Bugun...


Fesih Bozan

facebook-paylas
Siyasete Atılan Tokat ve Abluka
Tarih: 26-12-2022 00:02:00 Güncelleme: 26-12-2022 00:02:00


Siyasi görüşlerimiz farklı olsa da, ülkenin üçüncü büyük partisi HDP'ye karşı iktidarın yaptığı baskıları kabul etmek mümkün değildir.

Başkasına haksızlık yapılırken sesimiz çıkmıyor, ancak haksızlık ve zulmün ucu, bize dokunduğunda adalet diye bağırıyorsak, demek ki biz adaletten yana ve zulme karşı olduğumuz için değil, canımız yandığı içindir.

Mevcut yasal çerçevede çalışan tüm partiler, meşrudur ve her türlü yasal haklarını kullanabilmelidir.

Ama neredeeee?

İktidarın, bütün muhalefet partilerin faaliyetlerine engel olma çabası var, ama özelikle HDP'ye karşı çok ciddi bir baskı ve yıldırma politikası izliyor.

Bunu da kutuplaştırıcı politikasının gereği olarak yapıyor. Cumhur ittifakı; "Terör, Hdp, dış mihraklar, vatan bayrak" üzerinden milliyetçi oyları, "bize vermezseniz din düşmanı CHP gelecek" korkutmasıyla, CHP üzerinden de,  dindarların oylarını konsolide etmeye çalışıyor. Çünkü bütün başarısızlık, yalan, talan, yolsuzluk, rüşvet, torpil, hak ve hukuktaki adaletsizliklerini kamufle etmek için onlara, düşman lazım.

Halbuki CHP'nin son yıllardaki İslam'i değerlere saygı ve desteklerini takdir etmek ve cesaretlendirmek gerekirken, aksine "eski CHP değilsiniz" diye suçlamak,

HDP'nin bütün baskılara rahmen, siyaset alanında kalması, barış demokrasi ve diyalogtan yana olmasındaki ısrarı,

Saadet Partisinin Cumhur İttifakinda yer almaması, herkesimi kucaklayan, birleştiren, birlik ve beraberlikten, hak, hukuk ve adaletten yana yer alması,

Akp-Mhp iktidarının sinirlerini bozmakta, kutuplaştırma, ötekileştirme ve gerginlik politikasınındaki hedefine, engel olmaktadır

Bu da iktidarı daha çok hırçınlaştırmakta, baskı ve saldırgan politikasını daha da artırmaya sebep olmaktadır.

İşte son olayda tam budur.

Hatırlanacağı gibi bir kaç gün önce, "Hasta ve infazı yakılan tutuklular” için Kadıköy’de gerçekleşen Adalet Nöbetine katılan, HDP İstanbul İl Eş Başkanı ve 26. Dönem milletvekili Ferhat Encü’ye, bir polis tokat attı.

İl Eş Başkanına atılan tokatı kınamak ve protesto etmek üzere, Kadıköy HDP ilçe binasına giden Eş Genel Başkanlar, Pervin Buldan ve Mithat Sancar, yüzlerce polis tarafında ablukaya alındı ilçe binalarına sokulmadı, basın açıklaması yaptırılmadı. Böyle bir şey olabilir mi?

Aslında bu tokat, demokrasiye, temsil ettiği partiye, kendisine oy vermiş vatandaşlara, sivil siyasete ve tüm siyasi partilere atılan bir tokattır.

Bütün siyasi partiler buna sert bir şekilde tepki göstermelidir. Sarı öküz hikayesini hatırlamak gerekir.

Görevini yapmakta olan bir memura, hiçbir siyasetçinin hakaret etme hakkı olmadığı gibi, hiçbir memurun da, bir siyasetçiye hakaret etme veya tokat atma hakkı ve yetkisi yoktur.

Aslında bu tokatı atan memurun; Cumhur ittifakı bileşenlerinin, kutuplaştırıcı, ötekilestirici ayrıştırıcı ve hedef gösterici politikalarından cesaret aldığı, herkesçe bilinmekedir.

