Bugun...


Abdulsamet Özer

facebook-paylas
Vakalar can yakıyor
Tarih: 27-11-2020 00:01:00 Güncelleme: 27-11-2020 00:01:00


Sultan Abdülhamit Han ne demişti. “Şahsıma değil, milletimi bu hale getirenlere hakkımı helal etmiyorum.” Bir kişi değil binlerce kişiye bulaşma riski olan bir virüsten bahsediyoruz. Dolayısıyla mesuliyette binlerle telaffuz ediliyor.

Herkes kendi kafasına göre bulduğu bir dükkan önünde oturmuş veya cadde sokak dolaşıyorlar. Peki bu vakalar durup dururken mi artıyor? Bunların hiçbir faktörü yok mu? Televizyon ekranlarında açık oturumlarda, evlerinden bağlanıp yayın yapan kanallarda görüyoruz. Bunlar özellikle gençler taşıyıcı ve hatta süper taşıyıcı olarak adlandırılıyorlar. Böyle olunca bunlar kul hakkına girmiş olmuyorlar mı?

Evlerinizde oturun, tedbirinizi alın, takdiri yine Allah’a bırakın. Kaderde ne yazılmışsa o gelir başa. Ama tedbir şarttır. Bazen gençtir sıkılıyordur, hakkımı helal ettim dersin ama Allah bilir ya etmezsin edemezsin söyleyecek söz kalmamıştır. Kalplerdeki en gizli niyetleri de “O” bilir. Susarsın ve Allah’a havale edersin…

Öyle ya bazen de kendi kendine hakkımı helal etmiyorum diye dilimi niye yorayım diyesim var… Helali haramı bilse zaten hakkını yemezdi, hakkına girmezdi. Verilen talimatlara, konulan kurallara uyardı ve belki böyle bir musibetin üstesinden gelir, daha az zayiatla kurtulurduk.

Bu sokaklarda yasalar çerçevesinde yaşlılarımızın ve 20 yaş altı sokağa çıkması yasaklananlar (istisnalar hariç-ki bunları da İçişleri Bakanlığı açıklamıştı- bunlara söylenecek söz yok) sokaklara çıkıp her hangi bir şey için değil, sadece kuru kalabalık oluşturanlara hakkımı helal etmiyorum. Ofis, Dağkapı ve Balıkçılarbaşı insan seli adeta… Bunlar gerçekten alışveriş mi yapıyor desen, yok esnaf kan ağlıyor. Esnaftan duyduğumuz kadarıyla hepsi boş dolaşanlar. Yani birini bulalım iki lafın belini kıralım hesabı…

Peki bir tek ben miyim hakkını helal etmeyen. Eminim ki kronik rahatsızlığı olan ve belki de aylardır hatta yıllardır dışarı çıkamayan ve belki bir bahar günü bir iki sokak öteye kadar giderim, ya da bir parkta 5-10 dakika dinlenir biraz moral depolarım diyebilen nice kişiler vardır. Sizce bunlar haklarını helal ederler mi? Sanmıyorum… Yaşlılarımız vardır. Belki bir iki tur atıp akşam olmadan evine gitmek istiyorlardır. Ama olmuyor. Onlarda risk daha fazla olduğu için çıkamıyorlar. Çoluk çocuk var evde sıkılıyorlardır, ama hiçbir yere gidemiyorlar. Okullar yok, eğitim yok, kötü olan ve belki de bir türlü istediğimiz duruma gelmeyen eğitim, daha da kötüye gitmez mi böylece?

Oldu mu şimdi… Bu yapılır mı? Daha neler neler sayılabilir. Bunların hepsi hak hukuk değil mi? Sen gençsen belirtileri sende fazla görünmüyorsa, bu senin dışarı çıkman gerektiği anlamına gelmez. Çıktığın zaman tamamen kul hakkına girmiş oluyorsun. Sende belirtisi varsa ve sen üzerinde durup tedbir almıyorsan, başkalarına bulaştırıyorsan (bilerek veya bilmeyerek) bu da kul hakkı değil midir?

İşte bu yüzden ben kendi adıma ve yukarda zikrettiğim sesi çıkmayanların adına “Hakkımı helal etmiyorum.”

Şimdi şöyle diyesim var; Ey insanoğlu…! Kul hakkı nedir bilir misin? Allah yarına bırakır ama asla yanına bırakmaz. Kısaca özet olarak bunu diyebiliriz. “Kork o mahkemeden ki, Hakimin kendisi şahittir.” Ahirette hesap görücü olarak Allah yeter.

Her gün ama her gün aynı yemeği yiyin kuru ekmek yiyin ama asla ve kat’a kul hakkı yemeyin… Kul hakkına girmeyin.



Bu yazı 5134 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI