Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
AT SûVARÎ ve DONKİŞOTLUKLAR
Tarih: 01-09-2022 00:02:00 Güncelleme: 01-09-2022 00:02:00


At, sûvarîyle bütündür.

Sûvarî, binicisi olduğu atını varmak istediği yere götürürken, koşumları elinde tutar.

At ile uzun yolculukta, sûvarî nasıl dinleniyorsa at da dinlenmeli.

Sûvarî, nasıl yemeğini ve suyunu ihmâl edemezse at da gereken enerjiye sahip olmak için beslenmeli.

Eskiden at, savaşların vaz geçilmeziydi.

Ulaşımın tek aracıydı.

Uzak mesafeleri yakın ederdi.

Hayatın bir parçasıydı.

Her evin mutlaka bir atı vardı.

Çocuk üzerine anne ve baba nasıl titriyorsa at, evin bireyi idi.

At ve Sûvarî...

Günümüzde yine hayatımızda at vardır, yarışlarda ancak.

Kalkıp katanalardan, Arap atlarından bahsetmeyeceğiz.

Atın günümüzde bahis oyunlarında kumara alet edilmesi, hipodromlarda altılı ganyan muhabbeti, ...

Hatırlayanlar Koşuyolu'nun Meşhur Tahar Ağası'nı bilir.

Koşuyolu, atların şehir hayatında vaz geçiilmeziydi, önceleri.

Şimdi bu koşu yoluna at heykeli dikmek lazım, üzerinde Tahar Ağa.

Karabaş'ta halen at koşuları yapılır, bilmeyenlere hatırlatalım.

Koşumlar, sûvarî elindeyse kişi istediği yere gider.

At, koşumsuz ise, istenilen murada varilmaz.

Kalkıp her şeyi anlatmaya gerek var mı?

Ipi kopmuş tesbihin daneleri, mutlaka eksik çıkar.

İmame, sûvarî ise daneler çabuk toplanır.

Günümüzde her atın sahibine göre kişnemesi söz konusu değil.

Bilirsiniz politik arenada Demirelin Partisi AP, at ile akılda kalmıştı. Sûvarisi Demirel idi.

Demokrat Parti sonrası at figürü çok isim değiştirdi. Yolun doğrusunu şaşıranlar, tarih oldu.

Demokrat yerine "Demirkırat" diyenler, attan vaz geçmedi, Adalet ismini unuttu.

Dememiz o ki ata binecek kişi ehil olmalı.

Çocuğu Midilli atına bindir, rahvan koşmasını bekle.

Deveden düşenin eşeğe binme meselesini bilirsiniz.

Atın sahibine göre kişnemesi ne zaman doğrudur?

Sûvarî, işin ehli olursa, o zaman...

Bakıyor ve görüyoruz ki sûvarîler acemî.

Bakıyoruz ki atlar sıska ve cılız.

Görüyoruz ki sûvarîler tombul ve şişman..

Besili at, iyi yol alır, üzerindeki sûvarî rahat eder.

Sen atı samanla, otla doyur, şampiyonluklar bekle.

Sahî, yarışları sûvarîler mi kazanır atlar mı?

Köroglunun babası Bolu Beyi'ne getirdiği tay sebebiyle gözlerinden olmuştu.

O tay, iyi eğitildi, beslendi, sadece kanatlandı.

Mübarek kimileri eşeğe biner, Yunan Mitolojisi'ndeki Pegasus pozlarını verir.

Dememiz  o ki yarışsa maksad, sûvarî de iyi olmalı at da.

Sûvarîye verilen at yerine merkepse ayıp, katırsa yük taşır.

Seçimle bir alaka kurmak isteyen olursa kendisi bilir, gayemiz kültür konulu yazıydı.

"Ata Senfoni" bir kitap adı.

Bizde ilk kez ata dair yazılan kitap. NFK, imzasını bilen bilir.

Nerede savaşa çıkmak için atların hazırlanması?

Sen gel atın sütünden kımız yapıp iç, acıkınca kes, etini pişir, 'ye.

Bizde at, güvercin gibi saygı görür, eti için kesilmez.

Ata araba bağlanıp turist gezdirme söz konusu değil.

At ölünce evin ana direği çöker, matem evine döner sahibinin mekânı.

At ölünce kimi yerde mezarı kazılır.

Fakat At, sahibini düşmana esir etmez.

At, su ortasında çöküp, sûvarisini boğdurmaz.

Isteyen tarihe bakar, kitaplardan öğrenir, meseleyi.

Biz "Şehir' dedikçe sanılır ki hayattan kopuk yaşıyoruz.

Kimi Donkişotlar, Sanco Panzalarıyla paslı zırhlarını kuşanıp kör kılıç ve  kırık mızraklarını alıp yürümekten aciz Dulcinalarına binip düşman diye yel değirmenlerine saldırıyor.

Dahası bundan sonrası anlayan anlasın, ne dediğimizi.

Seçimlerde vatandaşı at yerine bırakıp bir yere gelenler, seçim yenilemede " Biz yolda kalmamak için tekrar sırtınıza binip meclise gitmek istiyoruz." gibi laf edebilir mi?

Yol ne?

Meclis ne?

Niçin halkı unuttunuz?

Sizin rahatınız ve ballı- börekli maaşlarla diğer kazanımlarınız  az mı geldi?

Kuru ekmeğe kanaat getiren, sıska ve cılız, doktora ve ilaca muhtaç, sofrasında doymadan kalkan evlere, şık kıyafetlerle kravatlı kilolu görünümünüz çelişki değil mi?

Demezler mi siz niye böylesiniz, biz neden böyleyiz.

Eğer iş, bilen bilir, Harnâme meselesine dönerse öküze benzemek isteyen eşek, kulaktan da olur kuyruktan da.

Biz, istersek ve yazarsak, yerelde ulusal gazetelerin bol maaşlı ve maşalı köşe başlarını tutan kalemleri de sustururuz da Ibn-î Haldun, " Coğrafya kaderdir." diyerek elimizi ve kolumuzu bağlıyor, Mukaddime'de, Sevgili Okurlar.

 



Bu yazı 2372 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI