Bugun...


Kutbettin Akdemir

facebook-paylas
ALLAH’I TANIMAK-2-
Tarih: 14-06-2021 00:01:00 Güncelleme: 14-06-2021 00:01:00


Yine bir şuur derslerimizde bir aradayız. Mevla’mıza sonsuz hamdu senalar, Hz. Peygamber Efendimize sonsuz salât ve selamlar olsun. Geçtiğimiz derste Yüce Allah’ı onun isim ve sıfatları ile tanıyabileceğimizi ifade etmiştik. Zati sıfatların neler olduklarını, ne anlama geldiklerini işlemiştik. Bu dersimizde kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ancak birkaç hususu hatırlatmalıyız.

Allah insanlardan bir şeyi yapmalarını, bir şeyden kaçınmalarını ister, yani insana bir şeyi emreder veya yasak eder, emir ve yasağına uyup uymamayı insanın iradesine bırakır.

 

“… Allah, dilediğine hesapsız rızık verir” (Bakara, 212)

 

“… Allah dilediğini bağışlar” (Bakara2/284)

 

“… Allah dilediği yapar” (İbrahim, 14/27) anlamındaki ayetler, Allah’ın bu sıfatını ifade etmektedir.

6.            Kudret: Allah’ın her şeye gücünün yetmesi demektir. Yüce Allah; güçlü, kuvvetli, istediğini istediği gibi yapabilen, asla aciz olmayandır.

O, mutlak güç sahibidir. İstediğini istediği zaman ve istediği şekilde yapabilir.

 

“… Gerçekten Allah, her şeye gücü yetendir” (Bakara, 2/20)

“Kuran’da 35 ayette Allah’ın “her şeye” gücünün yettiği bildirilmektedir. Allah’ın; yaratmaya (Yasin, 36/81), ölüleri diriltmeye (Kıyame, 75/40), parmak uçlarını bile yeniden inşa etmeye (Kıyame, 4), gökten azap indirmeye (En’am, 6/65), suyu yeryüzünden yok etmeye (Müminûn, 23/18), bir toplumu yok edip yerine yenisini getirmeye (Meâric, 70/40-41)

7.            Kelâm: Allah’ın harf ve sese ihtiyaç olmadan konuşması demektir. Allah’ın konuşması, insanların konuşması gibi değildir, O’nun harfe, sese, dile ihtiyacı yoktur. İnsanlara konuşma yeteneği veren de Allah’tır. Allah, peygamberlerine konuşmuş, onlara hitap etmiş, emir ve yasaklar vermiştir. Allah peygamberlerle ya doğrudan, ya elçi vasıtasıyla ya da vahiy yoluyla konuşmuştur:

 

“Allah insanlara ancak vahiyle yahut perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderip, izniyle ona dilediğini vahyeder. Şüphesiz O, yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir” (Şûra, 42/51) anlamındaki ayet, bu gerçeği ifade etmektedir. Allah’ın kelam sıfatı ezelî ve ebedîdir. Kuran-ı Kerîm de Allah’ın kelamıdır (Tevbe, 9/6).

8.            Tekvin: Allah’ın yaratıcı olması demektir. Allah; yaratan, varlıkları örneği olmadan icat eden, var edendir. İslam âlimleri; rızık vermesi, yaratması, canları alması, yağmurları yağdırması, otları bitirmesi, sebze ve meyveleri var etmesi gibi fiili sıfatlarının tamamını bu sıfat ile ifade etmişlerdir.

 

“… De ki: Allah, her şeyin yaratıcısıdır…” (R’ad, 13/16).

 

“… Allah’tan başka yaratıcı mı var?” (Fatır, 35/3) gibi ayetler bunu ifade etmektedir.

III. FİİLÎ SIFATLAR

Yaratması, rızık ve nimet vermesi, yaşatması, canları alması ve ölüleri Kıyamet kopunca yeniden diriltmesi gibi nitelikler fiilî sıfatlardır.

IV. SELBÎ SIFATLAR

Allah’ın selbî ve tenzîhî sıfatları, Allah’ın ne olmadığını ve neler yapmadığını, hangi özelliklere sahip olmadığını ifade eden sıfatlardır. Allah’ın bu sıfatlarından bir kısmını şöyle özetleyebiliriz:

“Allah’ın anası, babası, eşi, çocuğu ve benzeri yoktur. O, hiçbir şeye muhtaç değildir. İhlâs Suresi, Allah’ın bu niteliklerini bize bildirmektedir.

 

“Deki: O Allah tektir. O Samet’tir yani, hiçbir şeye muhtaç değildir, her şey O’na muhtaçtır. Ondan çocuk olmamıştır yani O, kimsenin babası değildir. o doğmamıştır yani, O, kimsenin çocuğu değildir. Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”

 

“… Onun hiçbir ortağı yoktur…” (En’âm, 6/163).

 

“… O’nu ne uyuklama tutabilir ne de uyku…” (Bakara, 2/255).

 

“… O besleyendir ve beslenmeye ihtiyacı olmayandır…” (En’âm, 6/14)

 

“... Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir” (Bakara, 2/74).

 

“… Allah, kullarına asla zulmedici değildir” (Al-i İmrân, 3/182).

V. HABERÎ SIFATLAR

Haberî sıfatlar; Allah’ın eli, yüzü, gözü, gelmesi, inmesi ve yakın olması gibi ayet ve hadislerde geçen sıfatlardır. Kur’ân’da Allah’ın eli, yüzü, gözü, arşı istivası, gelmesi, insanlara yakınlıoğı ve onlarla beraber olmasından söz edilmektedir.

 

“… Allah’ın eli onların üstündedir…” (Fetih, 48/10).

 

“Doğu ve batı (bütün yeryüzü) Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü işte oradadır…” (Bakara 2/115).

 

“Ey Nuh! Gözümüzün önünde ve vahyimize göre gemiyi yap…” (Hûd, 11/37).

 

“Rabbin ve melekler saf saf geldi” (Fecr, 89/22).

 

“Rahman arşa istiva etmiştir” (Taha, 20/5).

 

“Kullarım beni senden sorarlarsa (bilsinler ki) gerçekten ben onlara çok yakınım…” (Bakara, 2/186).

 

“… Nerede olursanız olun O (Allah) sizinle beraberdir…” (Hadîd, 57/4).

Meallerini verdiğimiz ayetlerde Allah’ın eli, yüzü, gözü, gelmesi, arşı istiva etmesi, yakın ve beraber olması hangi anlamdadır? Allah, yarattıklarından hiç birine benzemez. Dolayısıyla Allah’ın elini, yüzünü, gözünü ve gelmesini insanların eli, yüzü, gözü ve gelmesi gibi düşünemeyiz. Öyle ise bu ayetlerde geçen Allah’ın bu sıfatları ne anlama gelmektedir?

Sonuç olarak Değerli Kardeşlerim!

Allah’ı tanımak bizim en başta gelen görevimizdir. Biz Allah’ı Kur’ân ve sünnette belirtilen isim, fiil ve sıfatlarıyla tanıyabiliriz. “Allah’a îman”; Allah’ın varlığını, birliğini, yaratan, yaşatan, rızık veren ve besleyip büyütenin yalnız Allah olduğunu, O’ndan başka ibadete layık ma’but bulunmadığını, ibadetin sadece O’na yapılması gerektiğini, O’nun ezelî ve ebedî olduğunu, bütün kemâl sıfatlarla muttasıf ve noksan sıfatlardan münezzih bulunduğunu, Kur’ân ve sünnette belirtilen isim, fiil ve sıfatlarıyla bilip inanmayı gerektirir.

O’na iman, aynı zamanda O’na ibadet ve itaat etmeyi, Kur’an ve sünnette yer alan emir ve yasaklara, öğüt ve tavsiyelere uymayı, helal ve haramlara riayet etmeyi gerekli kılar.

Bugün sohbetimizi Ayetel Kürsi ile sonlandıralım. Çünkü; Sevgili Peygamberimiz her müminde doğru bir Allah tasavvuru oluşsun diye Bakara Suresindeki bu ayeti vird edinmemizi murad etmiştir:

“Allah, O’ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yarattıklarını gözetip durandır. Göklerde ve yerde olan ancak O’nundur. O’nun izni olmadan katında şefaat edecek kimdir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir, dilediğinden başka, ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Hükümranlığı gökleri ve yeri kaplamıştır, onların gözetilmesi O’na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür.”

Allah sohbetimizin tesirini bereketli ve daim kılsın. El-Fatiha…

-Bitti-



Bu yazı 1609 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI