|
Tweet |
Anadil Vurgusu ve Dini Referanslar
Açıklamada, Kur’an-ı Kerim’in Rum Suresi 22. ayetine atıfta bulunularak, farklı dil ve renklerin Allah’ın varlığının birer delili olduğu hatırlatıldı. Ayrıca Yunus Emre’nin “Dil, hikmetin yoludur” sözüne yer verilerek dilin kültürel ve manevi önemine dikkat çekildi.
“Türkiye Çok Dilli Bir Zenginliğe Sahip”
Türkiye’de Türkler, Kürtler, Araplar, Zazalar, Lazlar ve Çerkesler başta olmak üzere birçok farklı halkın bir arada yaşadığına dikkat çekilen açıklamada, 21 Şubat’ın UNESCO tarafından Dünya Anadil Günü olarak ilan edildiği hatırlatıldı.
Dünya genelinde 7 binden fazla dilin konuşulduğu, ancak bunların yaklaşık yüzde 44’ünün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu belirtilirken, Türkiye’de konuşulan 30’dan fazla dilin 18’inin tehlike altında olduğu ifade edildi.
“Kürtçe İkinci En Yaygın Dil”
Açıklamada, Kürtçenin Türkiye’de en çok konuşulan ikinci dil olduğu vurgulanarak, özellikle Diyarbakır ve çevresinde günlük yaşamda yaygın olarak kullanıldığı belirtildi.
Kürtçenin ortaokullarda haftada 2 saat seçmeli ders olarak okutulduğu, üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerinin bulunduğu ve TRT 6 gibi yayın organlarının faaliyet gösterdiği hatırlatıldı. Ancak bu adımların olumlu olmakla birlikte yeterli olmadığı ifade edildi.
Uluslararası Örnekler ve Aidiyet Vurgusu
ABD’de yüzlerce farklı dilde eğitim verildiği, İsviçre ve Belçika gibi ülkelerde çok dilli eğitim sistemlerinin uygulandığına dikkat çekilen açıklamada, anadilinde eğitimin vatandaşların devlete olan aidiyet duygusunu güçlendirdiği savunuldu.
Osmanlı döneminde medreselerde Kürtçe eğitimin verildiği ve farklı halkların uzun yıllar birlikte yaşadığı da örnek olarak gösterildi.
TBMM’deki Tartışmalara Tepki
Açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde zaman zaman Kürtçenin “bilinmeyen dil” olarak kayıtlara geçirilmesine tepki gösterilerek, bunun toplumda kırgınlığa yol açtığı ifade edildi.
“Kürtçe Zorunlu Ders Olmalı” Talebi
Huzur Partisi Diyarbakır İl Başkanlığı, Kürtçenin yoğun olarak konuşulduğu illerde okullarda zorunlu ders kapsamına alınması gerektiğini, Kürt nüfusunun daha az olduğu bölgelerde ise seçmeli ders olarak okutulmasının daha uygun olacağını belirtti. Aynı modelin diğer yerel diller için de uygulanabileceği ifade edildi.
Ayrıca Türkiye genelinde İngilizce ve Türkçe öğretmen sayılarıyla kıyaslandığında Kürtçe öğretmeni sayısının oldukça düşük olduğu vurgulanarak bu alanda ciddi bir eksiklik bulunduğu dile getirildi.
“Anayasal Güvence Çağrısı”
Açıklamanın sonunda, farklı dil ve kültürlerin Türkiye’nin zenginliği olduğu belirtilerek, anadillerin korunması ve yaşatılması için anayasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulunuldu.
Huzur Partisi Diyarbakır İl Başkanlığı, bu yönde atılacak tüm adımlara destek vereceklerini kamuoyuna saygıyla duyurdu.