finans haberleri
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bursa escort escort bursa
izmit escort escort bayan anadolu yakası escort bayan
Bugun...



İş dünyası yeni modele temkinli

Yeni ekonomik adımlara ASKON Diyarbakır Şube Başkanı Cevdet Nasıranlı, denenmiş bir yöntemin başarılı olacağına temkinli yaklaşıyor. TMD Başkanı Mahmut Şişmek, uygulananın bir model değil, taktik olduğunu düşünüyor. GÜCSİYAD Güneydoğu Bölge Başkanı Mervettin Tosunlu, atılan adımları aldatma ve seçim yatırımı olarak değerlendiriyor.

facebook-paylas
Güncelleme: 27-12-2021 18:15:27 Tarih: 27-12-2021 00:22

İş dünyası yeni modele temkinli

Faizin düşürülmesiyle 8 TL'den başlayarak 18,36 TL'ye tırmanan dolar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kur korumalı mevduat hesabı açıklamasından sonra 11 TL'nin altına geriledi. Kurun yükselmesine paralel olarak mevduat hesaplarının faizinin döviz kuru üzerinden hesaplanmasını ön gören "kur korumalı mevduat" ya da "döviz endeksli mevduat" yöntemi birçok ekonomist tarafından dolayı bir faiz olarak yorumlanıyor. Bu yöntemin aynı zamanda yüksek enflasyonu da beraberinde getireceği ve yatırım odaklı değil faiz odaklı bir uygulama olduğunu savunuyor.

Diyarbakır'daki iş dünyası son ekonomik gelişmeleri gazetemize değerlendirdi. Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Diyarbakır Şube Başkanı Cevdet Nasıranlı, doların yükselmesi ve düşüşünde izlenen yönteme karşı temkinli ve eleştirel bir noktada duruyor. Doların kısa sürede 18,36 TL'ye tırmanışından sonra müdahaleyle 11 TL'nin altına gerilemesinin birilerini zengin, toplumun ekseriyetini fakirleştirdiğini söyleyen Nasıranlı, "Türk parasıyla mevduat hesabını açtığınızda, paranız, faiz ya da kurdan hangisi yükselirse onun üzerinden değer kazanacak. Bu yine fırsatçı faizcileri zengin etmek değil midir?" diye sordu.

'KİMİN CEBİNDEN ÇIKIYOR BU MALİYET?'

"Dövize zirveyi gördükten sonra müdahale edilmesinin" cevabını bulamadığı bir soru olarak durduğunu dile getiren Nasıranlı, "Madem döviz kurunun sabitlenmesi noktasında bir çalışmanın içine girilecekti neden serbest bırakılıp 18 TL'ye kadar çıktı. Bunun mantığını çözemiyorum. Bunun cevabının bir vatandaş olarak, bütün vatandaşların da sesi olarak açık yüreklilikle açıklanmasını istiyorum. Eğer dolardaki oynamayı sabitleyecek bir gücünüz var idiyse, neden buralara kadar çıkıldıktan sonra müdahale edildi. Bu müdahalenin bu yöntem ile yapılmasının ülkeye ciddi bir maliyeti oldu. Kimin cebinden çıkıyor bu maliyet? Hepimizin cebinden çıkıyor. Birileri zenginleşti, bu zenginleşmelere de bakmak gerekir, yani yapılan yüklü alım ve satımlara bakmak gerek. O birileri belki müdahale edebileceğini bildiği için dolarlarını, eurolarını sattığın da tekrar zenginleşti." diye konuştu. 

'BUNUN FİYATLARA YANSIMASI GEREKİR'

Fiyatlara doların yükselişinin yansıdığını ama düşüşün yansımadığına dikkati çeken Nasıranlı, "Fiyatların düşmesi için sıkı takip ve yaptırımın olması gerekiyor. Fiyat artışına doların neden olduğunu düşünüyorsak, dolar ciddi manada düşmüşse bunun da fiyatlara yansıması gerekmiyor mu? Gerekiyor. Bunu gördük mü? Görmedik. Toplumda yarının ne olacağını kestiremeyen ciddi bir kesim var. Bunu görmüyorsanız ya bu toplumu okuyamıyorsunuz ya evinin, ailesinin, çocuğun ihtiyacını gideremeyen veya gidermekte zorlanan büyük bir kesimin durumunu görmüyorsunuz ya da bütün bunları gördüğünüz halde birçok şeyi es geçiyorsunuz." ifadelerini kullandı.

'VATANDAŞTAN ALIP FAİZCİLERE AKTARMAKTIR'

Piyasadaki belirsizliğin yatırımı engellediğini ve bunun giderilmesi gerektiğinin altını çizen Nasıranlı, faize İslami değerler nedeniyle karşı olduğu vurgulayarak, "Piyasayla inatlaşarak piyasanın yönetilemeyeceğini söylüyorum. Eğer faiz indirilecekse uzun vadede, kontrollü bir şekilde indirilmesi gerekir. Siz ne yaptınız? 'Biz faizi indiriyoruz' dediniz. Bir taraftan bunu yaparken diğer taraftan Türk lirasıyla mevduat hesabını, döviz kurunun yükselmesine bağladınız. Bu, vatandaşın cebinden alıp parasını faize yatıranlara aktarmaktır. Bu faiz değil midir? Bunun başka açıklaması var mı?" şeklinde konuştu.

Kendisinin faize karşı olduğunu tekrarlayan Nasıranlı, "Ama bir ülke yönetiyorsunuz, 20 yıllık bir süreçte bununla ilgili uzun vadeli bir çalışmanın olası gerektiğine inanıyorum? Yani birçok ülkedeki faiz oranlarına bakalım Türkiye'dekine bakalım." diyerek Türkiye'deki yüksek faiz oranlarına işaret etti.

'DENEME YANILMA YÖNTEMİ'

Kurun yükselmesiyle hükümetin "Çin modelini" dillendirmesini ekonomideki belirsizlikten dolayı gündeme geldiğini görüşünü dile getiren Nasıranlı, "Yöneticilerimizin kafası karışık. Deneme yanılma yöntemiyle kısa sürede birçok yöntemi denemek zorunda kalındı. Ve her seferinde buna bir isim takmak zorunda kalındı. En son Türk modeli diye bir şey söylendi. Birçok ekonomist dedi ki 'Bu yöntem 1970'lerde denenmiş ve bankaların batışı ile sonuçlanmış. O zaman yeni bir şey değil' Türkiye, 2022'ye girerken 1970'lerde denemiş bir yönteme dönülmesi ne kadar doğru olacak uzun vade de hep beraber göreceğiz? Dolayısı çok da bilinçli bir çalışmanın olduğuna ben kanaat getiremiyorum." sözleriyle değerlendirmesini noktaladı.

'BU BİR SEÇİM PROPAGANDASIDIR'

Güçlü Sanayici İş Adamları ve Yöneticiler Derneği (GÜCSİYAD) Güneydoğu Bölge Başkanı Mervettin Tosunlu ise döviz endeksli mevduat yönteminin "halktan alıp zengine verme projesi" olarak niteleyerek, şunları söyledi: 

"1 Kasım'da 9.40 TL olan dolar, 10.90 olan euro, gramı 510 olan has altın bir buuk ay içinde beklenmedik şekilde bir yükselişe geçmiş ve yüzde yüz artmıştır. 18 Aralık'ta 18.60 olan dolar, 20.45 olan euro gramı bin 100'e çıkan has altın fiyatlarının yüzde 100 artması ile birlikte, enflasyon gıda akaryakıt ulaşım vs., buna bağlı olarak yüzde 100 yükselişe geçmiş marketlerde günde 20 kez ürün etiket fiyatları değişmiştir. 18 Aralık tarihinden itibaren bir hafta içinde zaten daha önce 9 TL olan dolar 18.60'tan 11'e, 11 TL olan euro 20.45'ten 13'e, 510 olan altın 650 TL'ye indirilmiş ve sanki büyük bir başarıymış gibi alkışlanmıştır. Bu bir seçim propagandasıdır. Yalnız şu açıkça bellidir. Kur yükselişten sonra düşmüş olabilir, ancak ülkedeki enflasyon market akaryakıt ulaşım araç konut vs. fiyatlarında hiçbir düşüş görülmemiş, aksine tekrardan yükselmeye devam edilmiştir. Şimdi ise sanki büyük bir başarıya imza atarcasına halkın olan parayı alıp zengin kesime verme projesi içindeler 'Paranızı Türk parasında bırakın kurdan yapılan zararı biz karşılayacağız' diyerek halkın parası ile zengin olanları daha zengin yapma projesi de başlamıştır."

'HALKI ALDATMA OYUNUDUR'

Asgari ücret artışını da bir aldatmaca oyunu olarak gören Tosunlu, dövizde hem artışın hem de düşüşün esnafa olumsuz yansıdığını kaydederek, "Asgari ücretli işçinin 2 bin 820 TL'ye aldığı ürünlere ödediği ücret bu günkü piyasada hesapladığımızda 5 bin 800 civarına denk gelmiş durumdadır ve sanki buda işçiye emekçiye bir müjdeymiş gibi 'Asgari ücrete yüzde 50 zam yaptık, 4 bin 250 TL oldu' diyerek halkı aldatma oyunu içindedirler. Ha şunu da söyleyelim 18.60 TL olan dolar, 20.45 TL olan euro, bin 100 olan altın 12 saat içinde dolar 12 TL'ye, euro 14 TL'ye, altın ise 650 TL'ye indirilmiş. Parasını dolara yatıran vatandaş da büyük esnaf da bu durumdan ciddi derecede olumsuz etkilenmiştir. Fakir fukara, insanların çayı, yağı, unu gramla aldığı bu ülkeden temennimiz şudur: Kur ve enflasyonun bir an önce sabit bir değer de kalması, zam yapılan bütün ürünlerde derhal bir düşüş yaşanması ve halkımızın yaşamış olduğu bu zor günlerde yanlarında olunmasıdır."

'HALKIN BEKASININ ARANACAĞI GÜN'

Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Başkanı Mahmut Şimşek, "Bu sistem kendi hırsızını, leş kargasını yaratan bir sistemdir." sözleriyle güvensizliğini anlatıyor. 

"İçinden geçilen süreci "iktidarın ve halkın bekasının aranacağı süreç" olarak ifade eden Şimşek, şunları söyledi:
 "Ağa, yani devlet zayıfladıkça leş kargaları çoğalır. Şimdi Devlet Başkanı; 'Ya devlet başa ya kuzgun leşe' ile karşı karşıya. Adalet için gelen bir lider; çarşıda, pazarda adaletsizlikle itham ediliyorsa adaletsizliği gideremiyorsa etrafındaki kadrolara iyi bakmalı. Rakiplerini kuşatarak gelen bir iktidar. Niye kuşatıldığının farkında olamıyor. Devletin muktedir kuvvetleri iktidarın elindedir. 'Devletin ve halkın bekasının' aranacağı gün, asıl bu günlerdir."

'EKONOMİK MODEL DEĞİL TAKTİKTİR'

Faiz karşıtlığını destekleyen ancak yürütülen programı "modelden" çok "taktiksel bir adım" olarak değerlendiren Şimşek, şunları kaydetti: 

"Bir yandan feryatları artan, zamları reddedenleri anlamaya çalışıyoruz. Son iyileştirmeleri, artıları anlamaya çalışıyoruz. Devlet Başkanı'nın bir Müslüman olarak faize karşı bir alerjisi var. Anladık. Doğru, Müslüman ülkesinde faize karşı 'dârü'l-harp' ilan ediyorsa ellerinden öpülür. Sanırım iktidarın zihinsel inancı ile piyasa çelişkisi halka zulme dönüşüyor. Uyumlu uyumsuz anlar yaşanıyor.  Düşük faiz yüksek kur. İnatlaşmaya dönüşmekle kalmadı. Zam çeşidine çam ormanları yangınlarına dönüştü. Her ürün bir kozalak gibi patlayarak yangını büyüttü. Doğru müdahale şarttı. Alışılmadık bir müdahale yapıldı. Alevler söndü. Uzmanlar adeta ters köşe oldu. Yangının sönüp sönmeyeceği belli değil. Seneye bu zaman belli olur. Müdahale doğru çıkarsa, 2022'de Nobel Ekonomi Ödülü'nü alır bu formülün sahibi. Tabiî iktidarın da iktidarını devam ettirir. İlgi ve sevgiyi büyüten güvendir. Vatandaş iktidara asıl güvenini mutfakta kaybediyor gibi. İktidar da o güveni mutfakta bulmaya çalışmalı. Bir makina sökülürken son çıkarılan parça ilk parça olarak takılarak yeniden toplanmaya başlanır. İktidar, mutfağa güven verebilir mi? İthalat, ihracat ve üreticiye verebilecek güven ne zaman başlar, o doneler bizim elimizde yok. Vatandaş yokuş yukarı pike yapan pazarın ne zaman baş aşağı ineceğini görmek, yaşamak istiyor. Güven ve istikrar pazardaki etiketlerdedir. İktidar ne kadar veya ne zaman pazara güven sunacak ve istikrar sağlayacak. Bugün yapılanlar ekonomik bir model değil, septizm kokan göreceli bir taktiksel uygulamadır diye düşünüyoruz. Yaşayıp göreceğiz."

 

Özel Haber Salih YEŞİL

 




Bu haber 2719 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI