Bugun...


Ahmet YOLDAŞ

facebook-paylas
2023 YILI SEVGİ VE KARDEŞLİK YILI OLSUN MU?
Tarih: 04-01-2023 00:01:00 Güncelleme: 04-01-2023 00:01:00


Bu başlığı okuyan sizlerin biraz garipseyerek biraz da umutsuzca olsun ama nasıl deyişinizi görüyor ve duyuyor gibiyim. Neden olmasın? Biz inanarak istersek ne olmaz ki. Haydi, Bismillah, Ben olsun diye yazacağım. Sizde olsun diye okuyacak gayret, azim, sabır, sevgi ve fedakârlık göstererek açılan sevgi yolunda kendinizdeki güzellikleri de katarak yürüyeceksiniz.

Bizler sözlü ve ameli duayı yaptıktan sonrada her şeyi bilen, işiten, gören ve istediğini istediği şekilde yapan El-vedud isminin ( Vedud: Çok Seven ve Çok Sevilen) sahibi Allah’a inanacak, güvenecek ve teslim olacağız.

Önce sevgi ve kardeşliğin tanımını yapalım.

Sevgi bir duygudur. Bir haldır. Bir histir. Yani bir kimseye veya herhangi bir şeye karşı boş olmama diğer adıyla muhabbet beslemedir. Sevginin asıl sahibi, sevginin kıblesi Allah’tır.

Sevgi, İnsan ruhunu olgunlaştıran manevî gıdalardan biridir.

Rasûlullah (s.a.s.), Allah'ı her şeyden çok sevmeyi, imanın şartı saymıştır. Kendisine: "Ey Allah'ın elçisi, iman nedir?" diye sorulunca: "Allah ve Resulünün, sana, her şeyden daha sevgili olmasıdır" buyurmuştur. Yine sevgi ile iman arasındaki ayrılmaz bağı şu şekilde vurgulamıştır:

"Hiçbiriniz, Allah ve Resulü, kendisine her şeyden daha sevgili olmadıkça iman etmiş olmaz.”

"Kul beni ailesinden, malından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş olmaz."

Hz. Ömer'in oğlu Abdullah (r.a) şöyle demiştir: "Allah için sev, Allah için buğz et, Allah için dost ol ve yine O'nun için düşman ol. Çünkü Allah'ın dostluğuna ancak bu şekilde erişilir"

Şu halde yapmamız gereken her şeye ve herkese karşı, her türlü çıkar düşüncesinden uzak, sırf Allah rızası için, samimi bir sevgi beslemedir. Yani yeniden düşüncelerimizi, planlarımızı varmak istediğimiz ekonomi ve sosyal hedeflerimizi gözden geçirmemiz lazım. Maddi ve manevi isteklerimizde varmak istediğimiz hedeflerimizde ötekine yer veriyor muyuz? Eğer yer veriyorsak sevgi yolundayız. İstikametiniz daim olsun Âmin.

Sevelim kendimizi, ailemizi, akrabalarımızı ve bütün insanlığı Allah için Allah adına.

Özellikle çocuklardan esirgemeyelim. Çocuk ruhunda her türlü iyiliği filizlendirecek olan şey sevgidir. Sevgiden mahrum yetişen çocuklar katı yürekli ve zalim olmaya daha yatkındırlar. Bu mahrumiyet onların ruhunu kesinlikle olumsuz yönde etkiler.

 

Bu sevgiyi eşlerimizden esirgemeyelim. Sevgi ile hareket eden eşlerin kurduğu aile yuvaları cennetin dünyadaki şubesi gibidir.  Aksi cehennemdir. Eşler birbirlerini fiziksel, ruhsal, düşünsel ve cinsel dünyasıyla kuşatmalıdır. Hayatı sevgili eşlerle yaşamak güzeldir.

Bu sevgiyi akrabalarımızdan esirgemeyelim. Çünkü Allahın sevgilisi efendimiz (SAV)  “İçinde akrabasıyla ilişkisini kesmiş kişi bulunan bir toplum üzerine rahmet inmez.”

“Akrabalarıyla bağlarını koparan kimse cennete giremez.”

“Rızkının çoğalmasını ve ömrünün uzamasını isteyen, seven kimse sılayi rahim yapsın.”

Bu sevgiyi beraber yaşadığımız insanlardan esirgemeyelim. Gücümüz gider. Huzurumuz kaçar. Ve yarınlarımız tehlikeye düşer.

İslam’da kardeşlik Allah’ın emri, Resulullah’ın sünnetidir.

İslam’da kardeşlik Müslümanların kalplerinin, ruhlarının ve bedenlerinin imanları gereği birleşip aynı anda aynı hedefe kenetlenmesidir. İman bağıyla birbirlerine bağlanmasıdır. Bağların en güçlüsü olan kardeşliği de. Önderimiz, örneğimiz ve Peygamberimiz (s.a.v) şöyle tarif ediyor.”En sağlam iman bağı Allah için birbirini sevmek ve Allah için birbirini sevmemektir.”

