Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
GÜN DOĞMADAN /SEZAİ KARAKOÇ -2-
Tarih: 23-05-2023 00:02:00 Güncelleme: 23-05-2023 00:02:00


 Kitap, Batı’ya karşı çıkışın balkonsuz evleri yapanların elinin öpülmesini savunduğu, çocukların balkonlardan düşüp öldüğünü belirttiği Balkon Şiiri’yle başlar.

Şair, 2014’de yaptığı bir sohbetinde bu şiirin Batı’ya karşı çıkış amaçlı yazıldığını belirtir, ilk kez.

( Yüce Diriliş Partisi Cumartesi Sohbetleri Şubat 2014)

Balkon Şiiri’nden:

Çocuk düşerse  ölürse çünkü balkon

Ölümün cesur körfezidir evlerde

Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların

Anneler anneler elleri balkonların demirlerinde

Bana sormayın şimdi nereye

Koşa koşa gidiyorum

Alnından öpmeye gidiyorum

Evleri balkonsuz yapan mimarların

( Körfez 1957 , Yaz s 81)

Kutsal At, Tunus’a dair yazılan ve şairin ilgisinden uzak olmayan Afrika’da Cezayir katliamının manifestosudur, bir yerde :

Cezayir’de atların

Gördüğünü kimse görmedi

Kimse bu ölümlerle

Cezayir’li gibi

Ve Cezayir’li kadar

Ölmedi

Ama Cezayir yaşıyor.

( Körfez 1957 s 85)

 Çocuklarla ilgili şiirlerde geçmiş hayatından yansımalar vardır, şairin. Özellikle annesi için yazdığı, “Gölgesi Yoktur Türkiye’de” Şiirinden sonra Çocukluğumuz’da yine anne egemendir:

 

Annemin bana öğrettiği ilk kelime

Allah, şahdamarımdan yakın bana benim içimde

( Körfez  1960 s 97)

 Çatı’da hayatı tüm çıplaklığıyla yansıtır. Adeta Küfe Şiiri’ni okur, insan Mehmed Âkif’in dilinden.

Çünkü hayattan kopuk oldukları belli kesimce dillendirilen şairler adına Sezai Karakoç, Çatı’yla onların dilinden daha güzel anlatır, aç-perişan-fakir insanları:

Kaç aç varsa hepsi ben

Kaç hasta varsa hepsi ben

Kaç liman önlerinden dönen

İşsiz hamal hepsi ben

Kaç aşktan ters yüz edilmiş

Aşık varsa hepsi ben

Bütün çiçeklerle donanıp

Bütün insanlarla ölen 

Atılmış kömür toplar

Annelerinin zoruyla çocuklar

-Başka çaresi ne annenin-

Çocuklarıyla yere çarpılan

Ben o çocuklarla yere çarpılan

Sevgili deyip yere çarpılan

Sedye taşımaktan kolu tutulan

Bu sessiz çılgın çalkantıda

SESLER

 Sesler, 1962-1967 tarihleri arasında yazılan şiirlerdir. 13 şiirden oluşmuş, sonradan üçlemeye alınmış şiirler toplamı kitabın adı olarak kendisini korumuş: Sesler8 1.-6), Köpük, Kav, Somut, Tan, Yaz, Bahçe Görmemiş Çocukların Şiir, Ödünç Gece ( 1-2), Güz Anıtı, Gök Gürültüsü Anıtı, Kış Anıtı, Fırtına 1.-8.), Ova.

 HIZIRLA KIRK SAAT

 Hızırla Kırk Saat, kırk saatte yazılan kırk şiirden oluşan, başlı başına bir şiir kitabıdır.1967’de yazılan bu eser, Şairin fikir dünyasının şiire iz düşümünün en belirgin ilk halidir.

 İnancının sesi olan Hızırla Kırk Saat, Vahiy Geleneği’nin dışına çıkmayan, tüm inanç dönemlerini içine alan ve dünden gelen mirasın yarına aktarılmasını sağlayacak Diriliş Erleri’ne adeta bir vasiyetidir, şairinin.

( s 173-296)

 Hızırla Kırk Saat, İslâm Medeniyeti’nin anlatımıdır, şiir diliyle. O kırk saat, yine gelenekten kırk sayısının gizemine bürünmüş gibidir. Her bir buluşma, farklı bir konuda sohbetin ismidir. Peygamberler, âlimler, zalimler, savaşlar, katliamlar, İncil, Tevrat ve Kur’an, felsefî anlatımlar, tasavvuf,..

TAHA’NIN KİTABI

  Mehmed Âkif ve Tevfik Fikret arasında cereyan eden ve su yüzüne çıkan mücadelede  şairlerin kendilerini görmek istedikleri gençler söz konusudur.

Mehmed Âkif, “Asım”  derken Tevfik Fikret, oğlunun ismiyle gençliği görmek ister: Halûk.

 Nazım Hikmet’te “Memet”, Necip Fazıl’da “Mehmet” (Kendi oğluna da verdiği ad.) Iken,  sembol isim Sezai Karakoç, Kur’an’da geçen ve mana verilmeyen kimi ayetlerden yola çıkarak, “Ta-Ha” ayetini, ideal gençliğe isim seçer,

Kahramanının şahsında : Taha.

Taha, İslam Gencinin sembolü olarak çağımız için seçilen isimdir. 

“Taha’nın Kitabı” adını alan şiirler, yedi bölümden oluşur:

Değişim, Savaş, Dipnotu, Arayışlar, Taha sabır Kentinde, Taha’nın Ölümü, Taha’nın Dirilişi.

( s 299-360)

GÜL MUŞTUSU

 Gül Muştusu, 1969-1970 arası şiirleri içine alan, şairin güle dair şiirlerine yüklediği mananın İslamî düşüncedeki yankısını taşır . 14 Bölümden oluşan Gül Muştusu, Ses, Masal, Sepet ve Fecir Devleti, kitabı oluşturan şiirlerdir.

( s 361-421)

 Bir babanın yedi oğlunun anlatıldığı Masal, Batı’nın giriştiği Doğu Medeniyeti’ne karşı kıyımı anlatır.

Baba, ölürken altı oğlu da yitiklere karışır. Yedinci Oğul, direnir, karşı koyar düşmanına ve babasıyla beraber yedi kişiyi kaybetmenin acısını taşır, sinesinde.

Bu şiiri sebebiyle Sezai Karakoç’a, ” Doğunun Yedinci Oğlu” denir ve bir kitap ismine de esin kaynağı olmuştur, yedinci oğul. Bu şairin aslında kendisidir, bir bakıma.

Masal’ı aslından okumak gerek, Batı’ya karşı şairin duruşunu, tepkisini bilmek için.

( Masal s 409-413)

ZAMANA ADANMIŞ SÖZLER

 Zamana Adanmış Sözler, 1971-1974 Dönemi şiirleridir, şairin. 1971-1974 Dönemine ait şiirlerini içine alan Zamana Adanmış Sözler, şu şiirlerden oluşur: 1. Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine (I-IV), 2. Esir Kent’ten Özülke’ye ( I-VII), Yılan, Akrebin Ölümü, İnsan ve Oruç, Sonbahar (ı-II), Denizin Kentini Yaktım, kış, Akşam, Tören. Çeşmeler( I.-IX)



Bu yazı 3508 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI