Bugun...


Ali LALE

facebook-paylas
BEN BUNA SÜPER GÜÇLERİN SÖZCÜLÜĞÜNE SOYUNMA
Tarih: 23-01-2023 00:01:00 Güncelleme: 23-01-2023 00:01:00


                       Babacanın BAYRAKTAR için harcadığı sözler; Türkiye Cumhuriyetinin Ak Parti yönetimi tarafından ekonomi bakanlığına getirilmiş bir kişinin bugün süper güçlerin sözcülüğüne soyunmuş olması akıl ve mantık işi değildir.  Bugün o kelimeleri ABD başkanı söylemek istediği ama söyleyemediği şeyleri,  Babacan tarafından söylenmiştir. Türkiye’nin Savunma araçlarını temin eden, süper güçlere karşı caydırıcılık görevini ifa eden, ülkenin ayakta durmasını sağlayan İHA’LAR-SİHA’LAR ve diğer yerli savunma araçları olmaktadır. Bayraktar’ın devletimizin desteğiyle düşmanların bile engellemediği, Babacan tarafından bu şekilde töhmet altına bırakarak elini zayıflatmaya çalışması, Türkiye halkına ve ülkesine yapılan en büyük ihanettir. Senin referansın bu millettir. Sen bu söylemleriyle Türkiye düşmanlarına bilerek ve ya bilmeyerek sözcülük yapmış olursunuz.

                      Babacanın bu sözleri bana Mehmet Nuri DEMİRBAĞI hatırlatıyor. Nuri Demirbağ Sivaslı hemşericimiz olup devrin en zengin iş adamıydı. İstanbul’da birçok Fabrika kurmuş 10.000 km demir  ağının 1.250 km sini kendisi yapmış, bu yüzden DEMİRBAĞ, soyadı Atatürk tarafından kendisine verilmişti. Nuri Demirbağ’ın amacı Divriği’de Gök kuşağı adında bir üniversite kurmaktı. İlk olarak İstanbul’da bugünkü Atatürk Hava limanında geniş araziler alarak, 1936 yılında bir uçak fabrikası kurma girişimine başladı. Ordunun uçak ihtiyacının finansmanı için başlatılan bağış kampanyası sırasında para istenmesi üzerine, “Başkalarına bağımlılığı devam ettirecek yardım yerine, en mükemmelinin imal edilmesine talibim.” demiştir. Millî uçak fabrikası kurmanın önemi üzerinde durmuş ve servetinin büyük kısmını bu konuya vakfetmiştir.

                       Beşiktaş’taki uçak fabrikasında imal edilecek uçak ve planörlerin planlarını Türkiye’nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Reşit Alan çizdi. 1936 yılında ilk tek motorlu uçak üretildi ve uçağın ilk markası da “ Nu. D-36 “adı verildi. 1938’ de çift motorlu, altı yolcu kapasiteli   “Nu. D-38” imal edildi. Seri üretimi yapılan Nu. D-38 modeli, 1944 yılında Dünya Havacılık Otoritesi tarafından “A sınıfı yolcu uçağı” kategorisine alındı. 325 km hız yapabilen bu uçak 1.000 km mesafeye uçabiliyordu. Fabrikaya 1938 yılından itibaren Türk Hava Kurumu (THK) ve çeşitli Avrupa ülkelerinden uçak siparişleri verildi.

                       İstanbul’da açılan pilot okulunda 290 pilot yetiştirildi. Nuri Demirbağ tamamıyla milli bir uçak yapmak ve güçlü hava savunması için o günkü Üniversite de uçak ve savunma araçları için mühendis okulunu açma girişimi ve talebine hükümet izin vermediğinden açılmamıştı. Ayrıca İngiltere ve ABD’ nin baskısıyla o günkü hükümet Nuri Demirbağ’ın uçak fabrikasını kapatmak için tüm siparişlerine ve diğer işlerine engeller koyarak uçak fabrikasını 1944 kapatmışlar ve o yerini de 15 lirayla kamulaştırmışlardı.

                        Dün ABD ve İngilizler o günkü hükümete talimat vermişti. Bugün Babacan’da süper güçlere göz kırparak o günkü hükümet konumunda kendini koyarak, Bayraktarı’ da M. Nuri DEMİRBAĞ konumuna koyacak şimdiden sözlü girişimi yapmış bulunmaktadır. Kusura bakmayın bu memleketin en büyük pastasını yiyen sizlersiniz ve bu ülkeye en büyük kötülük yapanda sizlersiniz, ırgatlık yapan bir kişiye rüşvet verseniz,  onu zenginliğe kavuşturursanız bile o, Bayraktar’a engel koymayı isteyemezdi. Peki, siz nasıl bir siyasetçisiniz? O Nuri Demirbağ tüm zenginliklerini vatan uğruna harcarken o günkü hükümet onun kadar vatansever miydi? Hayır değildi. Olmuş olsaydı, bugün Türkiye süper bir ülke olacaktı. Bunlar; kendi keyfi için bu milleti birbirine kırdıran beylikler gibidir. Bugün ülkenin savunması için gerekli olan araçların  %80’ yerli savunma sanayinden sağlayan Bayraktar, hiçbir partinin arka bahçesi değildir. O ülkenin savunması ve gelişmesi için lokomotif görevini gören vatansever bir girişimcidir. Bunu durdurmaya çalışan bir zihniyete sahip olan kişi bu milleti, bu vatanı bu ülkeyi sevmeyen bir zihniyettin varisidir. Bu zihniyetle ülkeye zerre kadar fayda sağlamayacağı şimdiden söylemek isterim. Türkiye’ye ve millete hizmet amaçlı bir siyaset söylemi olamaz. Ülkeyi savunmasız bırakmak isteyen dış güçler, çoktan Bayraktarın ipini çekmek istiyorlar ama çekemiyorlar. İşte onun ipini çekmek içinde kukla bir hükümeti kurma çabası ve düşüncesi kesin kazanmıştır. İşte Babacan şimdiden onlara göz kıpmaktadır. Yoksa Neden Ülkenin savunma ihtiyacını karşılayan ve dış güçlere karşı ülkenin savunması için gerekli araçları da sağlayarak caydırıcılık görevini yerine getiren bu firmayı töhmet altında bırakıyor. Bu girişimcilik ruhunu yok ederek, ülkeyi savunmasız ve caydırıcılığı düşürme amaçlı bir söylemde bulunuyor. Bayraktara karşı karalama ve töhmet altına alma söylemleri, bizlere şunu ifade ediyor, “Yarın iktidara geldiğimizden aynı eski Türkiye’nin formatında bir idari yapıya talip olacağız” Demektir. Yarın iktidar olduklarından Ülkenin yerli savunma araçlarını %80’den % 20 çekeceklerini şimdiden söylemlere başladılar.  Bu da ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür. Ülkeyi tekrar başkasına bağımlı hale getirmektir.  Allah bu millete o günleri geri getirmesin.

                                                                                                                                                             Ali LALE

 



Bu yazı 612 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI