Bugun...


Mehmet Zeki Özer

facebook-paylas
2028'E KADAR HASTA OLMAYIN!...
Tarih: 28-03-2026 00:04:00 Güncelleme: 28-03-2026 00:04:00


 

Diyarbakır yıllardır aynı soruyu soruyor: Bu şehir sahipsiz mi? 

Amed’in kadim sokaklarında dolaşan herkes bilir; bu şehir sadece tarihiyle değil, insanıyla, hafızasıyla da güçlüdür.

Bugün geldiğimiz noktada ne sağlıkta ne ulaşımda ne de temel hizmetlerde bu gücün karşılığını görebiliyoruz.

 Halkın dilinde tek bir cümle dolaşıyor: “Bıçak kemiğe dayandı.”

 Diyarbakır’a iz bırakan isimler sayıldığında aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ birkaç kişinin adı öne çıkıyorsa, bu durum aslında bugünün en büyük eleştirisidir. 

Rahmetli Dr. Yusuf Azizoğlu, Doç. Dr. Ahmet Bilgin ve Turgut Atalay…

 Bu isimler sadece görev yapmadı, eser bıraktı. 

Bugün ise şehir, eser değil vaat dinliyor. 

En çarpıcı örnek: Şehir Hastanesi. 

2010 yılından bu yana Diyarbakır halkının hayalini süsleyen bir proje…

Ortada ne tam anlamıyla bitmiş bir hastane var ne de net bir takvim. İnşaat durmuş, firma ödenek alamadığını söylüyor, dilekçeler verilmiş, açılış tarihi ileri atılmış… 

"2028" deniyor. 

Peki o zamana kadar Diyarbakır halkı ne yapacak?

 Türkiye’nin birçok ilinde şehir hastaneleri yıllardır hizmet verirken, bölgenin en büyük şehirlerinden biri olan Diyarbakır’ın hâlâ beklemesi kabul edilebilir değil. 

Bu sadece bir gecikme değil; bu, bir şehrin sağlığının ertelenmesidir.

 Siyaset cephesine bakıldığında ise tablo daha da düşündürücü.

 İktidar temsilcileri halkla ne zaman bir araya geliyor? 

Düğün salonlarında, taziyelerde… 

Halay başı çekmekte gösterilen mahâretin, hizmet üretiminde neden görülmediği sorusu artık yüksek sesle soruluyor.

 Muhalefet cephesinde de durum farklı değil. 

Yıllar önce meydanlarda konuşan, eleştiren, söz veren isimler bugün neden suskun? 

Şehir Hastanesi gibi hayati bir konuda neden güçlü bir kamuoyu oluşturulmuyor? 

Neden bu mesele gündemin merkezine taşınmıyor? Diyarbakır’da siyaset, çözüm üretme alanı olmaktan çıkıp, görünür olma alanına dönüşmüş durumda. 

Halkın derdi artık meclislerde değil, düğün salonlarında konuşuluyor. Bu, bir şehir için en büyük kırılmadır. Diyarbakır halkı çok şey istemiyor. 

Zamanında tamamlanan bir hastane, ulaşılabilir sağlık hizmeti, ciddiye alınan sorunlar…

 Hepsi bu. Ama görünen o ki, Diyarbakır hâlâ bekliyor. 

Ve bu bekleyiş artık sabır değil, ihmalin adıdır.



Bu yazı 4079 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARA
GAZETEMİZ

YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
YUKARI