Bugun...


Zeki Özer

facebook-paylas
H.Z Peygamber (S.A.V) Davranışları ve Devlet Yönetimi Üzerine
Tarih: 05-07-2024 00:02:00 Güncelleme: 05-07-2024 00:02:00


 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in davranışları, tüm insanlara örnek teşkil eder. Onun bağlayıcı davranışları, peygamberlik sıfatıyla yaptığı davranışlardır ve ahlakı Kur’an ahlakıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz, “Beni Rabbim terbiye etti ve en güzel şekilde terbiye etti” demiştir. Kur’an da “Ve sen elbette yüce bir ahlak üzeresin” (Kalem, 68/4) diyerek, onun ahlakını övmüştür. Peygamber Efendimiz’i örnek almak; onun gibi bir kul, eş, komşu, ticaret adamı ve devlet adamı olabilmeyi anlamak ve bunu hayata geçirmektir. Bu anlamda, Hz. Muhammed’in hayatı ve uygulamaları, bireysel ve toplumsal yaşamda rehber alınacak bir model sunar.

Devlet, egemenlik sahibi, sınırları belli bir ülkeye sahip, bir hükümete ve ortak kanunlara bağlı, teşkilatlı millet veya milletler topluluğu meydana getiren siyasi teşekküllerdir. İnsanlık tarihine baktığımızda, devlet ve siyaset vazgeçilmez müesseseler olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de ve sünnette, devletin gerekliliği ile ilgili birçok nas bulunmaktadır. İslam, toplumun düzen ve güvenliğini sağlamak için belirli kurallar ve ilkeler getirmiştir ve bu kuralların uygulanması, devlet mekanizması aracılığıyla gerçekleşir.

Peygamber Efendimiz, İslam ile tanıştıktan sonra, genelde kabileciliğin hâkim olduğu Arap Yarımadası’nda siyasi anlamda hızlı bir teşkilatlanmaya gitmiştir. Onun siyasi liderliğinde toplum yeni bir yapılanmaya adım adım yaklaşmıştır. İslam Devleti’nin esasları kuvvetin kanunda toplanması, müşavere, liyakat, sosyal dayanışmayı sağlayan müesseseler ve yargının bağımsız olmasıdır. Bu esaslar, devletin adil ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi için temel prensiplerdir.

Devlet Başkanında Aranması Gereken Ahlaki Özellikler

Devlet başkanında aranması gereken ahlaki özellikler, zalim olmaması, biate sadakat göstermesi ve halkı emanet bilmesidir. Halkı emanet bilmesinden maksat; adalet dağıtımı, eğitim ve ticari faaliyetlerde eşit davranması; yaşama hakkını temin ve aile hakkına riayet etmesi, fikir ve inanç hürriyetini sağlaması, devletin mali gelirlerini eşit toplaması ve devlet bütçesini israf etmemesi, görevlendirmelerde liyakate önem vermesi ve mülkiyet hakkını korumasıdır. Bu ilkeler, İslam devletinin temel prensiplerini oluşturur ve yönetim mekanizmasının adil ve etkin bir şekilde işlemesini sağlar.

İslam’da devlet, bir sınıf veya şahsın hükümranlığı değil, zayıflar için bir koruyucudur. Peygamber Efendimiz, Yemen’deki valilerinden Amr b. Hazm’a gönderdiği yazısında şöyle der: “Muhakkak ki Allah, idarecileri zayıflar için bir yardımcı, güçlüler için de bir engelleyici olarak tayin etmiştir. Onlar, güçlüyü zulümden alıkoyarlarken, güçsüze de hak üzere yardım ederler.” Bu ifade, İslam devletinin adalet ve merhamet temelli bir yönetim anlayışına sahip olduğunu gösterir.

İslam Devletinin Amaçları

Abdülkerim Zeydan, İslam devletinin amaçlarını şöyle belirtir: “Devlet, İslam temeli üzerine kurulu bir fikir devleti olarak kaldıkça, amaçlarının bizzat İslam olacağı tabiidir. Şüphesiz ki, fertlere ibadet kolaylığını, İslam nizamına uygun yaşama imkânı sağlamak, bunun dışına sürükleyen etkenleri kaldırmak, ekonomik ve sosyal ilkeleriyle çelişen, İslam’a zarar getiren ne varsa hepsini yok etmek de devletin görevi, yani amacıdır.” Bu amaçlar, İslam devletinin sosyal, ekonomik ve dini hayatta düzeni sağlamayı hedeflediğini göstermektedir.

Toplumun düzenini bozan ve Müslüman toplum arasında fitneye sebep olan her türlü fiil, Peygamber Efendimiz’in hadislerinde, özellikle veda hutbesinde yasaklanmıştır. Yönetim, toplumun ıslahı ve fesadının ana unsurudur. Bu sebeple, toplumun sahip olduğu en büyük emanettir. Peygamber Efendimiz bu gerçeği şu sözleriyle çok güzel açıklamıştır: “Halkı, zalim veya kötülük işleyen kimseler de olsa, idarecileri doğru olup doğruluğa sevk edici kimseler olduğu müddetçe o topluluk asla helak olmaz. Öte yandan halkı doğru insanlardan müteşekkil de olsa, yöneticileri zalim ve kötü kimseler olursa o topluluk helak olur.” Bu hadis, yöneticilerin toplumsal huzur ve düzenin sağlanmasındaki kritik rolünü vurgular.

Devlet Başkanının Özellikleri

Peygamber Efendimiz’in hadislerinde, devlet başkanının emri altındakilere merhametli olması, kin beslememesi, hükümde zalim davranmaması ve Allah’ın hükümdarlığına ortak olmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Devlet başkanının bu özelliklere sahip olması, adil ve merhametli bir yönetimin temelini oluşturur. Peygamber Efendimiz’in bu konudaki tavsiyeleri, yöneticilerin topluma hizmet eden birer emanetçi olarak görev yapmaları gerektiğini ortaya koyar.

Bu bakış açısıyla, Peygamber Efendimiz’in liderlik ve yönetim anlayışını örnek almak, günümüz devlet yönetimlerinde de adalet, liyakat ve merhamet ilkelerini esas almak demektir. Modern dünyada, bu ilkeler ışığında hareket eden bir yönetim anlayışı, toplumların barış, huzur ve refah içinde yaşamasını sağlayacaktır. Peygamber Efendimiz’in öğretileri, sadece İslam dünyası için değil, tüm insanlık için evrensel değerler sunar ve bu değerler, günümüz toplumlarının da temel ihtiyaçlarına cevap verir niteliktedir.



Bu yazı 1257 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI