Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
ŞEHRİ LEYLÂ KENDİNİ MECNÛN BİLME HALİ
Tarih: 27-08-2022 00:33:00 Güncelleme: 27-08-2022 00:33:00


Her insanın kendine mahsus kimi tuhaf yönleri vardır.

Kapıyı kitlersiniz, sonra kontrol edersiniz.

Bazen yemeğe tuz katmadığınızı sanırsınız.

Kimi vakit, beğendiğiniz bir kitabı alırsınız, aynı kitabı daha önce aldığınızı unutursunuz.

Bu köşemizde daima şehir konulu yazılar, kaleme aldık.

Şehirle ilgili ısrarımızı anlamayanlar vardır, çoğunlukla.

Mizah alanında yazılar kaleme alabiliriz, aslında.

Güncel, aktüel, politik yazılara yabancı değiliz.

Niçin şehir konusunda ısrar ediyoruz?

Yirmi-otuz yıl sonra aynı yaşta olanlarımızın çoğu hayatta olmayacak, belki on beş yıl sonra.

Doğduğunuz, yaşadığınız, evlendiğiniz, çoluk çocuk sahibi olduğunuz şehirden geleceğe dair kim neyi, nasıl bilecek?

Evinizin olduğu sokak, sokağın çıktığı cadde, caddenin bulunduğu mahalle, mahallenin olduğu semt, semtin bulunduğu kaza ya da şehir hakkında kim ne bilecek?

Giydiğiniz elbise şekli merak edilmeyecek mi?

Yediğiniz yemekler, içecekleriniz neydi?

Çocukluğunuz nasıl geçti?

Kimler akrabanızdı, komşunuzdu?

Alış-verişler nasıl olurdu?

Ekonomik durum neydi?

İnsan, geçimini nasıl sağlıyordu?

Ne üretiyor ne satın alınıyordu?

İnancı ne olursa olsun, özel günlerle haftalar nasıl geçiyordu?

Nişan, düğün, taziye nasıldı?

Uzatabiliriz, doğrusu.

İbadet edilen mekânlar...

Gezdiğiniz alanlar; mesire yerleri, akarsu kenarları, dağlar, tepeler,..

Mimarî yapılar: han, hamam, köprü, konak, köşk,..

İlçeler, köyler, şehirler,..

Şehrinizi konu alan hatıralar, anılar..

Şehrinizden çıkan yazarlar, şairler, sanat ve fikir adamları,..

Şehrinize dair yayınlanan gazeteler, dergiler, kitaplar, ansiklopediler, el yazma eserleri,..

Dahası şehrinizin dünden bu güne gelen ve yarına miras kalması gereken her türlü bilgi, evrak, fotoğraf ve belge.

Bir de farklı açılardan konuyu ele alalım, isterseniz...

Eskiden bir aracı süren, arızaları da bilendi. Tekerlek değişimini, iç lastik tamiratını bilmemek olmazdı.

Günümüzde araç sürücülerinin gidişatı, sınav ile birkaç kilometre sürüşle insana güven vermemektedir.

Yirmi seneyi bulan ehliyet ile araç sürmede tedirginlik yaşarken, ilk gün belgesini alan trafiğe çıkar oldu.

Bunca trafik kazasını sürücülere mal etmek, vicdanı üzer. İnsanımızın trafik kurallarını hiçe sayması da unutulmamalı.

Şehirler hakkında birkaç kitap okuyanın kendisini ehliyet almış sürücü misali rehber bilmesi arasında bir bağ kurmak mümkün müdür?

Herkesin elinde telefonla kendisini fotoğrafçı sanması da farklı değil, aslında.

Kişinin çektiği karelerle övünmesi, bizim beş- on kitap karıştıran ile aynı gün ehliyetiyle trafiğe çıkan sürücü arasında farkı yok.

Kırk senedir, toprağı tırnağıyla kazan biri olarak, gördüğümüz manzara bu.

Beş- altı günlük yurt dışı tur gezisini kitaplaştıranları okudum, geçen hafta.

Her şehirde birkaç saat kalmakla ne bilinir?

Biraz Evliya Çelebî, bir tutam sanal âlem ve biraz ansiklopedik bilgi, kişiyi o şehir hakkında bilgi sahibi yapabilir mi?

Bir hafta eskimez yazı kursuna katılanın şahsını hattat bilmesi oranında bizdeki şehir rehberlerinin durumu farksız...

Yüz defa önünden geçtiğimiz bir yapının inceliklerinin farkına varmamız, sabır ister.

Çocukluğumuzun geçtiği mekânlarda yeni öğrendiğimiz hususlar var.

Kimseyi incitmeden, kurbağaları ürkütmeden, katırcı fincanlarını kırmadan sözü noktalayalım...

Biz doğduğumuz, büyüdüğümüz, yaşadığımız ve çoluk çocuğa karıştığımız  şehri bilmiyorsak, yanlış biliyorsak suçlu değil miyiz?

Şehri niçin ele aldığımızı anlatabildik mi?

Her şehirde mutlaka bir Sehir Araştırmaları Merkezi olması gerektiğini ifade ediyoruz.

Geleceğe dünden bugüne gelene köprü olan bu merkez anlayışımızı gerçekleştirmek kolay değil.

Şehrimize dair gerekeni yaptık, seksen ille  yüz dunya şehrine ait kaynakları bir araya getirdik.

Seksen bir il ve yüz dünya şehri hakkında ne elden gelmişse geri durmadık.

Bu şehir konulu hizmeti anlamayı fehmetmekten uzak anlayış, çalışmalarımızı tahayyül edemezken, bize deli gömleği giydirmeye kalkışma çabaları neyin nesi?

Biz, ileride hayırla anılmak istiyoruz.

Babasına, dedesine ait mezar kitabesini okuyamayan kuşak, bizi ne anlayacak?

Ötesi size kalmış, Değerli Okurlar.

Şehir anlayışı artık değişmeli.

Müzik eserlerini ve yemek çeşitlerini paylaşmayan, bununla övünen anlayışın iflas ettiğini belirtelim.

Şehir Araştırmaları Merkezi"nin ve şehrin canlı hafızasının neden önemli olduğunu anlatabildik mi?

İlk kez tarafımızdan ortaya atılan ve yıllardır çaba harcadığımız bu yeni uğraş alanını halen anlamayan kimi üniversite çalışanları yok değil.

Ne diyelim?..

Herkes sevdiğiyle beraberdir.

Biz, şehri Leyla, kendimizi Mecnun biliriz.



Bu yazı 2317 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI