Bugun...


Ali LALE

facebook-paylas
DİYANET İŞLERİ BAŞKANIMIZIN TOPLUMUN SELAMETİ İÇİN SOSYAL MEDYA UYARISI
Tarih: 15-09-2021 00:01:00 Güncelleme: 15-09-2021 00:01:00


                       Düne kadar herkes şunları söylemiyor muydu?   Mademki Fetö terör örgütü; İslami bir cemaatle ilgisi olmadığını, İslam dinine uymayan davranışlarının olduğunu bildikleri halde,  neden Diyanet İşleri Başkanı Müslüman Halkı bu konuda neden uyarmadı?  Diye sorguluyorlardı.

                     Bugün ise, eski günler tekerrür etmesin diye, açıklanması gereken konularda, Diyanet İşleri Başkanı kendine düşen görevi İslam’ı açıdan vurgulamakta olup, toplumun daha kötü bir duruma düşmemesi için uyarıda bulunması insani olduğu kadar bulunduğu makamının da gereği olmaktadır.  Sosyal medya ile ilgili konuşması:

               “Bu mecranın teklif ve telkinlerine bilinçsizce teslim olan kullanıcılar, her türlü mahremiyetlerini ifşa ederek. Asil duyguları, beğeniye feda edebilmektedir" diyen Erbaş, "Özellikle gençler üzerinde etkili olduğu gözlemlenen bu tutum, onların mahremiyete dair algı, düşünce, tasavvur, ilke ve değerlerini maalesef imha etmektedir" ifadesini kullandı. En son olarak ’ta buna şöyle bir çözüm getirilmesi temennisinde bulunmuş:

                  “Sosyal medyanın kullanımıyla alakalı hukuki çerçeveyi belirleyecek yasal bir mekanizmanın ihdası ötelenemez bir zorunluluktur" Demiş.

                   %95 halkı Müslüman olan bir Ülkede Diyanet İşleri Başkanı böyle bir konuşma yapması gayet normal ve görevinin gereğidir.   Allah’ın kulu olan insan, Allah kendisini değişik duygularla donatmıştır. İnsanın toplumla ve kendisiyle barışık bir hayat sürmesi için emirler göndermiştir. Bu emirler doğrultusunda hayatını sürdüren insan kendisiyle ve toplumla barışık olarak yaşar.  İnsanlar; nefsin, Şeytanın ve yoldaşların verdiği vesveselerin peşinden giderek Allah’ın yolundan çıkarlar. İşte bunların cirit attığı, insanları İslam fıtratında uzaklaştırıp bir anarşi ortamına sürükleyen, insanları kendisine bağlamaya çalışarak ahlaksızlığı teşvik edici içerikli ve sınır tanımayan sosyal medyanın bazı program ve yayınlarına ölçü getirilmesi konusunda dikkat çekmek ve ondan korunmanın çaresini anlatmaktadır. Diyanet İşleri Başkanı söylemleriyle görevini gayet güzel bir şekilde ifa etmiştir. Söyledikleri tamamı okunduğu zaman gençlerimizin kendi değerlerinden kopmadan yanlış şeylere dalmadan, yoluna devam etmesi için toplum olarak yapmamız gerekli görevlerden olduğu ifade etmiştir.  Geleceği hususunda şimdiden sağlam temeller üzerinde kurulması açısında güzel bir tespitte bulunmuştur. Gençleri ahlaklı ve değerlerine sahip olarak, bilgiyle donanımlı bir şekilde yetişmeyen toplumların geleceği karanlık, karamsarlık ve belirsizliklerle dolu olur.

                  Laiklik ayağıyla görevini yapan Diyanet Başkanını söylemlerinden pişman edercesine saldırıda bulunmak akla ziyandır. Laikliğe de hakarettir. Laikliğin doğuşu; Allah’ın emrini kendi menfaatlerine göre değiştiren, Hristiyan din adamlarına tepki olarak felsefecilerin 17.yüzyıllarda Hristiyan halkı için Papaların dini baskıların azaltmasını sağlamak amacıyla böyle bir düşünce oluşturmuşlardı. Laikliğin doğuşu olan Avrupa da kimse laikliği dikkate almazken, Meclis açılışlarını incil’ Kitabıyla açılırken, orada kimse laiklik elden gitti demiyor da bizde neden inancın gereği yapılmak istendiği zaman laiklik elden gidiyor; çıldırırcasına, bağırıp çağırmalarına anlam veremiyorum. Ancak bu şunu gösteriyor ki bizdekilerin İslam düşmanlığını Laikliği araç olarak kullanarak değer yargılarımıza düşmanlığını bu şekilde icra ediyorlar. Laiklik bizim değer yargılarımızdan doğan bir şey değildir. Bunu İslam’ı toplumun merkezine almakla ne kadar doğru yapılıyor onu sizin yorumunuza bırakıyorum. Çünkü her toplumun kendi değer yargıları vardır. Sizi siz yapan bu değer yargılardır, Ancak laiklik her şeyin çözümü değildir.  Bugün Diyanet İşleri Başkanı insanlar arasında ayrım yapmadan onların iyiliği için insan fıtratını ve toplumun ahlakını bozmaya meyilli olan sosyal medyadan korunmak istemesi kadar güzel bir şey olabilir mi? Bunun aksini düşünenlerin aklında şüphe ederim.

                     İslam’ın i’ sini bilmeyenlerin ve emirlerine uymayanların, İslam hakkında ahkâm kesmesi kadar haddi ve terbiyeyi aşan başka bir şey aklıma gelmiyor.

               



Bu yazı 492 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI