmek edepli davranmaktan daha iyidir) deyip beni arkasında ata binmeye ikna etti.

ÇOCUKLARI

Molla Hasan’ın ilk hanımı amcasının kızı Emmo idi. Bu hanımından Nur Muhammed, Şerife, Sara ve Kafiye isimli çocukları olmuştur. İkinci hanımı olan Zeyno Derik ilçesi Heramya mahallesinden Ali’yê Durıkê’nın kızıdır. Onun bu hanımından Ahmet ve Fahrettin isminde iki oğlu doğmuştur. Heci Mehemedê Horê’nın kızı olan Rukiye isimli hanımından da Muhammed Tahir, Amine ve Ayşe isimli çocukları olmuştur. Molla Hasan’ın Şerife isimli kızı Şerif batar ile Sara, Nezir Aydın ile Kafiye, Nimet Karaozan ile Amine ise Adil Onat’la evlenmişlerdir. Onun çocukları genellikle zekiydiler. Ancak buna rağmen bunların bir kısmı medrese eğitimi almış fakat ilimle iştigal etmemişlerdir.

1963 YILINDA DERİK’TE VEFAT ETTİ

Terzi, duvar ustası, marangoz, müderris, müellif ve müftü olan Molla Hasan, Mardin’in Derik ilçesinde ilçe müftülüğü yaparken 1963 senesinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur.

KAYNAKÇA

Molla Hasan T‘avikî, Haşiyetu Cami‘u’l-Fevâid, Mektebetu Seyda, Diyarbakır, 2015.

Sadreddin Öztoprak, Şark Medreselerinde Bir Ömür, Beyan Yayınları, İstanbul, 2003. http://www.milligazete.com.tr. Erişim tarihi, 24.05.2017.

Tekin, Ahmet, Son Dönem Âlimlerinden Molla Hasan T’avikî, Hayatı ve Eserleri, Şarkiyat ICSS’17: Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, 14-17 Eylül 2017, Diyarbakır = International Congress of Social Science, 14-17 September 2017, 2017, s. 152-160.

GÖRÜŞMELER

Mehdi Perinçek, Kamil Yalçın, Doç. Dr. Cenap Ekinci, Sincar Günçiçeği, Siracettin Öztoprak, Şeyh Necat Ekinci ve Abdulletîf Arca ile yapılan görüşme.

 




Bu haber 4344 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Alanyaspor 6 5 0 1 15 2 16 +13
2 Fenerbahçe 5 3 0 2 7 4 11 +3
3 Galatasaray 6 3 2 1 8 5 10 +3
4 Fatih Karagümrük 6 2 2 2 9 7 8 +2
5 Kasımpaşa 6 2 2 2 4 3 8 +1
6 Antalyaspor 6 2 2 2 6 8 8 -2
7 Yeni Malatyaspor 6 2 2 2 6 9 8 -3
8 Göztepe 6 1 1 4 10 7 7 +3
9 BB Erzurumspor 5 2 2 1 7 6 7 +1
10 Sivasspor 4 2 1 1 5 4 7 +1
11 Başakşehir FK 6 2 3 1 7 7 7 0
12 Gaziantep FK 6 1 1 4 8 9 7 -1
13 Hatayspor 4 2 1 1 3 6 7 -3
14 Konyaspor 5 1 1 3 5 3 6 +2
15 Kayserispor 5 2 3 0 4 8 6 -4
16 Çaykur Rizespor 5 1 2 2 7 8 5 -1
17 Trabzonspor 5 1 2 2 5 7 5 -2
18 Denizlispor 5 1 2 2 3 7 5 -4
19 Beşiktaş 4 1 2 1 5 7 4 -2
20 Gençlerbirliği 5 1 3 1 3 6 4 -3
21 MKE Ankaragücü 4 0 3 1 4 8 1 -4
Takım O G M B A Y P AV
1 Tuzlaspor 7 5 0 2 16 7 17 +9
2 İstanbulspor 7 5 1 1 15 6 16 +9
3 Adana Demirspor 7 4 1 2 14 6 14 +8
4 Samsunspor 7 4 1 2 11 7 14 +4
5 Ankara Keçiörengücü 7 4 2 1 8 6 13 +2
6 Altınordu 7 4 2 1 11 10 13 +1
7 Giresunspor 6 3 1 2 11 10 11 +1
8 Altay 6 3 2 1 10 4 10 +6
9 Balıkesirspor 7 3 3 1 8 9 10 -1
10 Adanaspor 7 2 2 3 10 9 9 +1
11 Bursaspor 6 2 3 1 11 11 7 0
12 Akhisarspor 6 1 2 3 4 4 6 0
13 Bandırmaspor 7 1 4 2 6 11 5 -5
14 Menemenspor 6 1 3 2 6 11 5 -5
15 Ümraniyespor 7 1 4 2 8 15 5 -7
16 Ankaraspor 7 1 5 1 4 12 4 -8
17 Eskişehirspor 7 0 4 3 2 13 3 -11
18 Boluspor 6 0 4 2 4 8 2 -4
Takım O G M B A Y P AV
1 Turgutluspor 6 5 1 0 6 3 15 +3
2 Serik Belediyespor 6 4 0 2 11 2 14 +9
3 Eyüpspor 6 4 1 1 12 6 13 +6
4 Van Spor 6 3 1 2 4 3 11 +1
5 Kırklarelispor 6 2 0 4 7 1 10 +6
6 Karacabey Belediyespor 6 3 2 1 7 4 10 +3
7 Elazığspor 6 3 2 1 9 8 10 +1
8 Bayburt Özel İdare Spor 5 3 2 0 6 5 9 +1
9 Sakaryaspor 6 2 1 3 5 4 9 +1
10 Tarsus İdman Yurdu 6 2 1 3 10 10 9 0
11 Etimesgut Belediyespor 6 2 2 2 5 4 8 +1
12 Mamak FK 6 2 2 2 6 6 8 0
13 Kırşehir Belediyespor 6 2 2 2 5 5 8 0
14 Pendikspor 6 2 3 1 10 8 7 +2
15 Pazarspor 6 2 4 0 9 15 6 -6
16 Sivas Belediyespor 5 1 2 2 7 7 5 0
17 Bodrumspor 6 1 4 1 7 9 4 -2
18 1922 Konyaspor 6 1 4 1 3 5 4 -2
19 Kastamonuspor 6 0 4 2 6 14 2 -8
20 Kardemir Karabükspor 6 0 6 0 2 18 0 -16
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 5 4 1 0 12 4 12 +8
2 Diyarbekirspor 5 4 1 0 7 2 12 +5
3 Fatsa Belediyespor 5 4 1 0 7 3 12 +4
4 Çankaya FK 5 4 1 0 8 5 12 +3
5 Arnavutköy Belediye 5 3 0 2 6 3 11 +3
6 Belediye Derincespor 5 2 1 2 7 5 8 +2
7 Ofspor 5 2 1 2 8 7 8 +1
8 Yeşilyurt Belediyespor 5 2 2 1 8 6 7 +2
9 Kızılcabölükspor 5 2 2 1 8 7 7 +1
10 Artvin Hopaspor 5 2 2 1 6 7 7 -1
11 Edirnespor 5 2 3 0 6 8 6 -2
12 Payasspor 5 1 3 1 3 6 4 -3
13 Nevşehir Belediyespor 5 1 4 0 4 8 3 -4
14 1877 Alemdağspor 5 0 3 2 2 8 2 -6
15 Kemerspor 2003 5 0 4 1 5 10 1 -5
16 Manisaspor 5 0 4 1 3 11 1 -8
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/10/2020 Fenerbahçe vs Trabzonspor
 26/10/2020 Denizlispor vs Beşiktaş
 26/10/2020 Sivasspor vs Çaykur Rizespor
 30/10/2020 Fatih Karagümrük vs BB Erzurumspor
 30/10/2020 Trabzonspor vs Kasımpaşa
 31/10/2020 Gençlerbirliği vs Gaziantep FK
 31/10/2020 Göztepe vs Alanyaspor
 31/10/2020 Galatasaray vs MKE Ankaragücü
 01/11/2020 Çaykur Rizespor vs Kayserispor
 01/11/2020 Konyaspor vs Başakşehir FK
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 26/10/2020 Akhisarspor vs Bursaspor
 26/10/2020 Boluspor vs Menemenspor
 30/10/2020 Balıkesirspor vs Adanaspor
 30/10/2020 Tuzlaspor vs Altay
 31/10/2020 Giresunspor vs Ümraniyespor
 31/10/2020 Bursaspor vs Boluspor
 31/10/2020 Menemenspor vs Ankaraspor
 31/10/2020 Altınordu vs Bandırmaspor
 01/11/2020 Ankara Keçiörengücü vs İstanbulspor
 01/11/2020 Eskişehirspor - Akhisarspor Eskişehirspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Akhisarspor yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/10/2020 Etimesgut Belediyespor vs Serik Belediyespor
 28/10/2020 Eyüpspor vs Pendikspor
 28/10/2020 Kastamonuspor vs Bayburt Özel İdare Spor
 28/10/2020 Kırklarelispor vs Kırşehir Belediyespor
 28/10/2020 Pazarspor vs Karacabey Belediyespor
 28/10/2020 Sakaryaspor vs Sivas Belediyespor
 28/10/2020 Tarsus İdman Yurdu vs Mamak FK
 28/10/2020 Turgutluspor vs Kardemir Karabükspor
 28/10/2020 Van Spor vs Bodrumspor
 28/10/2020 1922 Konyaspor vs Elazığspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/10/2020 Payasspor vs 1928 Bucaspor
 29/10/2020 Arnavutköy Belediye vs Artvin Hopaspor
 29/10/2020 Belediye Derincespor vs Nevşehir Belediyespor
 29/10/2020 Edirnespor vs Fatsa Belediyespor
 29/10/2020 Kemerspor 2003 vs Çankaya FK
 29/10/2020 Manisaspor vs 1877 Alemdağspor
 29/10/2020 Ofspor vs Yeşilyurt Belediyespor
 29/10/2020 Diyarbekirspor vs Kızılcabölükspor
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI