Bugun...


Mehmet Ali ABAKAY

facebook-paylas
ŞEHRE DAİR SÖYLENEMEYENLER
Tarih: 21-01-2023 00:01:00 Güncelleme: 21-01-2023 00:01:00


1.Şehre dair söylenemeyenler birikir, yaşlıların dilinden.

Birçok kez, anlatılanlar, bilmeyenlerce kitap bilinir.

Her şehir, geçmişe dair hürmetle  bilinir oldu, düne dair ne varsa.

Düne dair bilinen nedir?

Bildiklerimiz ve bilmediklerimiz arasında ne yer alır?

Bu önemli meseledir, ele alınmayan...

2.Birileri kitaplaştırır, okunması için, kendince, şehre dair intibalarını.

Ne yazılmışsa doğru bilinir, okuyanınca.

3.Herkes bir şeyler yazma peşinde ve derdinde.

Her şehre dair yazılanlar, bilinsin istenir.

Kaybedilen yitiklere kıymet kazandırılır, bir yönüyle bu uğraş.

Neyi, ne zaman, nerede kaybettik?

4.Dünün ilmini ve irfanını sorgulamayan bizim, kalkıp dünde kalmış değerlere sahip çıkmışlığımız bazen alkışlanır, kimisince.

Bu alkışlar soğuktur ve samimîyetten uzaktır.

Alkış tutan el sahiplerinin ağlaması gerekmez mi, bu arada?

Halen yüz binleri aşan kitaplar var, okunmamış, yüz yıldan fazladır açılmayı bekleyen, yüzlerce sene okunmayı bekleyen.

Bazen akademisyenlik illetine dûçar olmuş kimi isimlerin ifşaatleri yansır, kendince.

Mevcut kimi kitapları heceleyerek okuyup hatırlatanlara  rastlanır, magribînin keşifleri misali.

Bulunan bir kitaptan bahsedilir ve bunun büyük keşif olduğu söylenir.

Keşfedildiği söylenen eserin içinden levhalar sunulur, bir bir.

Bu bir emraz kitabı ise geçmişten yana hastalıklar konusunda bir sempozyuma tebliğ bile hazırlanır.

Bu bir tarih kitabı ise bize öğretilen tarihin artık farklı bakışlarla ele alınmasına kapıların açtırıldığına vesile edilir.

Bu bir vak'ay-i nâme ise, o devrin gün ışığına çıkarıldığı iddia edilir.

Dahası bir çok kitap vardır, yok edilenlerle bilinmezliğe karışmış.

Niçin bu hale düştük?

Neden bu kitap dilinden uzak kaldık?

Bizi biz kılan değerlerin kıymeti bilinmezliğe karıştıkça, niçin kendimizi daha bilgili gösterdik?

Elbette cevabı bilinen birkaç soruya halen temkinli yaklaşan vardır, kendince.

5."Şehir" denince sadece şehrin merkezini kast ediyor değiliz. Şehir, kazalarıyla köyleriyle bir bütündür.

Döneminde bir çok kaza, günümüzde ile dönüştürülmüş olsa dahi, kazalarıyla köyleriyle eski şehre bağlılığıyla isimlendirilmeli, bildiğimiz.

Batman, Siird'e bağlı bir köydü, bir kaç evden ibaret. Siird, Diyarbekir Vilayetine bağlıydı.

Şimdi Batman'a dair birçok kitap kaleme alınmış durumda. Batman'da yaşayan, merkezini şehir bilir, kendince haklı biçimde.

Alâiyye varken Antalya çıkmıştır, son yüz yılda, Alanya unutulup gitmiştir, kimisince.

Iğdır için halen "Şehir" deme dilimize gelmiyor, Yalova misali, Kilis misali. Resmîyette birer şehirdir, elbette.

Kemâliyeti zaman içinde,  olgunlaştıkça bilinecek ve tanındıkça şehirleşecek yeni şehirler...

Dün, şehirlerin kurulma hikâyelerini bilirdik, okurduk, araştırırdık kitaplardan.

Bu gün resmiyette halen il olmayı bekleyen onlarca kaza vardır, ilçe olarak, bağlı olduğu  şehirden nüfus yönüyle oldukça büyük.

Her nüfusu artan yerlerin şehir ilan edilmesi, ne derecede uygun?

Bu soruyu da cevaplayan yok, maalesef. Dense dense ekonomik gelişmelere ve yatırımlara bağlanır, büyük ölçüde.

6.Şehirlerle ilgili sempozyumlardan şehirleri tanımaya çaba içinde olanlar var, şehirlere yabancı olan.

Sayfalarca anlattığı mekânı görmeden, o meķâna yabancı olan birisini bahse konu yere getirirken şaşkınlığını dile getirmeye gerek var mı?

Daha önce görülseydi, daha farklı yer alırdı, mekân tebliğinde.

Daha önce insan, görmediği yerler için sadece nakillerde bulunurdu.

Şimdi, her şeyin hazır olduğu ortamda ve varmanın kolaylaştığı dönemde her bilgiye  zahmetsiz ulaşımın sağlanabildiği zamanda emeksiz başarı peşinde maratonda ipi göğüslemesin manasızlığı içindeyiz, çoğumuz.

Şehirleri, şehre uğramadan, o şehrin havasını teneffüs etmeden, ekmeğini yemeden, suyunu içmeden anlatmanın ve tanıtmanın manası bir anlam taşıyor mu?

Üniversiteler  bizde niçin gittikçe artıyor ve halen sayıca az görülüyor?

7.Şehre dair söylenecek çok söz var, aslında.

Bilmem söylesek mi söylemesek mi?

Bu uzun bir hikâyedir, dinleyenleri oldukça dile getirilecek.

8.Bu ay, şehrimize dair hangi kitabı okuduk ve kendimizi okuduğumuz kitabın hangi sayfalarında yaşamış bildik?

 

9."Şehir" denince mutfak yemekleri ön plândadır, şimdi.

Bilir misiniz, tüm bu uğraştan  uzaktır, şehir bilgimiz.

İnsan, dün yaşamak için yemek yerdi.

Günümüzdekiler yemek için yaşar oldu.



Bu yazı 636 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI