Bugun...



İslam'da şakalaşma ve eğlenme adabı

Bu haftaki Cuma Sohbeti'nin konuğu Uzman Vaiz Selman Eroğlu ile İslam'da şakalaşma ve Eğlenme adabı' konulu sohbet yaptık.

facebook-paylas
Tarih: 24-09-2021 00:23

İslam'da şakalaşma ve eğlenme adabı

Eroğlu, Şaka'nın, karşıdakini güldürmek amacıyla söylenen söz veya yapılan hareket olduğunu ifade ederek, "Karşıdakini gülünç veya zor duruma düşürmek veya kızdırmak amacıyla planlanarak gerçekleştirilen, genellikle fiziksel şakalara ise eşek şakası denir. Hemen belirtelim ki, dinimizin yasakladığı şakalar da bunlardır. Bu tür şakalarına örnek olarak yüksek bir yere kova ile su yerleştirip, altından geçen birinin üzerine düşürmek; tuzluğa şeker, şekerliğe tuz koymak; birinin tişörtünün içine buz atmak vs. sayılabilir" dedi.

"İSTİHFAF VE İSTİHZA KÜFÜR ÇEŞİTLERİDİR"

Eroğlu, sohbetinde şunları dile getirdi:

"Öncelikle şunu belirtelim ki; istihfaf (dini değer ve kuralları hafife alma) ve istihza (dini değer ve kurallarla alay etme) küfür çeşitleridir. Bu iki konuda insanların çoğu şaka yapayım, eğleneyim derken malesef imanını kaybeder. Bu konuyu yüce Mevla Kuran’ı Kerimde şöyle beyan eder: “Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler. De ki: Allah ile O'nun ayetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?  (Boşuna) özür dilemeyin; çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kâfir oldunuz. Sizden (tevbe eden) bir gurubu bağışlasak bile, bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz.” (Tevbe; 65,66.) Bu ayetlerde, Kuran ayetlerini şakaya alıp eğlence konusu yapanların münafıklar olduğu ve bu durumun insanın imanına mal olduğu ve de bir müslümanın Kuran ayetleri konusunda bırakın şakalaşmasını, çok ciddi olması gerektiği tartışmasızdır. Aynı şekilde ibadetlerin, haramların, ibadethanelerin, kabenin, ezanın, iman esaslarının, emir ve yasakların da şaka ve eğlence konusu yapılmasından uzak durulmalıdır"

Eroğlu, Şaka yaparken dikkat edilecek hususları da şöyle sıraladı:

YALAN SÖYLEMEMEK

Bu konuda Ashâb-ı kiram Hz. Peygambere: “Ya Rasulallah! Bizlerin şaka yapmasını yasaklıyorsunuz, fakat kendiniz şaka yapıyorsunuz! demişler, Allah Rasul’u: “Evet! Ancak ben, doğru olandan başkasını söylemem.” cevabını vermiştir. (Tirmizî, Birr, 57)

Bir başka hadîs-i şerîfte ise bu husûsla alâkalı olarak şu uyarıda bulunmuştur: “Yazıklar olsun insanları güldürmek için yalan söyleyen kimseye, yazıklar olsun, yazıklar olsun!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 80). 

Bir diğer hadis de şöyledir:

Tartışmaya girmeyen, haklı olsa da kimseyi incitmeyen, şaka veya güldürmek için yalan söylemeyen, iyi huylu olan müslüman cennete girer.” (Tirmizî, Birr, 158)

KORKUTMAMAK 

Şakadan korkutmanın yanlış olduğu konusunda Hz. Peygamber:

Şaka olarak da olsa müslümanları korkutmanın veya onların herhangi bir eşyasını alıp saklamanın doğru olmadığını” belirtmiştir. (Vâkıdî, II, 448; Hâkim, III, 476)

Silahla da şaka olmayacağı konusunda Hz. Peygamber şöyle uyarmıştır:

Sakın sizden biriniz (din) kardeşine silah ile işaret etmesin. Çünkü işaret eden kimse bilmez ki belki şeytan o silahı elinden kaydırır, işaret edilen adamı vurur da bu yüzden cehennemden bir çukura yuvarlanır.” (Buhâri, Fiten,7) “Bir demirle (bıçakla veya zarar verici bir aletle) arkadaşına işaret edip korkutana, melekler lanet eder.” (Müslim, Birr,126)

ALAY/RENCİDE ETMEMEK

Hadis- i şerifte şöyle buyrulur; “Kardeşinle tartışmaya girme, onunla kırıcı şekilde şakalaşma ve yerine getiremeyeceğin sözü ona verme.” (Tirmizî, Birr, 57)

HAKARET ETMEMEK

Rasûlullah (s.a.v.) konuşma esnâsında kaba ve çirkin kelimelerin kullanılmasını istemez, aynı mânâyı ifâde eden farklı kelimeler varsa, edep ve nezâkete en uygun olanının tercih edilmesini şöyle tavsiye etmiştir.

Mü’min dil uzatıcı değildir, lanet okuyucu değildir, kötü iş yapan değildir, kötü söz söyleyen değildir.” (Tirmizî, Kadir, 1978)

MÜSTEHCEN İFADELER KULLANMAMAK

Allah Rasûlü (s.a.v.) hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurur:

Müstehcen konuşmak, münâfıklıktan bir bölümdür.” (Tirmizî, Kitâbu’l-Birr ve’s-Sıla, 80)

PEYGAMBER EFENDİMİZİN YAPTIĞI BİR ŞAKA

Bir defâsında ihtiyar kadının birisi Peygamber Efendimize gelerek: Yâ Resûlullah! Cennete girmem için Allah’a dua et! der. Efendimiz (s.a.v.) ise:

“Cennete yaşlı kadınlar giremez!” diye cevap verir.

Verilen cevabın esprisini anlayamayan kadıncağız üzülür ve ağlamaya başlar. Bunun üzerine Âlemlere Rahmet Efendimiz durumu ona şöyle açıklar:

Yaşlı kadınlar cennete o hâlleriyle değil, genç ve güzel olarak girerler.” (Tirmizî, Şemâil, s. 91-92.)

ŞAKANIN GEÇERSİZ SAYILIP ŞAKANIN GERÇEĞE DÖNDÜĞÜ ÜÇ DURUM!

Şakanın gerçek sayıldığı bu üç durumu Hz. Peygamber şöyle beyan etmiştir: “Üç şey. vardır ki, ciddisi de ciddî, şakası da ciddidir: Nikâh(evlenme), boşama ve kişinin ric'i talakla boşadığı hanımına geri dönmesi. (Camiussağir – 3451) Bu üç durumda da yapılan şaka gerçek olur. Yani şakadan yapılan evlilik, şakadan yapılan boşama ve şakadan boşamadan vaz geçme gerçeğe dönüşür.

Eroğlu, İslam'da eğlenmenin durumunu da şöyle açıkladı:

"İslam’da eğlenmek vardır, hatta Peygamberimiz Medine-i Münevvere ‘de düğünlerde def çalınmasına müsaade etmiştir. Bundan dolayı kadınlar kendi aralarında, aynı şekilde erkekler de kendi aralarında eğlenebilirler. Mesela Efendimiz zaman zaman deve yarışları düzenliyor Hatta özel olarak yarış için hazırlanan atlar ve yük beygirleri arasında ayrı ayrı yarışlar düzenlemiş ve galip gelenleri ödüllendirmiştir. (Buhârî, Ṣalât, 41, Cihâd, 56, 57, 58); (Müslim, İmâre, 95)

Yüzmek ve güreş gibi spor faaliyetleri de yaptığı biliniyor. Peygamber Efendimiz’in Hazreti Aişe (r.a.) Annemizle koşu yarışı yapması ve onu deve yarışlarına götürmesi de kaynaklarda zikrediliyor. Bu da Müslüman’ın zaman zaman helal ve meşru şekilde eğlenebileceğini gösteriyor.  Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Yahudiler bilsin! Dinimizde genişlik vardır. Ben, müsamahalı hanif bir dinle gönderildim.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, 24855) Fakat buradaki genişlik kavramına  gelişi güzel anlam verilerek suistimal yoluna da gidilemez. Demek ki bizler değişik vesilelerle eğlenebiliriz ama burada dikkat etmemiz gereken en önemli konu helal ve meşru yoldan ayrılmamaktır. Çünkü haramlar, eğlence zamanı, düğün günü gibi zamanlarda helal olmaz. Haramlarda mutluluğu aramamalıyız. En önemli konu da eğlencelerimiz bizleri farzları yapmaktan alıkoymamalıdır. Öncelikli olarak kadın erkek mahremiyetine dikkat etmek gerekir. Nur Suresi 30 ve 31. ayetlerde beyan edilen göz zinasına vesile olacak şekilde eğlenmek ve bunu yaymak doğru değildir. Biz Müslümanlar; “Allah’ın emri, Peygamberimizin kavli” diye evliliğe adım atarız. Böyle başlayıp Allah’ın ve Peygamberinin hiç istemediği şekilde düğün yapmak tutarsızlıktır. Kadınların erkeklere, erkeklerin kadınlara şehvetli sözler söylemeleri ve elfazı küfür (imanı tehlikeye atan sözler) içeren ya da İslam ahlakına uymayan şarkıları söylemeleri, mahremiyete/tesettüre dikkat etmeden eğlenmeleri dinimizce haramdır. Şu hususa da dikkat edilmesi elzemdir. Düğün yapıyorum diye bütün mahalle, gece geç saatlere kadar rahatsız edilmemelidir. Anlayışlı ve hassas olunmalı; hastaları, kederli olanları, istirahate ihtiyacı olanları düşünüp ona göre davranılmalı. Helal bir yuva kurmak istiyorsak, düğünlerde içki gibi haram içeceklerden ve israf ve gösteriş gibi durumlardan da uzak durmalıyız"

Uzman Vaiz Eroğlu, İslama göre şakalaşma ve eğlenme konularını şöyle özetledi:

"İslâm’da eğlence yasaklanmamış sadece belirli ölçüler getirilmiştir, fakat, eğlenceler helal ve meşru şekilde olmalıdır. İbadetlerden engelleyerek, farzları terk ederek ve başkalarına rahatsızlık vererek eğlenmek doğru değildir. Kişinin helal ve meşru şekilde eğlenmesi, gülmesi, muhabbet etmesi onun takvasına zarar vermez. Çünkü örneğimiz Resûlullah (s.a.v.) yeri geldiğinde ashabıyla gülüşmüş, ziyafette bulunmuş ve deve yarışlarına katılmıştır. Düğünlerde mahremiyet hususuna dikkat etmek gerekir. Düğünlerdeki israf ve gösteriş çılgınlığı Müslüman’a yakışmaz. Günah olduğu bilinen bir eğlenceye katılmak caiz değildir. Mahremiyet ölçülerine aykırı düğün görüntüleri sosyal medyada paylaşılmamalıdır. İman ve nikâh konularını eğlence aracı yapmaktan ve  inanç konularını şakaya konu etmekten sakınmak ve dini konularla alay edenlerin meclisinde oturmamak gerekir. Dinimizce haram olan şekillerde eğlenmekten sakınmak gerekir. Günahlarda mutluluk aramaktan da kaçınmak gerekir. Haramlar sınırlıdır, helaller ise sınırsızdır. Helallerle yetinmek esastır. Rabbim biz bütün Müslümanlara şakalarımızda, eğlencelerimizde ve tüm yaşantımızda buyruklarına uygun davranmayı nasip eylesin!"

 

 

 

 




Bu haber 1927 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Diyarbakır Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI