Bugun...


Ahmet Ay

facebook-paylas
İHL YA DA MEKTEB-İ MUCİDAN
Tarih: 02-07-2021 00:01:00 Güncelleme: 02-07-2021 00:01:00


İslam metafizikçileri, “Eğer bilgi sizi daha üst bir bilgiye taşımıyorsa, sizdeki bilginin hakkını vermemişsiniz demektir” diyorlar. Ahlaka dönüşen bir bilgi, yeni bilgiye, o da daha ahlaklı olmaya ve daha büyük bilinç ve hakikatlere ulaştırır.

Yıllarca, on yıllarca itilip kakılan, “Gericiler okulu” diye yaftalanan, “Ölü yıkama memurları yetiştirme okulu” gibi aşağılayıcı ifadelerle anılan İmam Hatip Okulları, ülkemizin en başarılı öğrencilerini mezun ederek medar-ı iftiharımız olmuştu. Milletimizin büyük rağbet gösterdiği İmam Hatip Okulları’nın bu başarısını çekemeyen vesayetçi zihniyet ve kartel medyası el ele vererek bu okul mezunlarının üniversiteye girişlerini imkânsız hale getirmişti.

Sebep: Dindarlar doktor, mühendis, hukukçu, siyasalcı olmasın, olamasın.

Doğrusu bunu bir müddet başardılar. Sonra Hakka dayanan halkın kavli ve fiili duaları ile karabulutlar dağıldı, aydınlık dolu günler geri geldi.

Artık,

Bir İmam Hatip Okulu’ndan fazla bir işleve sahip bu okullarımız. Tabi ki duyarlı müdür ve öğretmenlerin görev aldığı okullar ancak bu başarıyı yakalayabiliyor.

Mesela Diyarbakır gibi bir şehirde,

Uzunca yıllar boyunca,

2 milyonu aşkın nüfusu, 700 bini aşkın öğrencisi olan bu ilde İl Milli Eğitim Müdürleri ne iş yapar bilinmiyordu.

Tabi, okul servisleri ve yemek ihaleleri hariç.

Bunların bir kısmı hakkettiklerini buldu, diğerleri mahşere kaldı(!)

Ne mi anlatıyorum?

Geçtiğimiz gün Diyarbakır-Kayapınar İlçesi, Şehit Halil Gülser Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdür Yardımcısı Hüsna Karakoç’tan bir mesaj aldım:

TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı”na davetlisiniz 

Tekrar tekrar okudum. Mesaj doğru:

Okul, Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi.

Gözlerime inanamadım.

Kız İmam Hatip Lisesi ile TÜBİTAK Bilim Fuarı’nın nasıl bir araya geldiğini sordum yanımdaki akademisyen arkadaşa.

Uzatmayayım, davet eden Hocam değerliydi ve üstelik 4 çocuğumu İmam Hatip’e gönderen bir babaydım, bu davete icabet etmeliydim. 

Okula vardığımda sergi için belirlenen sürenin son dakikalarıydı. Buna rağmen öğrenci ve öğretmenler çalışmalarını bir bir anlattılar. 

Onlar anlattıkça dalıyordum: Aklıma 12 Eylül dönemi geldi. 

28 Şubat’ta İmam Hatip’te okuyan kızlarımın, polislerin müdahalelerinden dolayı yırtılan pardösüleri ve onların kararlılıkları geldi aklıma.

Ama şimdi gurur duyduğumuz İmam Hatipliler, kendilerine yakışır bir bilim fuarında göğsümüzü kabartıyorlar.

Sorun idarecilerde.

Bilhassa sağlık ve eğitim alanında idareci, en baştaki idareci duyarlı, işini bilen, liyakat sahibi ise başarı kaçınılmazdır.

Bu okulumuz da Müdürlerinden öyle söz ettiler ki bir ara;

Bir dakika, ben buraya İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinizin reklamını dinlemeye gelmedim, demek zorunda kaldım. Ama Hüsna Müdürüm de öğretmen arkadaşlar da “Ağabey, bildiğin gibi değil. Bir yıldır Yüksel Arslan Müdürümüz pandemiye rağmen bizleri, öğrencileri öyle motive etti ki bilemezsiniz! ‘Muhteşem’ dediğiniz bu sergide de Yüksel Müdürümüzün payı büyüktür. Aydın Ak Müdürümüz de evinden, evlatlarından ziyade okullarla, öğrencilerle ilgileniyor...” diyerek müdürlerin hakkını teslim ettiler.

Peki, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nda neler vardı? 

Öğrenciler neler sergiliyorlar?

Çok şey. Yerimizin darlığından dolayı 2-3 projeye bakalım:

Engelleri Tanıyan Araç. Bu araç engeli kavradığında derhal sinyal ile uyarabiliyor, gerekirse yön değiştirerek engeli aşabiliyor.

Geri Dönüşüm Projesi. Müsrifliği de önleyecek bu proje ile artık ne evler ne sokaklar çöp ve atık yüzünden çekilmez olmayacak.

Muhacir-Ensar kardeşliği. Bu konuda hiçbir şey söyleyemeyiz çünkü 4 milyon Suriyeli kardeşimiz ülkemizde biz ensar kardeşleri ile teselli buluyor. Sadece “Teşekkürler Türkiye’m” demek istiyorum.

El-Cezerî’nin buluşları, Ebru Çalışması, Hadislerle Koruyucu Hekimlik…

Anlayacağınız, bilim ile maneviyatın aynı gök kubbe altında teneffüs etmesinde hayat var, kardeşlik var, başarı var, hak ve hakkaniyet var.

Teşekkürler Münir Karaloğlu Valim, bu sizin eseriniz.

Teşekkürler Ünal Koç Kaymakam’ım, öğrenci ve öğretmenler sizlere minnettardırlar.

Tebrikler Yüksel Arslan Müdürüm, teşekkürler Aydın Ak Müdürüm,

İsranur kardeşim teşekkürler, Hilal, Kübra, Rumeysa… geleceğin bilim insanları, hepinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.

Kendini bilmezlere rağmen, bilim ile ahlak ile kendinizi bildiniz. 

Öyle ya, “Kendini bilen Rabbini bilir”di.

Zekeriya Erdem Hocam, Hüsna Karakoç Hocam, Abdulmenaf Yüksel, Salih Geter, Ebru Macit, Baki Dalık ve bize eşlik eden ismini sayamadığım hocalarım, teşekkürler.

Ve Sayın Veliler, yılmadınız, doğru tercihle çocuklarınıza yarınlarını armağan ettiniz,

Sizlere minnettarız!

 

 

 



Bu yazı 2340 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI