finans haberleri
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bayan escort - escort bayan
bursa escort - escort bursa - bursa escort escort bursa
izmit escort escort bayan anadolu yakası escort bayan
Bugun...


Ahmet Ay

facebook-paylas
Kazakistan Olayları ve Aktörleri
Tarih: 14-01-2022 00:01:00 Güncelleme: 14-01-2022 00:01:00


1 Ocak günü LPG zamlarını protesto maksadıyla başlayan gösteriler giderek büyüyünce Kazakistan’da hükûmet istifa etmek zorunda kaldı. 19 Ocak’a kadar OHAL’in ilan edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Kasım Tokayev’in çağrısı üzerine Kolektif Güvenlik Anlaşması Devletleri olan Rusya, Ukrayna, Ermenistan, Kırgızistan ve Tacikistan olayları bastırmak için bu ülkeye asker gönderdi.

Kısa sürede yayılan gösterilerde farklı unsurların devreye girmesiyle çatışmalar yaşandı. Olaylarda yüzlerce ölü ve binlerce yaralının olduğu söyleniyor. Gösterilerde ayrıca binlerce insan da gözaltına alındı.

Cumhurbaşkanı Tokayev artan şiddetten dolayı Cuma günü güvenlik güçlerine huzuru bozanları vurmaları için "uyarısız vur emri" verdi. Gerginlik ve kargaşa ile boğuşan Kazakistan’da bugün (11.01.2022) itibariyle durumun sakinleşmeye başladığı haberleri sevindiricidir.

Hazar Havzası ve Bir Kuşak Bir Yol projesi için çok önemli bir güzergâhtır Kazakistan. Rusya, Çin, ABD başta olmak üzere İsrail ve İngilizlerin de Kazakistan üzerinden hesap yapmaları şaşırtıcı olmamalı.

Ancak,

Bu hesaplar arasında ABD’den önce Rusların Kazakistan’a konuşlanması şıkkı daha gerçekçi gibi görünüyor. Çünkü iki yıldır ABD FETÖ ve Soros’un çalışmaları ile Kazakistan’ı ‘ele geçirmeye’ yönelik hummalı bir çalışma içindeydi.

Ayrıca,

Yaşananlar, Binali Yıldırım’ın ifadesiyle “Rusya ve Çin’in doğal üye oldukları” Türk Devletleri Teşkilatı’nın kaçınılmaz etkisini kırmaya yönelik de olabilir. Bunun için ABD’nin tek başına hareket etmesi de mümkün. Ama her hal-u kârda Kazakistan olaylarında tek aktör, tek sebep aranmamalı. Bazen birden çok aktörün çıkarları birleşir ve çoklu sebep ve aktörleri tekmiş gibi görebiliriz.

Kazakistan olaylarının yabancısı değiliz. Batı destekli Gezi Kalkışması sürecinde dönemin başbakanı Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın dirayetli ve kararlı duruşu Gezi planını bozdu.

Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko da, “Kazakistan’daki protestocular arasında teröristlerin olduğu bir gerçek ve bu çok tehlikeli bir eğilim. Bunları kimin organize ettiğini ve bunlara kimin liderlik ettiğini anlamamız gerek." dedi.

Doğrudur, göstericilerde 20 bin silahlı isyancı/terörist vardı. Silah kullananlar da bunlardı. Peki, bu teröristler a) kim/ler? b) bu teröristleri oraya kimler nasıl götürdü?

Öncelikle belirtelim ki Kazakistan olayları sürpriz olmadı. Kazakistan son 10 yılda üçüncü kezdir büyük olaylara sahne oluyor. Nazarbayev’in Cumhurbaşkanlığından ayrılmasının üzerinden sadece 3 yıl geçti. 2019’da meydana gelen gösterilerden sonra Cumhurbaşkanı Nazarbayev görevi bırakmıştı. Daha önce de 2011 yılında yine Canaozen’de başlayan işçi eylemleri 15 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı.

İşte Kazakistan’ın bu durumunu bilen ABD, Fransa ve İsrailliler de DEAŞ gibi terör örgütü elemanlarını, diğer paramiliter güçlerini buraya göndererek ve çok önceden buraya yerleşen CIA’nın FETÖ’sü gibi has elemanlarını konuşlandırıp zamanını beklediler. Bunlara Batı’da yaşayan Kazak muhalifleri de ekleyelim.

Bütün bunları doğru kabul etsek bile Kazakistan’daki olayları öncesi-sonrası ile açıklamaya yeterli değil. Çünkü Kazakistan demokrasiden, insan haklarından mahrum bir ülke. Çünkü Kazakistan zenginlik kaynaklarını hoyratça hatta hunharca kullanan bir devlet. Çünkü Kazakistan bağımsızlığının üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen ve üstelik 21. Yüzyılda hala %98 ile seçilen(!) iktidarların despotça hüküm sürdüğü bir ülke.

Bu olumsuzlukları barındıran bir ülkede FETÖ gibi uluslararası casusluk şebekesi de hala temizlenmemiş ise -Allah korusun- Kazakistan daha çok kanlı olaylara sahne olacak gibi.

İşin diğer bir boyutu da Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı Karim Masimov 5 gün önce “devlete ihanet şüphesiyle” gözaltına alınmasıdır.

Ulusal Güvenlik Komitesi Başkanı…

Ve devlete İHANET!

En önemli güvenlik kurumunun başında ihanet!

Size bir şey çağrıştırmadı mı?

15 Temmuz’a böyle girmiştik…

 



Bu yazı 3249 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI