Bugun...


ARŞ GÖR Abdulkadir ELİGÜL

facebook-paylas
Medeniyet ve Toplum İnşası
Tarih: 11-10-2020 18:32:00 Güncelleme: 11-10-2020 18:32:00


Medeniyet kök olarak “deyn” kelimesinden türetilmiş bir sözcüktür.

“Deyn” kelimesi asıl anlamı itibari ile borçlanmak, sorumlu olmak anlamlarına gelmektedir.

Medine kelimesi de bu kökten türetilmiş bir kelime olup şehir anlamındadır.

Kelimeler arasındaki anlam ilişkisine bakıldığında Medine kelimesi, herkesin birbirine karşı sorumluluk içerisinde yaşadığı şehir anlamını ifade etmektedir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) İslam devletinin ilk tohumlarını attığı Medine’de ensar ve muhacirler arsasında kardeşlik bağı kurmuş ve herkesin birbirine karşı kardeşlik duygusu içerisinde sorumluluk sahibi olduğu bir toplum inşa etmiştir.

Bu nedenle de daha önce ismi Yesrib olan bu şehrin adını değiştirerek Medine adını vermiştir.

Hz. Peygamber (s.a.v.) dönemin medeniyetten en uzak toplumlarından biri olan Arap toplumunu vahiy yoluyla inşa ettiği toplum vesilesiyle medeniyet açısından en üst seviyeye taşımıştır.

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) birçok mucizesi var olmakla beraber en önemli mucizelerinden birisi de o günün şartlarında tek başına verdiği mücadeleyle bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde böylesi bir toplum inşa etmesidir.

Bu toplum yapı olarak dürüstlük ve Allah’a iman etme üzerine kurulmuş ve kültürel genlerinden birisi de haya duygusuna sahip olmaktı.

Modern dönemde gelinen seviye ile medineyet birbiriyle karşılaştırılamayacak kadar aralarında önemli farklar vardır.

Günümüz toplumunda özellikle sanayi devrimi ile ulaşılan teknolojik düzey bazen insan oğlunun büyük bir başarısı olarak görülse de aslında bu çağın hastalıklarının önemli nedenlerinden de birisidir.

Medeniyetin temel kodlarından birisi toplumdaki her bir bireyin diğer bireylerin haklarını gözetecek şekilde bir yaşam duygusuna sahip olmak iken modern dönemde ulaşılmak istenen en önemli nokta ise kişinin bireyselleşerek özgürleşmesidir.

Kişiyi bireysel bazda özgürleştirme çabası kapitalizmin kurmuş olduğu modern düzen üzerinden toplum mühendisliğinden öteye geçecek başka bir şey değildir.

Kapitalizm, ürettiği her ürünü tüketiciye ulaştırmak üzerine kurulmuş bir sistemdir.

Tarihte haşhaşın İngilizler tarafından Çin’e sokulmak istenmesi üzerine Çin’in karşı çıkmasıyla her iki devlet arasında haşhaş savaşları çıkmıştır.

Baskın güç ürettiği malı aynı duygu ve düşüncelerle bugün de toplumun her bir ferdine ulaştırmak için gerekirse savaş yoluna başvurmaktadır.

Özellikle kapitalist dünya düzenine kapalı ülkelerin son bir kaç yılda baştan sona harabeye çevrilerek yeni dünya düzenine uygun bir şekilde inşa edilerek dizayn edilmeleri de bu kendini aşmış hislerin olumsuz birer neticesidir.

Günümüz insanı aslında farkında olmadan bütün kültüründen ve geleneklerinden uzaklaştırılmış ve neye inandığını bilmeyen bir düzen içerisinde kapitalist dünyanın ürettiği her ürünü almaya her an müsait bir yapıya sahip hale gelmiştir.

Kapitalist düzen ürettiği eşyayı topluma pazarlamak için elinden geleni yaptığı gibi aynı zamanda kültür satışı da yaparak baskın gücün bütün kültürel özelliklerini diğer toplumlara dayatmaktadır.

Buna bağlı olarak birkaç yıl önce yabancısı olduğumuz bir çok şeyi bugün toplumda müşahede etmekteyiz. Örneğin son zamanlarda erkeklerin giyim tarzında o kadar ciddi değişiklikler oldu ki kadın tarzı pantolonlar artık erkekler tarafından giyinir oldu…



Bu yazı 2159 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI