|
Tweet |
Yasin Güler
Silvan Belediyesi’ne ait olduğu görülen bir otobüs üzerindeki yazılar, sosyal medyada tartışma konusu oldu. Görüntülerde Kürtçe ve Türkçe ifadelerin bir arada ve hatalı biçimde kullanıldığı iddia edilirken, birçok kullanıcı durumu “Kürt dilinin tahrif edilmesi” olarak değerlendirdi.
“KÜRTÇEYİ KATLETTİLER” YORUMLARI
Paylaşılan video ile birlikte yapılan yorumlarda şu ifadeler öne çıktı:
“Silvan Belediyesi otobüsünün üstündeki Kürt dilini katlettiğinin videosudur. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin Dil Daire Başkanlığı var. Birbirinize sorun. Bilmiyorsanız Silvan’daki ortaokullarda en az 8 Kürtçe öğretmeni var. ‘Öğrenci’nin Kürtçesini biri bilirdi. Tahrifattır, ölümdür, zulümdür.”
Söz konusu ifadeler, dilin yanlış kullanımının sadece teknik bir hata değil, aynı zamanda kültürel bir hassasiyet meselesi olduğunu vurgulayan sert eleştiriler içerdi.
OTOBÜS ÜZERİNDEKİ YAZILAR VE TARTIŞMALI KULLANIM
Görüntülerde yer alan yazılar ve karşılıkları şöyle:
“Farqînê Belediyesi”
→ Farqînê: Silvan’ın Kürtçe adı
→ Belediyesi: Türkçe
✔ Doğru karşılık: Silvan Belediyesi
“Wesayîta Öğrenci”
→ Wesayîta: Kürtçe “araç”
→ Öğrenci: Türkçe
✔ Doğru kullanım: Wesayîta Xwendekaran
“Xwendekaran Servisi”
→ Xwendekaran: Kürtçe “öğrenciler”
→ Servisi: Türkçe
✔ Doğru karşılık: Öğrenci Servisi
Uzmanlara göre bu kullanım, iki dilin bilinçsiz şekilde birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan “karma ve hatalı bir ifade” niteliği taşıyor.
UZMANLAR: “DİLSEL TUTARSIZLIK KABUL EDİLEMEZ”
Dil konusunda hassasiyet gösteren çevreler, özellikle kamu kurumlarının kullandığı ifadelerde daha dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Kürtçenin akademik olarak okullarda okutulduğu ve öğretmenlerin görev yaptığı bir şehirde bu tür hataların yapılmasının “ihmal” olduğu ifade ediliyor.
KAMU KURUMLARINA ÇAĞRI
Tepkilerin odağında, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Dil Daire Başkanlığı da yer aldı. Vatandaşlar, ilgili birimlerin bu tür hataları önceden denetlemesi gerektiğini savunarak, “Dil konusunda kurumsal sorumluluk yerine getirilmeli” çağrısında bulundu.
Yaşanan bu olay, kamusal alanda kullanılan çok dilli ifadelerin ne kadar hassas bir denge gerektirdiğini bir kez daha gözler önüne sererken, tartışmaların önümüzdeki günlerde de devam etmesi bekleniyor.