Kardeşlik Allah’ın Müslümanlara toplumsal bir nimetidir. Yaşandığında insana güç olur. Kuvvet olur. Huzur ve mutluluk kaynağı olur. Ama bu nimetin şükrü ifa edilmediği zaman yani; Toplum; İslami kardeşliğin gereklerini yerine getirmediği, yaşamadığı zaman, evet işte o zaman huzursuzluk başlar. Bencillikler oluşur. Neme lazımcılık alır başını gider. Neticesi zülüm olur. Haksızlık olur. Orman kanunu başlar. Her tarafı kan kaplar. Gözyaşları sel olur. Analar dul kalır. Çocuklar yetim kalır. Çığlık sesleri her taraftan duyulmaya başlar. Ve toplum felç olur. Bugün böyle değil mi?

Kardeşlikte mümin, mümin kardeşi için yaşar, onun için çırpınır, aynı ağacın ayrı dalları, aynı vücudun ayrı uzuvları misali değişik bedenleri ayakta tutan tek ruh halini alacaktır.

Bu kardeşliğin alt sınırı gönül hoşnutluğudur. Üst sınırı ise yeri ve zamanı geldiğinde çekinmeden terini, malını ve canını verebilmektir. Bunun Sahabe döneminde ve kardeşliğin yaşandığı tarihlerde örnekleri çoktur.

 “Şüphesiz ki müminler kardeştir. O halde iki kardeşinizin arasını bulun. Allah’tan korkun ki merhamet bulasınız..” (Hûcurat 10)

“Hani siz birbirinizin düşmanları idiniz de O (cc) kalplerinizi ısındırıp birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde din kardeşleri olmuştunuz.” (Al-i İmran 103)

“Onlar birbirlerine karşı şefkatli, merhametli ve alçak gönüllüdürler.” (Maide 54) 

Peygamberimiz (SAV) Müslümanlara sevgi ve kardeşlik toplumunun nasıl bina edileceğini bizzat göstererek öğretiyordu. Sahabeden Muaz (R.A)’ın elini tutup şöyle buyuruyordu.

“Ey Muaz vallahi hiç şüphesiz ben seni seviyorum. Sonrada sana nasihat ediyorum.  Ey Muaz! Her namazın peşinden, ‘Allah’ım bana zikrin, şükrün ve ibadetin için yardın et’ demeyi unutma.”

“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız. Size yaptığınızda birbirinizi seveceğiniz bir şey göstereyim mi? Aranızda selamı yayınız.” (Müslim)

“Allah’u Teâlâ buyurdu ki; Benim için birbirlerini sevenlere, benim için oturanlara, benim için birbirlerini ziyaret edenlere ve benim için sadaka verenlere muhabbetim vacip oldu.” (Hadisi Kudsi)

“Müminler birbirini tutan tuğlalardan yapılmış duvar gibidir.” Müslim.

“Müminlerin birbirlerini sevmelerinde, birbirlerine acımalarında ve birbirlerine şefkatlerindeki misalleri bir uzvu ağrıdığında diğer uzuvları da o ağrıdan müteessir olan bir vücuttur.” Müslim.

“Müminler gözü ağrıyınca her yeri, başı ağrıyınca da her tarafı ağrıyan bir insan gibidirler.” (Müslim)

“Ey Allah’ın kulları kardeş olun. Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zülüm etmez. Ondan yardım elini çekmez. ve onu küçük görmez. Takva işte buradadır. Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini hakir ve küçük görmesi yeter.” (Müslim)

“Kendisi için sevdiğini kardeşi içinde sevmedikçe tam iman etmiş olamaz.(Buharı, Müslim)

“Birbirini seven iki kişinin en üstünü arkadaşını en çok sevendir.”(Buharı)

“Mümin Kardeşinin aynasıdır. Mümin müminin kardeşidir. Onun malını korur ve onu kollar.”(Buharı)                 

“Kişi kardeşine zalimde olsa mazlumda olsa yardım etsin. Zalim ise ona engel olsun. Bu ona bir yardımdır. Mazlum ise ona yardım etsin.”(Müslim)

“Kabul olunması açısından duaların en süratlisi insanın başka birine onun arkasından yaptığı duadır.”(Buharı)

"Bir kimse din kardeşini severse, sevdiğini o kişiye söylesin.

Ey aklı başında olan okuyan ve dinleyen kardeşim!

Ey kendini, ailesini dünyasını ve ahîretini seven ve düşünen insan!

Ey Allah (cc) ve Resulü (s:a:v) tarafından sevilmek istenen Müslüman!

Ey Cehennem gibi bir ebedi azaptan kurtulup Cennet gibi yine ebedi bir mükâfatı kazanmak isteyen Mümin ve Mümine kardeşlerim.

Ey Gayem Allah, Önderim Resulullah; Davam İslam diyenler daha ne bekliyorsunuz? “İnananların kalplerinin huşu ile Allah’ı anmalarının ve Allah’tan inen gerçeğe sıkı sıkıya sarılmalarının zamanı gelmedi mi?” (Hadid 16)

Evet, okuyan kardeşlerim zamanı gelmedimi? Yeni yılı sevgi ve kardeşlik yapmanın zamanı gelmedimi?

Ne dersiniz! Yeni yıl sevgi ve kardeşlik yılı olsun mu?

Kardeşçe ve sevgiyle kalın.

 

Ahmet YOLDAŞ

Türkiye Aile Meclisi Diyarbakır İl Bşk



Bu yazı 1439 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI