Bugun...


ALGORİTMALARIN YÖNETTİĞİ BİR DÜNYAYA DOĞRU: DİJİTAL BAĞIMSIZLIK ARTIK MİLLÎ BİR MESELE
Tarih: 20-05-2026 00:58:38 Güncelleme: 20-05-2026 00:58:38 + -


Teknolojinin baş döndürücü hızla geliştiği çağımızda, toplumların yalnızca ekonomik veya askerî güçleri değil; dijital üretim kapasitesi, veri hâkimiyeti ve teknolojik bağımsızlığı da belirleyici unsur hâline geliyor.

facebook-paylas
Tarih: 20-05-2026 00:58

ALGORİTMALARIN YÖNETTİĞİ BİR DÜNYAYA DOĞRU: DİJİTAL BAĞIMSIZLIK ARTIK MİLLÎ BİR MESELE

Mehmet Zeki Özer

 Özellikle sosyal medya algoritmaları ve yapay zekâ teknolojileri, artık yalnızca bireysel kullanım araçları olmaktan çıkarak toplumların gündemini şekillendiren küresel güç merkezlerine dönüşmüş durumda.

Uzmanlara göre Türkiye, sosyal medya platformları ve yazılım ekosistemleri konusunda uzun yıllardır dışa bağımlı bir yapı içerisinde bulunuyor. Kullanılan birçok dijital platformun yabancı merkezli olması, bireylerin yalnızca iletişim biçimlerini değil; düşünce alışkanlıklarını, gündem algılarını ve toplumsal reflekslerini de doğrudan etkiliyor.

Doç. Dr. Rıfat Ablay, dijital dünyanın görünmeyen etkilerine dikkat çekerek, “Bugün insanlar çoğu zaman ancak algoritmaların izin verdiği ölçüde gündemi takip ediyor, içerik üretiyor ve fikirlerini görünür kılabiliyor. Artık dijital mecralarda neyi göreceğimize büyük ölçüde algoritmalar karar veriyor” değerlendirmesinde bulundu.

GENÇLERİN TEKNOLOJİYLE İLİŞKİSİ ENDİŞE VERİYOR

Teknolojinin bilinçsiz kullanımının özellikle genç nesiller üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade eden Ablay, dijital araçların üretim ve araştırma yerine çoğunlukla eğlence amaçlı kullanıldığını belirtti.

Günümüzde milyonlarca genç saatlerini sosyal medya uygulamalarında, kısa video platformlarında ve çevrim içi oyunlarda geçirirken; yazılım geliştirme, dijital üretim, bilimsel araştırma ve yapay zekâ alanlarında yeterli yönlendirme alamıyor.

Ablay, bu durumun toplumsal bir bilinç sorununa dönüştüğünü ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Öyle bir noktaya geldik ki cuma hutbesi sırasında dahi gençlerin önemli bir kısmı telefonlarını ellerinden bırakmıyor. Kimisi sosyal medyada dolaşıyor, kimisi mesajlaşıyor, kimisi oyun oynuyor. Bu tablo, teknolojinin ne kadar kontrolsüz ve amaç dışı kullanıldığını açık şekilde gösteriyor.”

ALGORİTMALAR TOPLUMSAL DAVRANIŞLARI ANALİZ EDİYOR

Uzmanlara göre günümüzde büyük teknoloji şirketleri milyarlarca insanın verisini işleyerek kullanıcı davranışlarını detaylı biçimde analiz ediyor. İnsanların hangi içeriklere daha fazla tepki verdiği, neye öfkelendiği, hangi paylaşımlarda daha uzun süre vakit geçirdiği yapay zekâ destekli sistemlerle tespit ediliyor.

Bu veriler yalnızca reklam amacıyla değil; içerik sıralamaları, öneri sistemleri, kullanıcı yönlendirmeleri ve dijital tüketim alışkanlıklarının şekillendirilmesi için de kullanılıyor.

Dijital platformların “dikkat ekonomisi” üzerine kurulu olduğunu belirten uzmanlar, özellikle kutuplaştırıcı ve duygusal içeriklerin algoritmalar tarafından daha fazla öne çıkarılmasının toplum psikolojisini doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekiyor.

YAPAY ZEKÂDA HENÜZ GEÇ KALINMADI

Sosyal medya platformlarının üretim sürecinde Türkiye’nin önemli fırsatları kaçırdığını ifade eden uzmanlar, buna rağmen yapay zekâ alanında hâlâ güçlü bir potansiyelin bulunduğunu vurguluyor.

Son yıllarda hızla gelişen yapay zekâ sistemleri; metin üretiminden veri analizine, görüntü işleme teknolojilerinden karar destek sistemlerine kadar birçok alanda kullanılmaya başlandı. Ancak bu teknolojilerin büyük bölümünün yabancı merkezli şirketlerin kontrolünde olması, veri güvenliği ve dijital egemenlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Ablay, yapay zekânın yalnızca teknik bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yapay zekâ sistemleri insanların davranışlarını, eğilimlerini, hassasiyetlerini ve toplumsal reflekslerini analiz ederek büyük veri havuzları oluşturuyor. Eğer bu teknolojileri geliştiren ülkeler arasında yer almazsak, gelecekte yalnızca teknolojiyi kullanan değil; yönlendirilen toplumlar hâline gelebiliriz.”

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK VURGUSU

Uzmanlar, dijital bağımsızlığın artık sadece teknolojik değil; kültürel, ekonomik ve güvenlik açısından da stratejik bir konu olduğuna dikkat çekiyor.

Bu kapsamda:

Yerli yazılım ekosistemlerinin desteklenmesi,
Ulusal yapay zekâ altyapılarının kurulması,
Veri güvenliği politikalarının güçlendirilmesi,
Açık kaynak yazılım çalışmalarının teşvik edilmesi,
Çocuklara erken yaşta dijital okuryazarlık eğitimi verilmesi
gerektiği ifade ediliyor.

Özellikle ana sınıfından itibaren teknoloji farkındalığı derslerinin sistemli şekilde müfredata dâhil edilmesi gerektiğini savunan uzmanlar, gençlerin yalnızca tüketici değil; teknoloji üreten bireyler olarak yetiştirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.

“TEKNOLOJİYİ ÜRETEN GÜCÜ DE YÖNETİR”

Dijital çağda ülkelerin gerçek gücünün artık veri, yazılım ve yapay zekâ üretim kapasitesiyle ölçüldüğünü belirten uzmanlar, önümüzdeki yıllarda küresel rekabetin büyük ölçüde teknoloji merkezli olacağı görüşünde birleşiyor.

Doç. Dr. Rıfat Ablay’ın şu sözleri ise tartışmanın merkezindeki gerçeği özetliyor:

“Teknolojiyi kim üretiyorsa güç ondadır.”




Kaynak: Güneydoğu Güncel Gazetesi

Editör: Mehmet Zeki Özer

Bu haber 221 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER TEKNOLOJİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
YUKARI