Çünkü Cumhur ittifakı bileşenleri,son yıllarda, "HDP eşidir PKK" söylemleri toplumun belli kesimlerinde ve bir kısım güvenlik personelinde, ciddi anlamda kabul gördüğünü görüyoruz.

Bunu sadece bu tokatla değil, bir çok örneği mevcuttur.

HDP Iğdır Milletvekilli Habip Eksik'in ayağı kırılması, HDP’li Ayşe Acar Başaran’a polisin “Kes sesini, sen çivilerim” demesi, Belediyelerine kayyum atamaları, dokunmazlıkların kaldırılması, teşkilat binaları ve tüm toplantılarında polis ablukaları, binlerce yönetici ve üyelerinin tutuklanması... gibi.

Diğer tarafta,  "şerefli Türk polisi" diye mangalda kül bırakmayanlardan 2 örnek vereyim

Sadece aracı durduruldu diye,  AKP'li vekil Zeynep Gül Yılmaz, görevini yapan polise,“Şerefsiz” dedi, kendisinden hesap sorulması gerekirken, ilgili 2 polis memuru açığa alındı,

AKP Hatay Milletvekilinin oğlu tartıştığı polisi teşhis etmesi için karakolda polislerin sıraya dizilmesi ve ilgili polise  5 ay hapis cezası verilmesi...

Bu tokatın gerekçesi: "Terörist başı Aponun lehine slogan atmak ve tecridin kaldırılmasını talep etmek imiş!

Peki size sormazlar mı?

Apo ile dilyalog içinde olan ve Selahattin Demirtaş'a tercih eden siz değil misiniz?

Barış sürecini başlatırken, fikir, görüş, söylem, eylem ve programıyla HDP, aynı HDP değil miydi?

Apo'nun mektuplarını nevroz alanlarında okunmasına, izin veren siz değil misiniz?

Kandile heyetler gönderen siz değil misiniz?

Akp olarak, İstanbul seçimini kaybedince, HDP seçmeni Millet ittifakı adayına oy vermesin diye, Apo'dan mektup getirten ve okutan, siz değil misiniz?

Osman Öcalan'ı TRT Kürdi'de konuşturan, siz değil misiniz?

Akp iktidarının, bu konularda iki yüzlü bir siyaset yürüttüğüne ve söylemlerinde samimi olmadığını hepimiz biliyoruz.

Aynı çelişkiyi Bahçeli için de söylemek mümkündür: Bahçeli, AK Parti heyetinin, anayasa değişikliğı için, HDP'yi ziyaret etmesini ''doğal ve doğru bir adım.'' Hani, Hdp demek, Pkk demekti?

İktidar, bu politikasıyla kısa vadede bir kısım milliyetçi oyları alabilir, ama uzun vadede ülkemizin ve milletimizin birlik ve beraberliğine zarar verdiğini bilmelidir. Partinin menfaatini, ülkenin menfaatinin önüne koymamalıdır.

 

Ülkemizin dört bir tarafında savaş çatışma ve istikrarsızlığın olduğu bir dönemde iktidar, milletimizin huzur ve barışı, birlik ve beraberliği için; akli selimle heraket etmeli, güvenlikçi politikalarla değil, insan hakları ekseninde, hak, hukuk ve adalet çerçevesinde adımlar atmalı, muhalefetle barışmalı, muhalefet partilerine karşı kullandığı dil ve usluba dikkat etmeli, siyaset ve diyalog alanını daraltmak yerine, daha çok genişletmelidir.

Muhalefet partileriyle, devlet gücü, yargı ve polis ile değil, siyasi alanda, hizmetleri ve sandıkta mücadele etmelidir.

Barış, sevgi, saygı ve nezaketin, hak, hukuk, eşitlik ve adaletin, refah ve huzuru hep beraber yaşayacağımız bir gelecek dileğiyle...

Vesselam.



Bu yazı 2029 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI