Bugun...


Mehmet Şerif Cebe

facebook-paylas
EĞİTİM VE ÖĞRETİM SORUNLARIMIZ 1
Tarih: 17-09-2022 00:02:00 Güncelleme: 17-09-2022 00:02:00


Eğitim ve öğretimde karşılaştığımız sorunlardan biri de öğretmen yetiştirilmesi ve ihtiyacının karşılanması; uzun orta ve kısa vadeli planlarla düzenlenip gerçekleştirilmemesidir. Plansız yapılan hiçbir iş başarılı bir sonuç getirmez. Bunun örneklerini geçmişte çok yaşadık. Planlı yetiştirme ve ihtiyacın karşılanması durumunda öğretmen adayı okuldan mezun olur olmaz atanır. Bugünkü tıp doktorlarının atandığı gibi. Çünkü tıp eğitimi doktor ihtiyacına göre planlanmaktadır. Bundan dolayı tıp fakültesi mezunu olmayan biri; tıp doktoru olarak atanmamaktadır. Oysa MEB, ihtiyacı planlamadığı için geçmişte yapıldığı gibi eğitim mezunu öğretmen adayı bulamadığından eğitim fakültesi dışında ne kadar lisans mezunu varsa öğretmen olarak atadı. Avukat, inşaat mühendisi, mimar, ziraat mühendisi ve veteriner, biyolog v.s. atadı. Üstelik bunların pedagojik formasyonu da yoktu. Eğitim ve öğretimle ilgisi olmayan akademik eleman yetiştirmeye yönelik eğitim veren fen ve edebiyat fakültesi mezunlarını da buna ekleyince varın siz hesap edin karı ve zararı. Yine plansızlıktan dolayı bir dönem ortaya çıkan sınıf öğretmeni fazlalığını gidermek için sınıf öğretmeni olarak mezun olmuş; ama diplomasında yan branş diye bir ibare olanları "yan branşı"na atadı Bakanlık. Yakından tanıdığım sınıf öğretmeni olan arkadaşımın; yan branşı, müzik diye yazıldığı için müzik öğretmeni olarak alanı değiştirilip atandı; ancak kendisinin ifadesiyle müziğin "M" sinden anlamıyordu. Bunun örnekleri saymakla bitmez.

Bir başka yanlış ise ihtiyaç fazlası eğitim fakültesi mezunu olduğu için öğretmenlik mesleğiyle ilgisi olmayan sorularla düzenlenmiş KPSS denen ucube sınavdan geçirip işsiz öğretmen ordusuyla karşı karşıya kalmaktır. Siz tıp doktorunu KPSS’den geçiriyor musunuz? Hayır, çünkü planlamalı bir yetiştirme uygulandığı için yeteri kadar ancak doktor bulabiliyorsunuz. Hatta bulmakta sıkıntı yaşıyorsunuz. 

MEB'de mevcut “Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nün adı “Öğretmen Planlama, Yetiştirme, Geliştirme ve Atama Genel Müdürlüğü” olarak değiştirilerek yeniden dizayn edilmelidir. Bu genel müdürlük; alanıyla ilgili çalışmalar yapıp mesleğinde uzman ve işbaşında yetişmiş eğitim ve öğretim elemanını yetiştirip eğitimden beklenen verimi elde edebilmemiz için gereken özveride bulunmalıdır. Planlamanın MEB tarafından yapılması gerekir ki istenilen sonuç elde edilsin. Böylece öğretmen yetiştirilmesi ve istihdamı sorunu da ortadan kalkmış olur. Eğitim olgusu, günübirlik politikalarla ve siyasi endişelerle geçiştirilebilecek kadar önemsiz değildir. Geçmişte plansızlık ve siyasi endişelerle öyle uygulamalar yapıldı ki 50 yıldır bu hasarı gideremiyoruz.

1739 sayılı kanunda; “Öğretmenlik bir ihtisas (uzmanlık) mesleğidir.” denilmektedir. Eğitim fakültelerinde okula girişte alan tercihi yapıldığı için bir tıp doktoru gibi alanının uzmanı olarak okuldan mezun olmaktadır. Öğretmen uzmanı olarak mezun olduktan sonra eğitim ve öğretim alanında yetiştirilip (öğretmenlik uygulaması/staj) ataması yapılmalıdır.

Şimdilik sohbetimize son verelim; ancak inşallah bu yazı serimize bir süre daha devam etmek zorundayız. Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi dert çok!



Bu yazı 1267 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI