Bugun...


Mehmet Şerif Cebe

facebook-paylas
NE YAPABİLİRİZ
Tarih: 18-11-2023 00:02:00 Güncelleme: 18-11-2023 00:02:00


Dünyanın gözü önünde barbarlıkla; bebek, çocuk, kadın, yaşlı demeden insanlar hunharca katlediliyor. Bu, aynı zamanda bir soykırımdır. Siyonist İsrail devleti Firavunla, Hitlerle ve dünyanın diğer despot katilleriyle yarışıyor. İşin ilginç yönü bunu dini referanslarla yapıyor. Oysa bu yaptıkları Allah’ın hiçbir kitabında yazmaz, bulunmaz. Bulunuyor diyenler -haşa- Allah’a iftira etmiş oluyorlar. Bunların iddia ettikleri emirler, fetvalar asılsızdır, dinle bir ilgisi yoktur. Ne Yahudilikte, ne Hristiyanlıkta ne Müslümanlıkta böyle bir insanlık dışı fetva yoktur.... Kaldı ki bu Netenyahu denen zalimin dinle de bir ilgisi yoktur. Kendisi ateist, seküler bir kişidir. Dinin insanları bir araya getirici ve birleştirici özelliğinden yararlanıp yaptığı zulme, dindar İsrail vatandaşlarından destek bulmaya çalışıyor. Amacı yaptıklarına mazeret bulmaktır. Yani adam; ”Minareyi çalarken kılıfını arıyor.” İsrailli ve ABD’li evanjelistlerin hayal dünyası oldukça ütopiktir. “Efendim, ortalığı karıştıralım ki Tanrı’yı agamennon denen hayal ürünü savaşa mecbur edelim! Neymiş bir an evvel- haşa Tanrı yeryüzüne inip ortalığı düzeltecek!” Tanrı dedikleri de onların inancına göre - haşa - Hz. İsa’dır. (A.S.)

 

Bunları bilmeyen yok zaten. Biz yine duymamış olanlar için yineleyelim dedik... Peki ne yapacağız? Yapacaklarımız çoktur:

Banka ve kredi kartlarınızı TROY' ya çevirin. Müşteri hizmetleri üzerinden yapabilirsiniz. Mastercard veya visa kartlarının sahipleri İsrail'e büyük meblağlarla yardım ediyorlar. Bir de bu kartları kullanan bankalardan kesilen üyelik ücretleri de İsrail'i destekleyen devletlere ödenmektedir. En küçük iyiliği küçük görmemek gerekir. Elimizden ne geliyorsa yapalım diyoruz. Allah Resulünün (s.a.v) bilinen bir hadisi vardır: “Bir kötülük gördüğünüzde, gücünüz yetiyorsa elinizle; gücünüz yetmiyorsa dilinizle; dilinizle yapamıyorsanız içinizden buğz ederek yani sevmeyerek düzeltmeye çalışın. Bu imanın en zayıf derecesidir.” Bunu yaparsak fiili duamızı yapmış olacağız ki bu da “Zararın neresinden dönersen kar orada başlar.” sözünün gereğini yapmış olmaktır.

 

Geçen  günkü yazımda da belirttiğim gibi; şu anda yaptığım dil ile düzeltmeye çalışmaktır. Bir de toplumsal olarak yapacağımız bir eylem daha var. O da İsrail Devleti’nin mallarını boykot etmek! Günümüzde dünyaya hükmeden emperyalist devletlerin esas dayanağı parasal/maddi güçtür. Yani ekonomik güç... Ekonomik güç günümüzde sanayiden, fabrikalardan üretilen malların satışından elde ediliyor. Ekonomik gücü olanlar dünyaya dizayn vermeye, dünyayı dize getirmeye çalışıyorlar. Onların mallarını satın almakla biz de bu canilere destek vermiş oluruz. Üstelik bu katillerin eline fırsat geçtiğinde sıra bölgedeki diğer halkı Müslüman olan devletlere geleceği kesindir. İsrail’in babası ABD’nin uzun vadeli hedefi İsrail Devleti’ni Orta Doğu’da güçlendirip bugün Müslümanların üzerinde huzurla yaşadığı topraklara saldırmaktır.

 

Aklımızı başımıza alıp hiçbir şekilde hiçbir gerekçeyle Müslümanların birliğini bozacak eleştirilerde bulunmamak gerekir. Eleştiri yapalım; ancak olumlu eleştiri yapalım. Yani eleştiri yaparken amacımız; ”Bağcıyı dövmek değil; üzüm yemek olmalı...” Bugün en çok Müslümanlar, aralarındaki ayrılıkları bitirip Allah rızası için birbirlerinin yanlışlarının peşine düşmemeli ve yararı olmayacak tartışmaları bırakmalıdırlar. Eleştiriler yapıcı olmalı, yıkıcı olmamalıdır. Amaç Hz. Muhammed’in (sav) istediği yönde bir topluluk olmak olmalıdır.

 

Müslüman olarak çok çalışmalı, laf yerine iş yapmalıyız. Gecemizi gündüzümüze katarak özveride bulunmalıyız. Çağın bütün teknolojisini alıp her alanda ilerlemeliyiz. Allah Resulü’nün “Düşmanın silahıyla silahlanın!” tavsiyesine harfiyen uymamız gerekir. Müslüman olarak dünyada güçlü olmalıyız ki Allah’ın bize yüklediği sorumluluğu da yerine getirebilelim. Hangi yolla olursa olsun Allah’a kulluk yapabilmemiz için maddi güç de gerekir. “Bir lokma, bir hırka.” yaşayış biçimi Müslümanın uyacağı bir yol değildir. Güçlü değilsen Müslüman; adam gelir seni seccadede, zikir halkasında, namaz kılarken, hacca giderken engeller. Nitekim Filistin Müslümanlarının Küdüs’te cuma namazını engelleyen; üzerlerine lağam suyu dökerek ibadetlerine engel olan, güçlü görünen İsrail’in yaptıkları bu tezimizi destekler niteliktedir. Bir inanan kardeşimiz ne kadar kulluk yapmayı severse sevsin düşman onun huzurlu bir ibadet yapmasına tahammül etmez. Bugün İsrail’in Filistin’de sivil ve güçsüz halka yaptığı işkence ve soykırım ortadadır.

 

“Güçlü (teknoloji ve silah yönüyle) Müslüman, zayıf (bilgisiz, teknolojisi olmayan ve silahsız olan.) Müslümandan iyidir.” hadisini de buraya almadan geçemeyeceğim.

 

Uyanın ey inananlar,

Uyanın ey insanlık özelliklerini kaybetmemiş insanlar!

Uyanın ey hak ve hukuktan yana olanlar!

Uyanın ey dünyadaki diğer ülkeler, bugün Filistin yarın siz!

Uyanın ey demokratız diyenler!

Uyanın ey uygarız diyenler!

 

Kalın sağlıcakla...

 

  

 



Bu yazı 550 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
NAMAZ VAKİTLERİ
HABER ARA
YUKARI