Bugun...


Mehmet Emin Özer

facebook-paylas
Toplumu Bekleyen Büyük Tehlike
Tarih: 03-01-2022 00:02:00 Güncelleme: 03-01-2022 00:02:00


İnsanoğlu, kendinden önceki bireylerden almış olduğu bilgilerden ve deneyimlerden faydalanarak yaşamına yön verir. Bu yaşantısını sürdürürken süreç içerisinde karşılaşmış olduğu farklı durumlar karşısında önceki bireylerin tecrübesiyle beraber, kendinden de bir şeyler katarak oluşturmuş olduğu bilgi birikimini ve deneyimini, kendisinden sonra gelecek olan bireylere aktarmak için gayret eder.

Milletler,  kültürünü korumak ve sonraki nesillere aktarmak için toplumun en önemli bileşeni olan büyüklerine daha fazla önem ve değer vermişlerdir. En azından bunu kendi toplumumuz için söyleyebiliriz.

Gençler, büyüklerinin olaylar karşısındaki tavırlarına ve yaşantısında ortaya koyduğu davranış kalıplarına bakarak genellikle onlar gibi davranmaya çalışırlar. Aynı zamanda belli başlı konularda kendi düşünce ve fikirlerini de ekleyerek toplumun kültürüne katkı sağlarlar. Bu özellikten dolayı toplumun kültüründe, aktarım olurken değişimler meydana gelmektedir. Bu değişimler de toplumun gelişimi için gereklidir.

Toplumun temel yapısını oluşturan bazı kavramlarda yukarıda sözüne ettiğimiz değişimlerin olması toplumun temellerine dinamit koymak gibi tehlikeli bir hal alır. Saygı, merhamet, sevgi, doğruluk, dürüstlük, adalet ve ahlak gibi kavramlar bir neslin devamı için gerekli olan temel kavramlardır. Bu kavramlara sahip çıktığımız kadarıyla toplum olur ve toplumun devamlılığını sağlamış oluruz.

Bu kavramlar toplumda; anne baba ve yaşlılara karşı saygı, savunmasız canlılara karşı merhamet, diğer bireylere karşı sevgi, zorda kalanlara acıma ve yardım etme, muamelelerinde doğru ve dürüst davranıp adil olma ve ahlaki olmayan davranışlardan uzak durma gibi şekillerle karşımıza çıkmaktadır.

Her geçen gün insanların kullanımına yeni bir teknolojik cihaz ekleniyor.

Teknoloji geliştikçe insanların uğraşacakları alanlar ve yapacağı işlerde arttı. Durum böyle olunca asıl yapılması gereken görev ve sorumlulukları ihmal etmeye başladık. En temel görev olan çocuklarına kendi kültürünü aktarma sorumluluğunu yapmamaya başladık. Çocukları teknolojik cihazların dünyasına ve insafına teslim ettik. Bu öyle bir âlemdir ki, kişilere, iyiyi kötü ve kötüyü iyi gösterecek kadar profesyonel bir yapıya sahiptir. Bu yapı uzman ve o kadar da sinsi kişilerce yönetilmekte ve yönlendirilmektedir. Çocuklarımız farkına varmadan bu dünyanın esiri oluveriyorlar. Düşünün, gençlerimize “ Bana akıl verme, huzur ver.”  dedirtecek kadar aileden ve toplumdan kopartabiliyorlar. Kendi başına buyruk, her şeyin doğrusunu ben bilirim anlayışıyla aramızda gezmeye başlarlar.

Peki, örnek alınması gereken ve şu anda dijital âlemin yaptığı görevi yapması gereken büyüklerimiz ne yapmaktadır?

Söyleyeyim size, kocaman bir HİÇ. Onlar da dijital âlemin kurbanı olmuşlar ne yazık ki. Gençlerimize örnek olacaklarına kendileri gençleri örnek almaya başladılar. Ve işin en kötü tarafı ise düştükleri bu durumun farkında olmamalarıdır. Korkarım ki, süreç böyle devam ederse geri dönüşü olmayacak bir hal alacaktır. Bu vahim durum, sadece bireylerin çabasıyla düzelecek safhayı çoktan geçmiştir.

“Çıkmayan candan umut kesilmez.” derler büyüklerimiz. Az da olsa umudumuz hala var. Devlet, sivil toplum örgütleri, dernekler ve bireyler olarak herkes üstüne düşen görevi yaparsa içine düştüğümüz bu zor durumdan kurtuluruz.

 Selametle kalın.



Bu yazı 3359 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI