finans haberleri
Bugun...


Ahmet Ay

facebook-paylas
Zayıf halkadan Kurtulmak
Tarih: 25-01-2022 00:01:00 Güncelleme: 25-01-2022 00:01:00


Bazı canlılar kendi canından, kendi kanından olan karındaşlarının, yavrularının da etini yiyerek beslenirler. Tabi ki her hayvan kendisinden olanı yemez, aksine canını feda eder kendisinden olana.

Bazıları yavrusunu yer: kediler, leylekler gibi.

Bazıları da sabahtan akşama kadar arayıp bulduğu besini yemeden yavrusuna yedirir hatta kendisi yemeden başkalarının da yavrularına da yedirir.

Kedilere bakalım.

Amacına ters düşüyor gibi gözükse de aslında fıtratına uygun hareket ediyor anne kediler. Yavrusunu hiç acımadan ve hiç çekinmeden yer, yedirir. Çoğunlukla sıkıntılı doğumlarda görülen yavrusunu yeme durumu, yavru sayısında bir azalmaya yol açsa da aslında diğer yavrularına avantaj sağlamak için yenilir ‘zayıf yavru’.  Bizim kedinin yaptığını nahoş karşılamamız fıtratımızla, vicdanımızla alakalıdır. Kediler “vicdan” ile karar vermezler. Onlar bir nevi “kâr-zarar” hesabı yapar, öyle davranırlar.

Kimi zaman doğum yapan kedilerin yavrulardan biri veya birkaçının yaşama ihtimali düşük olabilir. Zayıf doğan ve paylaşılan besin ile geçinemeyen, üstelik gün geçtikçe diğer yavrulara yük olacak kadar fazla beslenmesi gereken bu yavruların artık veteriner ortamında bile yaşaması güçleşebiliyor.

Bu durum karşısında anne kedi sınırlı ve değerli sütünü boşa harcamak istemez ve zaten zar zor yaşamakta olan “zayıf” yavrusunu öldürebilir. Böylelikle anne kedi bir yavruyu gözden çıkarırken diğer yavrularının yaşama ihtimalini arttırır. Ayrıca anne kedi doğumdan sonra açlıktan ölecek kadar zayıf düşmüş olabilir. Bu durumda annenin zayıf yavrusunu öldürmesi gerekebilir çünkü yiyeceği yavrusundan kendisi için bol protein elde edebilir ve bu protein ile toparlanması söz konusu olabilir. Anlayacağınız bu hadiselerden dolayı anne kedi en “zayıf” yavrusunu kendisine ve diğer yavrularına feda ediyor.

Ancak burada çok ince, hassas bir husus kedi yavrusunu yerken yavrusu olarak görüp onu yemiyor, yiyemiyor. Kediler yavrularını yerken onu fare yavrusu gibi görüp ya da öyle kabul edip yermiş.

Leylekleri de bilirsiniz;

Onlar da bazen yuvadaki yavrularından birini yuvadan atarak ölüme terk ederler. Çünkü yuvadan aşağıya atılarak öldürülen yavru leylek artık yuvaya yük olmuştur. Anne leylek her gün her gün bin bir güçlükle arayıp da getirdiği besinleri bu tür zayıf, muhtaç yavrulara yedire yedire kendisi ve diğer yavruları az beslenmiş oluyorlar.

Çare:

Yavrulardan en zayıf olanı feda etmek…

İnsan olarak, buna bir anlam veremiyoruz ve leyleklerin neden böyle yaptıklarını merak ediyoruz. Doğrusu leylekler çok da haksız sayılmazlar. Çünkü;

Leyleklerin yavrularının yumurtadan çıkmaları ve büyümeleri için az bir süreleri vardır. Saatlerce arayıp buldukları besinleri bazen en güçlü-zorba yavru leylek yiyince diğerleri aç kalabiliyor. Böyle olunca da göç vaktinde kimi yavrular göçe hazır hale gelememiş olurlar ki leyleklerin hiç arzulamadıkları bir durumdur bu.

Bu durum karşısında anne leylek diğer yavrularını daha erken büyütüp kurtarabilmek için zayıf olanı feda etmek zorunda kalabiliyor.

Anlayacağınız yine halkanın en zayıfı yani zayıf yavru leylek gözden çıkarılarak feda edilir.

14 yaşıma kadar köyde evimizin tam karşısında bulunan söğüt ağacının üstünde leylek yuvası vardı. Ne güzeldi leylekler ve ne kadar tatlı şakımaları vardı. Bahar olup leylekler köyümüzdeki yuvalarına dönünce mutluluktan uçuyorduk.

Henüz 8 yaşındaydım. Okuldan döndüğümde rahmetli annem bulduğu solucanları, kesilen hayvanların bazı ince parçalarını götürüp leylek yuvasına atıyordu. Kendisine nedenini sorduğumda, “Ahmed’im, yavruları aç kalmasın, aç kalırsa leylek en zayıf olan yavrusunu yuvadan atmak zorunda kalıyor. Ben de yeterince beslensinler ki yavrusunu atmasın diye bunları yuvaya bırakıyorum” diyordu. Nitekim leylekler de yavrusunu yuvadan atmaya gerek görmüyordu.

İnsanlarda yavrusunu yeme adeti yok şükür, lakin “yuvadan atma”lara zaman zaman rastlayabiliyoruz. Çeşitli sebeplerden dolayı çocuğunu kapı dışarı eden ebeveynler yok değil.

Ama dost ve arkadaşlar arasında “yeme-atma” daha yaygın…



Bu yazı 2152 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS

bursa escort bayan görükle bayan escort

bursa escort görükle escort

escort escort bayan escort istanbul adalar escort anadolu yakası escort anal escort arnavutköy escort atakent escort ataköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort bağcılar escort bahçelievler escort bahçeşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beykent escort beykoz escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bostancı escort büyükçekmece escort çapa escort çatalca escort çekmeköy escort erenköy escort etiler escort eyüp escort fatih escort fenerbahçe escort florya escort fulya escort gaziosmanpaşa escort gecelik escort göztepe escort grup escort gülbağ escort güngören escort halkalı escort haramidere escort hasanpaşa escort ikitelli escort iranlı escort ıspartakule escort istanbul masaj salonu masöz bayan japon escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kayaşehir escort kızıltoprak escort küçükçekmece escort küçükyalı escort kurtköy escort mahmutbey escort maltepe escort merter escort nişantaşı escort ortaköy escort osmanbey escort pendik escort rus escort sahibe escort sancaktepe escort sarıyer escort şerifali escort şile escort silivri escort şirinevler escort şişli escort şişli masöz suadiye escort sultanbeyli escort sultangazi escort taksim escort topkapı escort türbanlı escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort zenci escort zeytinburnuescort izmit escort porno izle eskort hd porn İstanbul escort bayan
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI